X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cin işi cin mısır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cin işi cin mısır

  • Giriş Tarihi: 7.7.2013

Mısır tanesinin ateşle buluşunca patladığını gören ilk kişi muhtemelen Amerika kıtasındaki bir yerliydi ve büyük ihtimalle bunu cinlerin işi olarak yorumlamıştı. Bugün ise patlamış mısır tüketimi, ABD ekonomisinin bir göstergesi

Mısırı patlarken gören ilk insanın yüzünün ifadesini izlemeyi çok isterdim. Herhalde ısınan cin mısırı tanesinin gürültüyle sıçradığını ilk gören kişi, Kuzey ve Güney Amerika arasındaki bir yerde, bundan 5 bin yıl kadar önce yaşamış bir yerli olmalıydı. Zira Amerika yerlileri o dönemde tatlı sofralık mısır ile hayvan yemi olarak kullanılan mısır cinslerini ayırt edebiliyorlardı. Birkaç mısır tanesinin büyük olasılıkla ateşe düşüp gürültüyle patlamasına tanık olan Kızılderili, ilk şaşkınlığı geçtikten sonra, basit bir fiziksel sürecin sonucu olduğunu bilemeyeceği için, bunu herhalde cinlerin, şeytanların işi olarak yorumlamıştı. Nitekim bizler bile bugün hâlâ patlamış mısır yapmada kullanılan minik taneleri 'cin mısırı' olarak adlandırmayı sürdürüyoruz. Bildikleri, ekmeğini yedikleri tahıl türlerine hiç benzemeyen bu ilginç bitkiyle ilk karşılaşan Avrupalılar, 1492'de gemiyle Atlantik'i aşıp Küba'ya ulaşan Kristof Kolomb ve adamları oldu. Siz bizim 'mısır' dediğimize bakmayın, bize Mısır üzerinden geldiği için bizler ona önce 'Mısır buğdayı', ateşte patlayıp sıçradığı için de 'Mısır dansı' demiş, nihayet kısaca 'mısır' olarak adlandırmışız. Amerika halkları ise bu bitkiye kendi dillerinde 'maiz' diyor, ondan gıda olarak yararlanıyordu.

AVRUPA ÖNCELERİ MISIRI SEVMEDİ
Avrupa'da mısır ilk kez 1525 yılında İspanya'nın Endülüs bölgesinde yetiştirildi. Buradan Akdeniz'in öte yakasına, Ortadoğu'ya ulaştı, oradan da Orta ve Kuzey Avrupa'ya yönelerek yolculuğuna devam etti. Ne var ki, Avrupa başlangıçta sarı koçanları sevmedi. Hatta 1845'te patates vebası yüzünden milyonlarca kişinin açlıktan hayatını yitirdiği İrlanda'da patates yerine mısır ekilmesi için çabalayan İngiliz Başbakanı Sir Robert Peel'in gayretleri işe yaramadı. İrlandalılar, İngiliz başbakanın kendilerini zehirlemek istediği, yiyenin bunu hayatıyla ödeyeceği propagandasını yaydılar ve ölmeye devam ettiler. Kuzey Amerika daha açık görüşlü çıktı. 1620'de Mayflower gemisiyle İngiltere'den ayrılıp Amerika'nın Plymouth limanına ulaşan göçmenlere, 1621 şükran gününde Wampanouag Kızılderilileri patlamış mısır ikram etmişlerdi. Bu ilginç yiyeceği göçmenler beğenip benimsedi. O gün bugündür Amerikalıların evlerinden mısır patlatma sesleri eksik olmadı ve İngilizce 'patlamak' anlamına gelen 'pop' ve mısır karşılığı 'corn' sözcüklerinden türetilen 'popcorn' adı da, modası da dünyaya Amerika'dan yayıldı. Sinema sanayinin patlamış mısır sektörünün gelişip yayılmasına katkısı büyük. Daha sessiz sinema döneminde bile sinema salonları mısır patlatırken içine katılan tereyağı ve karamel kokuyordu. Büyük ekonomik krizde kimsede çikolata alacak para kalmadı, 2. Dünya Savaşı'nda şeker de yok oldu. Ama Amerika, patlamış mısırına sahip çıktı. Bugün popcorn, ABD ekonomisinin göstergesi. Tüketimi artarsa, ekonominin iyi olduğu anlaşılıyor.

POPCORN ARTIK BİZDE DE POPÜLER
Avrupa'da istatistikler, sanat filmi izleyicilerinin, aşk ve macera filmi izleyenlerin tükettiği popcorn'un sadece beşte birini atıştırdığını gösteriyor. Bize gelince; geçende İzmir Kültür ve Sanat Festivali kapsamında, Fuar Açıkhava Tiyatrosu'ndaki Harlem Bale Grubu'nun gösterisindeydim. Gözlemlerime dayanarak Avrupa'yı geride bıraktığımızı söyleyebilirim. Patlamış mısır bizde sanat manat ayrımı gözetmeksizin, bale temsilinde bile son hızla yenmeye devam ediyor...