Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Oğlumla bir yaşında Katmandu'ya bile gideriz

Giriş Tarihi: 11.8.2013

Nasuh ve Mine Mahruki'nin ilk bebekleri Barlas, babasının doğup büyüdüğü evde hayata alışıyor. Mahruki çifti, oğullarını bir doğasever olarak yetiştirmeye kararlı

Her adımını ince ince planlayan, bastığı yerin sağlamlığına iki kere dikkat edenlerden, AKUT'un kurucusu Nasuh Mahruki... Nasıl olmasın ki? Everest'in, K2'nin zirvelerine çıkarken, deprem gibi birçok felaket anında yardıma koşarken, hayatını riske atmamalı... Bu titizliği, özel hayatına da uyarlayıp "40'ımda evlenip, 45'imde baba olacağım," diye planlaması da normal aslında. Eşi Mine ile 2009'da Bhutan'da gerçekleşen düğünlerinin renkli fotoğrafları, aklımızda bir masal karesi gibi kaldı. Bu yaz tam da 45'ine girmişken baba olmayı beklediği günlerle, motosiklet kazası geçirip ciddi biçimde yaralanması, aynı günlere rastladı. Biz de Barlas bebeğin 40'ı dolmadan kapıyı çaldık, Mahruki ailesinin mutluluğuna tanık olduk.
- Dağcılık, AKUT faaliyetleri, seyahatlerle dolu, fazla aktif bir hayat içinde bebeğe nasıl sıra geldi?
- Nasuh Mahruki: Eşimle bir süredir çocuk için zamanın geldiğini, hatta geçtiğini bile konuşuyorduk. Kendi adıma, 40 yaşından sonra ve yurtdışında evlenmeye karar vermiştim. Evlendiğimde 41 yaşındaydım ve 2009'da Bhutan Krallığı'nda evlendik. 2012'de çocuk yapmak istedik, ama öyle isteyince hemen olmuyormuş. 2012 çocuk yapma çalışmalarıyla geçti. 45 yaşında da baba oldum. Çocuğumun olmasını, soyumun devam etmesini mutlaka istiyordum.
- Bebeğin cinsiyeti önemli miydi?
- N.M: Bir erkek olarak tabii ki erkek evladı tercih ediyordum. Sağlıklı olması da önemli, ama erkek beni daha çok mutlu etti. Ama bir de kızımız olmasını istiyoruz. Bakalım deneyeceğiz, artık ne çıkarsa...
- Mine Mahruki: Benim için sağlığı önemli.
- Bir, iki derken, üçüncüyü de isteyebilirsiniz...
- N.M: Üç fazla. Bir ideal, iki de... Bir kız çocuğu deneyimi de istiyoruz. Kızı olan arkadaşlarım 'Mutlaka kızın olsun, kızın olsun,' diyor.
- M.N: İlla kız değil, erkek de olsa kardeşinin olması çok önemli.
- Everest'e çıkarken yaşadığınız heyecanla doğum haberini beklerken yaşadıklarınız benziyor muydu?
- N.M: Dünyanın en güzel duygusu bebekmiş, ben onu öğrendim.
- Maceralarla dolu hayatınızda çıtayı hep daha yükseğe çıkarmayı hedeflediniz. Ya oğlunuz önceliği mutluluğa verirse...
- N.M: O benim hayatımdı, ben öyle bir adamdım. Benim gibi olmak zorunda değil. Yeter ki iyi, namuslu, becerikli, vatanını milletini seven biri olsun. Yüksek beklentilerimiz yok. Ama ben onun elinden gelenin en iyisini yapacağından eminim.

Çocuk olunca, aile de olduk
Oğlunuzla birlikte dağ tırmanışlarına son verecek misiniz?
- N.M: Kendi adıma performans açısından, yapmak istediklerimi yaptım. Bu kırıklarla da bir yıl normale dönemem.
- Hayatınızın merkezi Barlas mı olacak artık?
- N.M: Evlenince zaten tek değil, iki kişilik düşünüyorsunuz. Çocuk olunca da aile oluyorsunuz ve sorumluluklar katlanıyor. Ama Barlas, hayatımızın merkezi değil, parçası olacak. Biz nereye gidiyorsak, Barlas da gelecek. Yabancılar bunu çok iyi yapıyor. Daha bir yaşında çocuklarıyla Katmandu'ya gelenleri bile gördüm. Herkes yapıyor, biz de yapacağız.

Onun için kümes bile yaptırdık
- Şimdi artık üç nesil aynı evi mi paylaşacak?
- N.M: Evet, bu evi, büyükbabam yaptırmış, 50 küsur yaşında. Ben bu eve torun olarak geldim, Barlas, torunun çocuğu olarak geldi. Doğduğumdan beri bu evdeyim. Bir buçuk dönümlük bahçemizde tavuklar, horozlar, köpekler, balıklar, keklikler var.
- M.N: Evimizin bahçeli olması çok büyük avantaj. Nasuh, Barlas doğmadan önce bahçeye kümes yaptırdı. Hatta boyu yetişsin diye kapısı daha alçak. Şimdiden taze yumurta yemeğe başladık.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Oğlumla bir yaşında Katmandu'ya bile gideriz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz