X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Vine'da zirveye çıkmanın yöntemleri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Vine'da zirveye çıkmanın yöntemleri

  • Giriş Tarihi: 16.6.2013

Popüler video paylaşım platformu Vine, artık Android işletim sistemli telefonlarda da kullanılabiliyor. Peki daha dikkat çekici videolar çekmek için neler yapmalı?

Efendim, teknoloji dünyasını takip ediyorsanız, video paylaşım platformu Vine'ın artık iPhone'ların yanı sıra Android işletim sistemli telefonlarda da kullanılabildiğinden haberdarsınızdır. Hatırlarsanız altı saniyelik videolarınızı yükleyebildiğiniz Vine'ı daha önce tanıtmıştım. Dolayısıyla bu kez tanıtım faslını geçerek, videolarınızı nasıl daha dikkat çekici hale getirebileceğinizi ve nasıl daha fazla kişiye ulaşabileceğinizi anlatacağım.
'Fotoğrafçı gözü' diye bir kavram olduğuna göre, 'Vine'cı gözü' kavramından da söz edebiliriz. Paylaşmaya uygun bir şeyler bulmak için algınızı açık tutun. 'Vine'cı gözü'yle bakmayı alışkanlık edindiğinizde, çok daha kaliteli paylaşımlar yapmaya başlayacaksınız. Ayrıca yine fotoğrafçılıkta olduğu gibi üçte bir kuralını uygulayarak daha iyi bir kompozisyon oluşturabilirsiniz.
Ne olduğu fark etmez ama videonuz mutlaka bir şeyler anlatmalı, bir hikayeye sahip olmalı. Ayrıca Instagram'daki fotoğraflara yaptığınız gibi, Vine videolarınızın altına da mutlaka hashtag ekleyin. İçeriğinize uyan, popüler hashtag'leri kullanırsanız, çok daha fazla kişiye ulaşabilirsiniz.
'Televizyonlarını yeni açanlar' için söyleyelim: Vine'da altı saniye sınırı olsa da, videonuzun tek bir parçadan oluşması gerekmiyor. Sürenizi farklı parçalara bölebilirsiniz. Burada iş yaratıcılığınıza kalıyor. Diğer yandan videoyu gereğinden fazla parçaya bölmenin, izlenirliği azalttığını da unutmayın.
Hareket halindeyken çekim yapıyorsanuz, telefonunuzu çekim sırasında mümkün olduğunca sabit tutmaya çalışın. Duvarlardan, banklardan veya çevredeki diğer sabit objelerden telefonunuzu sabitlemek için destek alabilirsiniz. Ayrıca stop motion türünde değil de kesintisiz çekim yapıyorsanız, görüntü kalitesini korumak için telefonunu yavaşça hareket ettirin.
Elbette ki her tarzda paylaşım yapabilirsiniz ama uzmanı olduğunuz konularda yaptığınız paylaşımlar, sizi diğer Vine'cıların önüne taşıyacaktır. Örneğin outdoor sporlarına tutkunsanız, bu alanla ilgili pek çok kişinin elde edemeyeceği görüntülere ulaşabilirsiniz. Veya gazeteciyseniz, tek bir video paylaşımıyla binlerce kişiye ulaşmanız mümkün olabilir.
Videoyu çektiğiniz ortamdaki ses düzeyi ve ışıklandırmanın yanı sıra yayınlama zamanınız da önemli. İş çıkış saatinden itibaren paylaşılan videolar, gündüz saatlerinde paylaşılanlara göre çok daha fazla ilgi çekiyor.
En yaratıcı Vine kullanıcılarını bulup takibe almak, size ilham verecektir. Benden listenize eklediğinizde pişman olmayacağınız birkaç tavsiye: Jethro Ames, Pinot, Yves Das, Khoa, Meagan Cignoli, Ian Padgham...

NEDİR BU SMAD?
Teknolojinin hayatımızdaki rolü arttıkça, tıp literatürü de zenginleşiyor. Daha önce sosyal medya bağımlılığı ve telefonsuz kalma korkusu gibi örneklerden (nomofobi) bahsetmiştim. Bu seferse son dönemde sıkça dile getirilen sosyal medya anksiyete bozukluğunu (SMAD) anlatacağım. SMAD, sosyal medyayla fazlasıyla haşır neşir olan kişilerin yakalandığı, en büyük belirtisi aşırı stres olan bir hastalık. Bu strese, insanlar üzerinde olumsuz izlenim bırakmamak için paylaşım yapmaktan kaçınmak, paylaşımlarının yaratıcı olmadığı düşüncesiyle yetersizlik endişesine kapılmak ve sosyal medyadan uzak kalındığında, gündemi ıskalama endişesi yaşamak neden oluyor. Bu rahatsızlığın tedavisi içinse birkaç önerimiz var. Öncelikle tüm sosyal medya sitelerini takip etmeye çalışmak yerine, yalnızca bir veya iki siteye odaklanın. Böylece hem içeriği daha kolay takip edersiniz, hem de daha kaliteli paylaşımlar yapacak zamana kavuşup, beğenilmeme ve yetersizlik korkusunu yenersiniz. Arkadaş listenizde temizlik yapıp, yalnızca tanıdığınız kişilerle paylaşım yaparsanız, yanlış tanınma korkusunu da yenersiniz.

ÇORAP GÖRÜNÜMLÜ ANTRENÖR
Giyilebilir teknoloji firması Heapsylon'un geliştirdiği Sensoria çorapları, boğaz bölümündeki mini sensör aracılığıyla kişisel antrenör görevi üstleniyor. Çorap, koşu sırasında kaç adım attığınızı, katettiğiniz mesafeyi, yaktığınız kaloriyi hesaplıyor ve vücudunuza zarar verebilecek diklikteki bir yerde koşmaya başladığınızda sizi uyarıyor. Bu bilgileri, bileğinize taktığınız özel bilekliği sayesinde Bluetooth ile telefonunuza ileten çorap, yakında 99 dolardan satışa sunulacak.