X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sürpriiiizz, biz geldiiik
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sürpriiiizz, biz geldiiik

  • Giriş Tarihi: 7.4.2013

İkinci çocuğu yapmaya karar verip ultrasonda ikiz bebek haberi alan anneler büyük şok yaşıyor. İlk aylarda ciddi zorluklarla boğuşan bu kadınlar, daha sonra emeklerinin karşılığını, kalabalık ailenin keyfini çıkararak alıyor. Üçer çocuk sahibi üç anne yaşadıklarını anlattı...

İkiz bebek sahibi olmak, bir anne için keyifli olduğu kadar zor da bir durum. Özellikle ilk aylarda bebeklerin sebepsiz ağlamaları, ikisine birden yetişememe duygusu vs. insanı gerçekten yıpratabiliyor. Ben bunu bire bir yaşadım sevgili okur. İkizlerim şimdi 11 aylık ve ancak yavaş yavaş fiziksel zorluklar azalmaya başladı, ben de bebeklerimin daha çok keyfini çıkarmaya başladım. Ancaaak... Bazı aileler, bu bahsettiğim dönemi biraz daha zor geçiriyor. Onlar, tek bebek üzerine ikinci bebeği yapmaya karar vermiş, ancak ultrason kontrolü sırasında ikiz bebek sürpriziyle karşılaşmış üç çocuklu aileler. Bu anneler, ikiz bebekleri hayata adapte olurken, büyük çocukları da ikiz kardeşlerine adapte olmaya çalışan ve hepsinin dengesini oluşturmak zorunda kalan kadınlar. Onlardan üçüyle konuşup, neler yaşadıklarını sordum.

AYŞE FERHANGİL - MODA EDİTÖRÜ
"Üç kız çocuğu annesiyim. Büyük kızım Yasemin dört buçuk, miniklerim Leyla ve Farah üç yaşında. Yaşları birbirine yakın çocuklara sahip olmak büyük lüks ama miniklere bir aylık hamile olduğumu öğrendiğimde, Yasemin'in henüz birinci yaş gününü kutluyordum ve o zaman yukarıda kullandığım 'lüks' tanımına tahmin edersiniz ki bir ışık yılı uzaktaydım. Gerçi ikizlerim kaza kurşunu filan değildi, sağlık durumum sebebiyle, isteyerek ve bilerek birbiri ardına çocuk yapma kararı almıştık ama ikiz konusunun bizi gafil avlayacağından o zaman haberimiz yoktu. Doktorum, bana şimdi hediyelerin en büyüğü gibi gelen ikiz bebeklerim olacağını söylediğinde 24 saat yorganın altında saklandığımı hatırlıyorum. İlk kızımda olduğu gibi, ikizlerde de zorlu bir mücadeleden sonra Leyla (2.6 kg) ve Farah (1.98kg) nur topu gibi dünyaya geldiği sırada; evde beni bekleyen, hâlâ düzenli olarak kilosunu-boyunu ölçtüğümüz, gelişimini takip ettiğimiz 18 aylık bir bebek daha vardı. O günler nasıl geçti? İşin zor yanlarını pek hatırlayamamam dışında, çocuklarla ilgili her konuda olduğu gibi cevabım 'Çok güzel'. Haksızlık, zamansızlık, kimseyi ezdirmeme gibi konuları, kitaplar, uzmanlar yerine ben içgüdülerime bıraktım. Gerçi uyacak bir durumum da yoktu, ama olsun. Beş senedir aktif 'annelik' sıfatıyla yaşayan ve hatalarımla sevaplarımla, bu işi az da olsa öğrendiğimi düşünen ben, ailemi, kendimi ve çocuklarımı olayların akışına bıraktım; iç sesimin, kızlarımı en iyi duyma şekli olduğunu anladım. Tabii bazen, çocuklarım arasında birbirlerine zarar verdikleri itişmeler de, 'O senin annen değil, benim annem,' iddiaları da olmuyor değil, ama artık fiziksel ve duygusal iletişimleri güçlenen kızlarım arasındaki bağ, doğru yolda olduğumu gösteriyor. Onlar, kız kardeşlerini, annebabaları kadar seven küçük bireyler."

BURÇAK BODUR - EV HANIMI
"Ultrason kontrolü sırasında doktor ikiz olduğunu söylediği an, önce içimi müthiş bir korku kapladı. Ama eşimin yüzüne bakıp onun gülümsediğini görünce çok rahatladım. Büyük oğlumla ikizler arasında üç buçuk yaş var. Aile büyüklerinin ve eşimin desteğiyle ben ilk aylar ikizlerle emzirmek dışında neredeyse hiç ilgilenmedim. Çoğunlukla büyük oğlumlaydım. Sadece, onun dikkatinin üzerimde olmadığı zamanlar bebeklerle ilgilendim. Çünkü bütün ailenin göz bebeği olan bir çocuğun yeri sarsılmıştı bir anda. Ve ben ona bunu hissettirmek istemedim. Bunu yapamadığım zamanlar olmadı mı, oldu. Büyük oğlum Arhan'ın gözü hep bizim üzerimizdeydi onlarla ilgilenirken. Ben de hep onu işin içine sokmaya çalıştım o zaman. 'Şimdi kardeşlerinin bakım zamanı yardım eder misin?' gibi bir yaklaşımım oldu. Çünkü üç buçuk yaşındaki bir çocuğun psikolojisinin etkilenmesiyle, yeni doğan bir bebeğin altının beş dakika geç temizlenmesi arasında çok büyük fark var bence. Sen bebeklerle uğraşırken büyük çocuğun sana ihtiyacı varsa ve üçüncü kez anne demek zorunda kalıyorsa, bu o çocukta 'Annem beni duymuyor bile,' duygusu yaratıyor. 'Sen ne yaşadın?' diye sorarsanız... Çok iniş çıkışlı, çok zor bir dönemdi tabii. Sinirler had safhada oluyor, çok geriliyorsun. Bir yanda iki bebeğin fiziksel ihtiyaçları, öbür tarafta oğlumun psikolojisi. Başından beri ikizleri kucağa alıştırmamaya çalıştım mesela. Tüm bunlara dikkat etmeye çalışırken kendine hiç zaman ayıramamak. Üç kişilik çekirdek aileyken bir anda yaşamımızın yedi-sekiz kişiyle sürdürülmeye başlaması... Çok zor ve ağır geldi ama dördüncü aydan sonra, bebeklerin sebepsiz ağlamaları azalıp ortalık biraz sakinleşmeye başladığı zaman biraz daha kolaylaştı hayatımız. Şimdi ikizler bir yaşında oldu ve artık daha çok kalabalık ailenin keyfini çıkarmaya başladık diyebilirim."

EMİNE AYDIN - FİNANS UZMANI
"İkinci hamileliğimin ikinci doktor kontrolünde ikiz olduğunu öğrendim. Mahir'de yanımdaydı. Bebeklerin kalp atışlarını dinlerken Mahir seslere kulak kesildi. 'Bak,' dedim: 'Ağabey oluyorsun, iki kardeşin olacak, kocaman mutlu bir aile olacağız...' Dediklerimi anlamadı muhtemelen ama ben çok güzel ve zor günlerin bizi beklediğini biliyordum. Önce eşimi aradım. Sesinin tonundan yüzündeki şaşkın ifadeyi tahmin etmek zor değildi. Sevindi, şaşırdı... Mahir'le ilk kez doğuma giderken ayrı kaldım. Şimdi pişmanım mesela, keşke onu da hastaneye götürseydik. İkizlerden sonraki süreçte hayatımı çok fazla askıya almadım. Benim işimi kolaylaştıran, ikizlerin sorunsuz bebekler olmasıydı. Anne sütü alıyorlar, kendi kendilerine uyuyorlardı. Yemekleri, uykuları son derece düzenliydi. Çocukları çok seven iyi bir yardımcımız var. Annemin ve eşimin desteği sonsuz. Bazı günler eşim evde ikizlerle vakit geçirirken ben Mahir'le parka gidebiliyorum. 15 günde bir arkadaşlarımla dışarı çıkabiliyorum. Bir yıl içerisinde üç festival filmine, dört kez tiyatroya, sıklıkla da sinemaya gitmişim. Son altı aydır da çalışan bir anneyim. Hep yüksek tempolu bir hayat sürüyorum ama eve girip Mahir'in, Nidal'in ve Nazım'ın surat ifadesini gördüğüm an her şeyi unutuyorum."