X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Versin elini kırlar bayırlar!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Versin elini kırlar bayırlar!

  • Giriş Tarihi: 12.5.2013

Piknik, vakti zamanında yeme içme dünyasında bir devrimdi. Günümüzde pikniğe gitmek devrim yapmak anlamına gelmiyor ama açık havada yemek yemek hâlâ insanlara özgürlüğü çağrıştırıyor

Havalar ısınmaya görsün; herkes "Pikniğe gitsek ya," diye konuşmaya başlar. Eş dost, çoluk çocuk toplanıp çimlere uzanmak, kah bir şeyler atıştırıp kah bir ağaç gölgesinde şekerleme yapma fikri herkese cazip geliyor. Nitekim Doğu'dan Batı'ya, hemen hemen tüm kültürlerde piknik var... Peki piknik ne zaman icat olundu? Bununla ilgili bir kayıt yok. Ancak Fransız dilbilimciler, pikniğin anavatanının Fransa olduğunu, piknik, yani 'pique-nique' kelimesinin de Fransızca 'piquer' (batırmak veya çalmak) ve 'nique' (ufak tefek, önemsiz şey) sözcüklerinden türediğini ileri sürüyor. Pique-nique kelimesine yazılı kaynaklarda ilk defa Fransız yazar Jean de La Bruyere'in 1694 yılında yayımlanan romanında rastlanıyor. Romanın kahramanı 'pique-nique'ler düzenliyor: Kendisini ziyarete gelenlerin beraberinde getirdiği yemeklerin bir kısmını saklıyor. Yaklaşık yarım asır sonraysa pique-nique sözcüğüne bir ansiklopedide rastlanıyor; 'herkesin yediğinin parasını ödediği bir sofraolarak tarif ediliyor. Ancak diğer taraftan İngilizler de "Pikniği biz icat ettik," diyor. Piknik kelimesinin, almak anlamına gelen 'pick' ve 'şu an' diye tercüme edilebilecek eski bir İngilizce kelime olan 'nick' sözcüklerinden türediğini savunuyorlar. Pikniğin hangi ulusun icadı olduğuna dair tartışmalar sürerken, Brüksel'deki Vrije Üniversitesi'nde pikniğin kültür tarihi üzerine araştırmalar yapan Peter Scholliers en azından bugünkü anlamda bildiğimiz pikniğin ilk kez ne zaman düzenlendiğini biliyor: 18. yüzyıl sonunda, Paris ve Londra'nın aristokrat çevrelerinde. O dönem hem Londra hem Paris çok kalabalık ve üstelik kirliydi. Asiller, dinlenmek için doğaya atıyorlardı kendilerini. Bu ise sosyal kodları değiştirdi. Şehirde, erkekler ve kadınlar ayrı ayrı odalara çekiliyordu. Oysa doğada yemek yedikten sonra, yani piknikte bu mümkün olmuyordu, kadın ve erkekler mecburen birlikte daha fazla zaman geçiriyordu. Yani piknik sosyal davranışları değiştirdi. 19. yüzyılda ise trenler pikniğe gitmeyi kolaylaştırdı. Çoluk çocuk trene atlayanlar doğada soluğu alabiliyordu. Pikniğin tarihine ilişkin bu kadar bilgi verdikten sonra, şimdi de nerelerde, nasıl piknik yapabileceğinizi anlatalım...

Nerelere gidilir?
Polonezköy: Şile Yolu üzerindeki Polonezköy'e Kavacık veya Beykoz üzerinden gidebilirsiniz. Burada serbestçe piknik yapabileceğiniz yeşil alanlar bulunuyor. Yol üstünde bulacağınız mangal ve et servisi yapan mekanlardan birine de gidebilirsiniz. Buna ek olarak Polonezköy Country Club'da bulunan Piknik Park ve Beyaz Bahçe de favori mekanlardan. Piknik Park'ta hafta sonları açık büfe kahvaltı kişi başı 40 TL. Burada bir de mini hayvanat bahçesi bulunuyor. Beyaz Bahçe'de ise zengin bir menü bulabilirsiniz. Piknik Park Tel: (0 216) 432 30 55 Beyaz Bahçe Tel: (0216) 434 51 31
Sultansuyu: İstanbul'un en eski piknik alanlarından biri Sultansuyu. Sarıyer'de bulunan Sultansuyu, ailece yapılacak keyifli bir piknik için ideal.Bahçeköy yolu üzerinde mangal bulabileceğiniz pek çok mekan var. Kendi sepetinizi alarak da gidebilirsiniz.
Büyükada: üyükada'nın batısında yer alan Dil Burnu, adanın kuzeyindeki Nizam (Değirmen) Koyu, güneyinde ise plaj ve tesislerin bulunduğu Yörük Ali Koyu piknik için ideal mekanlardan. Çam ağaçlarının altında piknik yapabileceğiniz bu mekanlardan çıkıp kıyıdaki restoranların birinde de yemek yiyebilirsiniz.
Mihrabat Korusu: Kanlıca'nın Fıstıklı yokuşundan körfeze inen alanda I. Mahmut zamanında kurulan Mihrabat Korusu piknik için şehir içinde en çok tercih edilen alanlardan. Koruda restoran, cafe, oturma alanları, koşu parkuru ve çocuklar için oyun alanları bulunuyor. Mihrabat Korusu adlı restorantta zengin bir menü bulabilirsiniz. Çocuklar için de çok sayıda aktivite seçeneği var.
Sapanca: Eğer şehirden biraz daha uzaklaşmayı düşünürseniz günebirlik seyahatleriniz için çok uygun. Sapanca'nın yeşil cennetinde piknik alanlarına gidebilir veya buranın gözde mekanlarından Sapanca Gölevi'ni tercih edebilirsiniz. Restoranın menüsünde taze balık çeşitleri bulabilirsiniz. Tel: (0264) 592 00 70

Olmazsa olmaz
Piknik Sepeti: Hasır şık bir piknik sepeti mutlaka gerekli. Esse'de kaşık çatal için bile özel yeri bulunan özel piknik sepetleri bulabilirsiniz. Zara Home'da da rengarenk piknik sepeti çeşitleri yanında sert plastik tabak, çanak ve kaşık çatal setleriyle sunuluyor.
Buzluk ve termos: Portatif buzluk ve termos olmadan piknikte işiniz çok zor. Termos ve portatif buzluk çeşitleri için Kutup Ayısı, Tchibo, Mudo ve Ikea gibi mağazaların zengin seçenekleri var.
Portatif sandalye: Portatif sandalyeleri, Koçtaş, Bauhaus, Ikea gibi büyük alış veriş merkezlerinden ya da yine dağcılık malzemeleri satan dükkanlardan bulabilirsiniz.

Piknik menüleri
Yemek yazarı ve şef Jale Balcı, hem pikniğe çıkacak r için hem de hafta sonu piknik kaçamağı yapmak isteyen aileler için birer menü hazırladı.
Romantik piknik menüsü: Tam tahıllı ekmeğe sürülmüş krem peyniri içine somon füme ve salatalık. Rose şarapta başarılı blush ve terminal konulmuş sıcak kahve. Kahve yanına frambuazlı beze.
Ailece piknik: Milföye sarılmış sosis, salam peynirli simit sandviç. Ev yapımı Tabule, Patatesli rulo börek. Ev yapımı çilekli limonata. (Tarifi Çikolatalı- yulaflı kurabiye Yoğurtlu meyve salatası
Barbekü mönüsü Közlenmiş tereyağlı patlıcan ezmesi. Nar ekşili köz biber ve domates salatası. Yoğurtlu semizotu: Beyaz peynirli,mantarlı mevsim yeşil salata. Pırasalı Gül böreği. Soslanmış tavuk baget. Kuru marinatlı pirzola.