X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Heybemde sadece güzellik yok
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Heybemde sadece güzellik yok

  • Giriş Tarihi: 22.9.2013

Eski Türkiye Güzeli ve oyuncu Arzum Onan, ilk heykel sergisini açıyor. Dokuz yıldır heykelle uğraşan, evinin garajını atölyeye dönüştüren Onan "Heybemde sadece güzelliğim yok" diyor

Tüm Türkiye'nin tanıdığı bir manken ve oyuncu Arzum Onan. 1993'te Türkiye Güzeli, daha sonra Avrupa Güzeli seçilen Onan'ı, herkes oyuncu Mehmet Aslantuğ'la evliliği ve 13 yaşındaki oğlu Can'a duyduğu büyük sevgiyle anıyor. Ancak onun bilinmeyen bir yönü daha var. Arzum Onan tam dokuz yıldır, neredeyse gece gündüz heykelle uğraşıyor. Bu dokuz yıl içinde tiroit kanserini atlatı, heykel hocası İrfan Korkmazlar'ın vefatını yaşadı, oğlunu yetiştirdi. Onan ilk sergisine heykelle tanıştığı bu yılları anlatması için 'Dokuz' adını vermiş. 19 Kasım-25 Aralık arasında, Arte Sanat Galerisi'nde açılacak sergi öncesi Onan'la heykeli ve hayatını konuştuk.
- Lisede yapı ressamlığı bölümünden mezunsunuz. Çizime nasıl başladınız?
- Babamın çizimleri çok güzeldi. Ama bunun üzerine gitmedi. Onun haricinde ailemde resme ilgisi olan kimse yok. Yapı ressamlığına gelince... Aslında vasat bir öğrenciydim. Ankara'da büyüdüm, liseye geçtiğimde İstanbul'a gelmiştik. Mimar olmak istiyordum. Ama üniversitede mimarlık bölümünü kazanmanın zor olacağını bildiğimden lisede böyle bir alan seçip, tekniker olarak bu mesleği yapabileceğimi düşünmüştüm. Yapı ressamlığı hayatıma böyle girdi. Meslek lisesinden sonra üniversiteyi kazanamadım. Babamın hastalanmasıyla çok da üstüne gidemedim. Sonra hayatıma mankenlik girdi, daha doğrusu kendimi bu işlerin içinde buldum.
- Oyunculuk nasıl başladı?
- Aynanın karşısına geçip elinde ütü fişiyle şarkı söyleyen ya da annesinin topuklu ayakkabılarını giyen küçük kızlardan olmadım. Şartlardan dolayı öyle gelişti. Oyunculuğa geçmemle birlikte modelliği bırakma kararı aldım. 'Güzellik yarışmasından geliyorum, modellik geçmişim var ama heybemde sadece bunlar yok,' diye izah etme ihtiyacını hep hissettim.

DOKUZ YILLIK SÜRECİN TARİFİ
- Heykele nasıl başladınız?
- Yakın bir arkadaşımla rahmetli heykeltıraş İrfan Korkmazlar'ın Arnavutköy'deki atölyesinde öğrenmeye başladım. İrfan Hoca'nın benim için önemi büyüktür.
- Neden sergi açmak için dokuz yıl beklediniz?
- Galiba yapmadığım en güzel heykelimi bekledim. Ama gördüm ki öyle bir şey yok. Bir yerden başlamak gerekiyor. Sergi için 'Dokuz' ismi, bir dostun önerisi; bugüne kadar geçen süreci tarif ediyor. Belli bir teması yok, bu bir başlangıç. Bundan sonraki sergilerimin arasını daha kısa tutmayı, iki senede bir sergi açmayı hedefliyorum.