X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Toplumun sorunlarına duyarlı insan yetiştirmek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Toplumun sorunlarına duyarlı insan yetiştirmek

  • Giriş Tarihi: 2.6.2013

Mayıs başında İhlas Koleji sponsorluğunda Türkiye'nin ilk TEDx toplantısı düzenlendi. Buluşmanın teması 'Benim Bir Rüyam Var!'dı. Gün boyunca 20'ye yakın konuşmacı, eğitim odaklı rüyasını anlattı. Her biri alanında uzman şahıslar, birbirinden önemli noktalara değindi. Söz konusu eğitim olunca, elbette söylenecek sözler de bitmiyor. Biri diğerinden daha önemli veya kıymetli demek çok güç; değinilen noktaların her birinin ayrı bir önemi var, ama sanki Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan'ın son cümlesi, sorunu tam kalbinden vurur nitelikteydi. Arıboğan "Artık kafalar değil, yürekler eğitilmeli," dedi ve toplumun sorunlarına duyarlı insan yetiştirmediğimiz sürece, çağa ayak uydurmamızın mümkün olmadığından bahsetti. Arıboğan'ın anlatmaya çalıştığı modeli, iki kelimeyle söyleyecek olursak: 'İyi insan' demek yanlış olmaz.

SİZ NİYE DAHA BAŞARILISINIZ?
Yıllar önce İstanbul'da özel bir okulun ABD'li müdürüne bölgenin milli eğitim müdürü "Siz ülkenizde neyi farklı yapıyorsunuz da bu okula bir Türk müdür yerine, sizi taaa oralardan getirtip çocuklarımızı yetiştirmenizi istiyorlar. Niye siz daha başarılısınız? Biz neyi yanlış yapıyoruz?" diye sormuştu. ABD'li müdürün cevabı Arıboğan'ın değindiği noktaya çok yakın: "Siz çok bilgili çocuklar yetiştiriyorsunuz, ama iyi insan, iyi vatandaş yetiştiremiyorsunuz." Oysa biz iyi kalpli insanlarla dolu bir toplum olduğumuzu zannetmez miyiz? Etrafımızdaki ihtiyaç sahiplerine bütçemiz yettiğince para verir, çocuk okutur, yardım kuruluşlarına bağışta bulunuruz. Birine para mı lazım, ne yapar eder, bulup buluşturur, gerekli miktarı takdim eder, içimiz rahat uyuruz o gece. 'İyi insan' olmak bu değil mi? Galiba değil! Farkında mısınız, yardımlarımız çoğunlukla maddidir. İş vaktimizi ve enerjimizi harcamaya geldiğinde ayaklarımız geri geri gider. Acaba bahsedilen 'iyi insan' para veren midir, yoksa zaman ve enerji harcayan mı? Maddi sorunların yanı sıra manevi sorunlar çözülmedikçe, yüreklerde oluşan boşluklar dolabilir mi, yaralar sarılabilir mi? Sanırım 'iyi insan' olmak sadece yardım kuruluşuna bağışta bulunmak değil, o yardım kuruluşunun bir parçası olmak; yüreklerde oluşan boşlukları doldurmak emeliyle manevi desteğe de vakit ve enerji harcamak. Maddi sorunların yanı sıra manevi sorunlara destek vermeyi öğrenerek büyüyen bir çocuk kendisine, çevresine ve ülkesine faydalı bir birey olarak toplumdaki yerini alırsa, acaba ülkemiz daha yaşanılası bir yer haline gelir mi? Artık oynamadığı oyuncağını yetimler yurduna bağışlayan değil, o oyuncağı alıp yetimler yurdundaki çocukla beraber oynamak üzere yurdun yolunu tutan, okumadığı kitabını yaşlılar evine yollayan değil, gidip yaşlılara kitap okuyan bireyler yetiştirdiğimiz gün, Arıboğan'ın rüyası gerçekleşecek sanırım.