X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Özal suikastının ‘gizli sanığı’
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Özal suikastının ‘gizli sanığı’

  • Giriş Tarihi: 19.5.2013

Özal ailesi, 8. Cumhurbaşkanı'na zehirli suikast iddialarıyla gündemde. Bir gizli tanık; Özal'ın, eşi tarafından zehirlendiğini söyleyecek kadar ileri gitti. Birileri, Özal'ın öldürüldüğüne inanmamızı istiyor. Ama ortada örgüt ve sanık yok

Takriben 40 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. Cumhurbaşkanı olacak 25 yaşındaki genç mühendis, çalıştığı Elektrik İşleri Etüd İdaresi'nde, şimdinin deyimiyle yönetici asistanı olarak görev yapan genç kızı gözüne kestirdikten sonra ona yaklaşabilmek için türlü türlü numaralar çekmeye başlar. Kızın daktilosunun şeridini çıkarıp sonra da, "Daktilonuz bozulmuş, size yardım edeyim," diyerek kıza yaklaşmaya çalışır mesela. Bu çabalar kısa sürede sonuç verir. Ardından bir arkadaşının düğününde dans ederlerken kıza evlenme teklif eder. Kız hemen cevap vermez. İlmi siyasete doğuştan yatkın olan genç adam ise bu suskunluğu, "Sükût ikrardan gelir. Ben bunu evet kabul ediyorum," diyerek lehine çevirmeyi becerir. İlerleyen yıllarda teklifin ve evliliğin, adamın lehine değil, aleyhine sonuçlar doğurduğunu söyleyenler de olacaktır gerçi. Gelgelelim geleceğin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın, objektiflerden yansıyan mutluluğuna bakılırsa bu izdivaçtan pek de şekvacı olmadığı görülür. Ara sıra Reis-i Cumhur'un Emel Sayın hayranlığı gibi konular Semra Özal'ı -kızlık soyadıyla Semra Yeğinmen'i- kızdırsa ve her evlilikte olabilecek türden küçük çaplı, ehemmiyetsiz krizlere yol açsa da Turgut Özal-Semra Özal çifti genelde mutlu görüntü vermişlerdir.

SUİKAST İDDİASI
BUMERANGA DÖNÜŞTÜ
Özal Ailesi, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a suikast iddialarıyla bir süredir gündemde. Henüz suikast iddiasını doğrulayacak adli kanıtlara ulaşılamamışken, Ergenekon davasının 'Selçuk' kod adlı gizli tanığı, Turgut Özal'ı Semra Özal'ın zehirlediğini söyleyecek kadar ileri gitti. Gizli tanık, Yarbay Savaş Korkmaz olarak bildiği bir Özel Harp görevlisinin kendisine şunu söylediğini iddia etti: "Turgut Özal zehirlenerek öldürüldü. Levent Ersöz, 'Bizler Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapmış kişiyi koynundaki kişiye zehirletiriz. Turgut Özal'ı, karısı Semra Özal'a zehirlettik' dedi." Tüyler ürperten bir iddiayı bu derece kati sözlerle dile getirmek, son dönemlerdeki bütün kritik davalarda kilit rol oynayan gizli tanıkların hep yaptığı bir şey. Gizli tanık beyanları doğrultusunda dava açıldıktan sonra iş, iddiaları delillendirmeye gelince bu pek başarılamıyor ve böylelikle davalar kilitleniyor. Semra Özal, gizli tanığın iddiaları için "Kasıtlı, hayal mahsulü ve iftira," ifadesini kullandı. Özal gizli tanığın "Diline geldiği gibi konuşan garip bir yaratık," olduğunu da söyledi. Ahmet Özal da gizli tanığın iddialarına sert tepki gösterdi ve "Bu adam bir çevrenin piyonu," dedi.
Semra Özal, her ne kadar daha önce eşinin saç tellerini bir süre savcılığa teslim etmemiş olsa da (Bu gerçeği, SABAH Özel İstihbarat Bölümü'nün deneyimli muhabiri Nazif Karaman ortaya çıkarmıştı.) gizli tanık Selçuk'un ithamları pek mantıklı değil.

ZEHİRLENDİĞİNE İNANMAMIZ İSTENİYOR
Özal'a suikast davası, 16 Nisan 2013'te 20 yıllık zaman aşımı dolmasın diye biraz alelacele açıldı. Turgut Özal'ın ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten Savcı Kemal Çetin, Özal'ın Ergenekon örgütü tarafından zehirlendiğini iddia ediyor. Davanın tek zanlısı da 'olağan şüpheli' Levent Ersöz. Bir örgüt tarafından işlediği öne sürülen suikastın tek sanığı olan Ersöz ise suçlamaları reddediyor. İddianameye göre suç tarihi 17 Nisan 1993. Özal'ın eşi Semra Özal ile oğlu Ahmet Özal da müşteki. Ama tuhaflığa bakın ki davanın müştekisi olarak geçen Semra Özal, davaya dayanak teşkil eden iddiaların sahibi gizli tanık 'Selçuk' tarafından eşini öldürmekle suçlanabiliyor. Eğer gizli tanığın bu iddiası da doğruysa Semra Özal davada müşteki değil, şüpheli olmalıydı. Eğer gizli tanığın söylediklerine kuşkuyla yaklaşılıyorsa o halde neden onun iddialarına dayanarak bir iddianame hazırlandı? Fethi kabir sonrası hazırlanan Turgut Özal'ın ölüm raporu açık. Adli tıp bilimi açısından Özal'ın zehirlenerek öldürüldüğüne dair bir bulgu yok. Fakat nedense bir çevre, Özal'ın bir suikasta kurban gittiğine -hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde- inanmamızı istiyor ve kamuoyunun ortak bilincine bu fikri yerleştirmek için didiniyor. Böylelikle şimdinin devlet büyüklerine, "Geçmişte devlet büyükleri öldürülmüştür. Bunu yapan bir gizli örgüt vardır. Bu örgüt aynı şeyi bugün de yapabilir," şeklinde özetleyebileceğimiz bir mesaj verilmiş oluyor. Hukuku, gerçeği arayıp bulmanın değil de, devlete, devlet büyüklerine ve topluma mesaj vermenin aracına dönüştürmek, 'jüristokrasinin postmodern versiyonu'nda kullanılan bir yöntem olsa gerek.

İNGİLİZCE'NİN AZİZLİĞİ!
Semra Özal 12 Ocak 1934'te İstanbul'da doğdu. Turgut Özal'la 31 Mayıs 1954'te evlendi. Çiftin, 1955 ve 1967 doğumlu iki oğulları (Ahmet ve Efe) ve 1956 doğumlu bir kızları (Zeynep) var. İlk çocuk Ahmet Özal, babasının ve amcasının izinden gidip siyasete girdi ve 1999 Genel Seçimleri'nde Malatya'dan bağımsız milletvekili seçildi. Özal çiftinin ikinci çocukları Zeynep Özal ise başarılarla değil, daha çok skandallarla gündeme gelen biri oldu. Davulcu Asım Ekren'le yaptığı evlilik, bir dönem magazin medyasının en önemli gündem maddesiydi. Son çocuk Efe Özal da bir ara ticaretle uğraşsa da aile büyüklerinin yapıp ettikleriyle mukayeseli düşünüldüğünde 'başarısızlığı başarmış' isimlerden. Özal iş hayatında bir varlık gösteremedi, hatta eşi tarafından boşanma davası öncesinde eve bakmamakla itham edildi. Semra Özal, Başbakan eşi iken de, 'First Lady' iken de sosyal aktivitelere yoğun olarak katılan biriydi. Kimi zaman da gaflarıyla anıldı. Mesela İngiltere'deki bir toplantı sırasında Kanuni Sultan Süleyman'dan bahsederken 'kanun yapıcı' manasına gelen 'Law Maker' kelimesini 'Love Maker' olarak okumuşluğu var. İkincisinin, İngilizce argodaki anlamı pornografik. Bir harfin yanlış telaffuzunun yol açtığı bu gaf, hafızalarda yer etti.