X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tatar Ramazan'ın Kürt duyarlılığı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tatar Ramazan'ın Kürt duyarlılığı

  • Giriş Tarihi: 7.4.2013

Tatar Ramazan rolüyle hafızalara kazınan jön Kadir İnanır, Akil İnsanlar listesine girdi. Böylece Kürt sorunuyla ilgili 'duyarlı' açıklamalarının karşılığını aldı

Tıpkı Sherlock Holmes'un Sir Arthur Conan Doyle'dan meşhur olması gibi, yazarından (Kerim Korcan) daha meşhur olan edebiyat karakterlerinden biri olan Tatar Ramazan, bir toprak ağasının iki oğlunu da öldürdüğü için girdiği cezaevinin avlusunda bir başka ağaya, 'hapishane ağası'na meydan okur: "Gel dedin, geldim Abdurrahman Çavuş!" Mahpusta uyuşturucudan kumara her türlü illegal işi yöneten adam olan Abdurrahman Çavuş'un yüzünde gerilim filmlerindeki mağdur karakterlerin yüzünde görülen korkuyu andıran bir korku belirir. Tatar Ramazan, belinden bıçağını çıkarır. Çavuş elindeki tespihi fırlatır, bıçağını çeker ve sol omzunda ceketi, sağ elinde bıçağı ile avluda daireler çizmeye başlar. Aynı şeyi Tatar Ramazan da yapar. 'Western'lerde düello yapan kovboylara benzeyen iki düşmandan ilk hamle Tatar Ramazan'dan gelir. Ramazan, çevik bir hareketle bıçağı Abdurrahman Çavuş'un karnına saplar. Çavuş, orgazmik sesler çıkararak yere yığılır ve ruhunu teslim eder. Bu efsaneleşmiş sahnenin yeni versiyonunu, yakında ATV'de başlayacak Tatar Ramazan dizisinde izleyebileceğiz.
Ezo Gelin (1973), Uyanık Kardeşler (1974), Deprem (1976), Dila Hanım (1977), Selvi Boylum, Al Yazmalım (1977), Tomruk (1982), Yılanların Öcü (1985), Katırcılar (1987), Küçüğüm (1987), 72. Koğuş (1987), Karılar Koğuşu (1989), Tatar Ramazan (1990), Tatar Ramazan Sürgünde (1992) ve Elveda Katya'nın da (2012) aralarında bulunduğu 182 filmde oynayan Kadir İnanır'ın rol aldığı filmlerdeki en hatırda kalan sahnelerden biri, belki de birincisi Tatar Ramazan'daki 'bıçaklı düello' sahnesidir.

'JÖN'LÜKTEN 'AKİL İNSAN'LIĞA
Bu hafta Üç Boyutlu Portre'nin konuğu, 62 kişilik Akil İnsanlar listesine Akdeniz Bölgesi'nden giren Kadir İnanır. Hülya Koçyiğit ile birlikte listedeki iki sinema sanatçısından biri olan İnanır, Rifat Hisarcıklıoğlu'nun başkanı, Lale Mansur'un başkan vekili, Tarık Çelenk'in de sekreteri olduğu Akdeniz Bölgesi Akil İnsanlar listesinde Nihal Bengisu Karaca, Şükrü Karatepe, Muhsin Kızılkaya, Öztürk Türkdoğan ve Hüseyin Yayman ile birlikte çalışacak. Türk sinemasının önemli jönlerinden Kadir İnanır, 1949 yılının Ağustos ayı sonunda veya Eylül ayı başlarında Ordu'nun, 1980 öncesi 'solculuğu' ile meşhur ilçesi Fatsa'da doğdu. Doğum tarihi 15 Nisan 1949 olarak kayıtlara geçen İnanır, kalabalık bir ailenin son çocuğu idi. Sigmund Freud'un Hazreti Yusuf misalinden hareketle "İlk çocuklar silik olur. Son çocuk harikalar yaratır," tezini doğrularcasına ailesinin medar-ı iftiharı olmayı becerdi. Kadir İnanır, ilk ve orta öğrenimini doğduğu ilçede tamamladı. İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde okudu. Tarık Akan ve Kemal Sunal'ın da mezun olduğu Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Bölümü'nü bitirdi. 1967 senesinde Yeşilçam'ın pek çok jönünü ve aktrisini meşhur eden Ses Mecmuası'nın düzenlediği Sinema Artisti Yarışması'nda finale kaldı. Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra 1968 yılında Yedi Adım Sonra adlı filmle ilk kez kamera karşısına geçti. Türkan Şoray başta olmak üzere Türk sinemasının pek çok ünlü aktristi ile çeşitli filmlere rol aldı. Atıf Yılmaz, Memduh Ün, Şerif Gören ve Ömer Kavur gibi nitelikli yönetmenlerle çalıştı.

HEM ROMANTİK, HEM MAÇO
Kadir İnanır, toplam 182 sinema filmi ve 7 televizyon dizisinde rol aldı. 2000 yılında Altın Portakal'da Yaşam Boyu Onur Ödülü, 1986 yılında Yılanların Öcü ile En İyi Erkek Oyuncu, 1990'da Ankara Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu (Med Cezir Manzaraları filmi ile), 2007'de Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Onur Ödülü, Altın Koza Film Festivali'nde 1973'teki Utanç filmi ile En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini aldı.
İnanır filmlerinde mafya lideri, kabadayı, mahkûm, köylü, kamyon şoförü, avukat, işadamı, mühendis, Almanya'da işçi, komiser gibi rollerde oynadı. Bu rollerin hemen hepsinde güçlü, maço erkek tipini canlandırdı. Tatar Ramazan ile birlikte en hatırda kalan filmi olan Selvi Boylum Al Yazmalım'da iyi yüreklilikle âşık olduğu kadını (Türkan Şoray'ın oynadığı Asya) elde tutmaya çalışan Ahmet Mekin'in oynadığı Cemşit karakterinin rakibi kamyon şoförü İlyas'ı canlandırdı. Filmde Melek gibi bir adam olan Cemşit, kendisi kadar iyi bir eş olmayan İlyas'a rağmen Asya'yı elinde tutmayı başarır. Asya, "Sevgi emektir" diyerek kendisine ve çocuğuna emek veren Cemşit'i seçer.

GLADİO SANATÇILAR (!) LİSTESİNDE
Kadir İnanır'ın adı, bugüne kadar en tuhaf hangi haberle gündeme geldi diye sorulsa hiç tereddütsüz Ergenekon davasının sanıklarından Veli Küçük'ün evindeki CD'lerde bulunan Gladio Sanatçılar listesinde adına rastlanması cevabını veririm. İnanır'ın, bu listede sözüm ona CIA güdümlü MİT köstebekleri arasında yer aldığı iddia edildi. İnanır, bu absürt iddiayı, gazetelere yazılı açıklama göndererek yalanladı.
Bugüne kadar hiç evlenmeyen Kadir İnanır, neden evlenmediği yönündeki sorulara, "Beni kim çeker ki?" türünden yanıtlar verdi. İnanır'ın kurbağa (göden) koleksiyonu yapmak gibi tuhaf zevkleri var. Kadir İnanır, yeni milenyuma girildiği sene, Derman Bey adlı dizideki rol arkadaşı manken Buket Saygı'ya gönderdiği SMS'ler yüzünden 'tele-tacizle' suçlanmış bir isim. Her ne kadar SMS'leri 'motivasyon' amaçlı gönderdiğini söylese de 2003 yılında sonuçlanan davada 'sarkıntılık ve hakaret etmek' suçundan 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ceza, 456 milyon 300 bin TL para cezasına çevrildi. İnanır, 11 Şubat 1999'da bir ödül gecesinde Ahmet Kaya'ya saldırı sırasında salonda bulunduğu, ancak müdahale etmediği için de eleştirilmişti. Kadir İnanır, "PKK bir Kürt partisidir. Öcalan bana göre bir Apo. Benim 'İsyan' filmimdeki Apo" sözlerinden ötürü BDP'lilerin sempatisini topladı. İnanır'ın, çözüm sürecinin, iyi yönetilmezse Türk sorunu yaratabileceği yönünde tezler ileri süren Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök'ün çekincileriyle ilgili, "Bunu dillendiren Ertuğrul Özkök benim dostumdur, fakat yanlış düşünüyor. Ben kendisine kısa bir sohbette niye yanlış düşündüğünü anlatabilirim. Sohbetimizde şarap da olabilir!" cümlelerini sarf etmişliği de var. "Şarap da olabilir" sözüyle 'ironi yaptığını' söylemek izahtan vareste. Geçmişte pek politik demeçler vermeyen Kadir İnanır, bugün 'cömertçe demokratlık yapıyor'. PKK'ya Kürt partisi diyor, Öcalan'ın önemli bir şahsiyet olduğundan dem vuruyor. PKK, çözüm sürecinden sonra sisteme siyaseten entegre olacağı ve örgüte silah bıraktırmak için devletin de Öcalan'la görüştüğü göz önüne alındığında söylediklerinde bir parça haklılık payı var. Ne var ki, bunu 1990'larda, hatta 2000'lerin başında dile getir(e)medi. Zamanın ruhu, buna uygun değildi çünkü. Kadirizm diye bir şey varsa bir prensibi de zamanın ruhuna uygun konuşmak olsa gerek. Ki İnanır da, bunu hakkıyla yapıyor.