X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erkek üretemediği için kabadayılık yapar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erkek üretemediği için kabadayılık yapar

  • Giriş Tarihi: 20.10.2013

Haluk Bilginer Oyun Atölyesi'nde sahnelenen Nehir adlı oyunda hem yönetmen koltuğunda hem de sahnede döktürüyor. Oyuncuya Ayça Bingöl ve Canan Ergüder eşlik ediyor

Oyun Atölyesi'nin nezih mekanı Antre Cafe'deyim. Elimde, oyunun tanıtım kitapçığı, kafamda sorular, az önce izlediğim Nehir isimli oyundan çıkarımlar yapıyorum. Oyundan çıkıp yan masaya oturan orta yaşlardaki kadının "Siz erkekler hep böylesiniz. Bencil, çapkın ve vurdumduymaz." diye yanındaki adama yakındığını duyuyorum. Adam sahte bir gülümsemeyle kendini savunmaya çalışırken, ben bir yandan notlar alıyor diğer yandan heyecanla oyuncuları bekliyorum. Hangi oyuncular mı? Haluk Bilginer, Ayça Bingöl ve Canan Ergüder... Derken, yanıma bir görevli geliyor ve oyuncuların olduğu tarafa doğru beni yönlendiriyor. Garsona içecek siparişi verdikten başlıyoruz oyunla alakalı bol kahkahalı sohbete. Kadın erkek ilişkileri odaklı sohbetimizde samimi açıklamalar yapan Bilginer'in konuyu anlatırken hayvanların dünyasından verdiği örneklere dikkat! Kendi özel hayatından konuşmaktan haz etmeyen Bilginer, kadınlara ve evlilik anlayışına dair önemli ipuçları veriyor.

- Oyundan sonra ne hissediyorsunuz?
- Ayça Bingöl:
Adrenali düşürmeye çalışıyoruz.
- Haluk Bilginer: Konuşuyoruz, tabii ki. 150. oyunda da konuşuruz. Çünkü en iyisini hiçbir zaman yapamayacağız... Siz de en iyi yazınızı yazamadan öleceksiniz, haberiniz olsun! Öleceksin niha ha (kendisi kahkaha efekti yapıyor). Öleceğini bilen tek yaratık insan ama... Birine öleceksin demek komik değil mi? Ama öleceğiz nasılsa.
- Canan Ergüder: İşte! En iyisinin peşinden koşanlara ne oluyor görüyoruz.
- H.B: Ölüyorlar değil mi?
- C.E: Yalnız kalıyorlar ya da.
- Haluk Bilginer gibi bir oyuncuyla oynamak nasıl bir his sizin için?
H.B:
Ahmet Mehmetoğlu'yla oynamaktan değişik bir şey değil sanırım.
- A.B: Ben her zaman, her yerde karşımda benden daha iyi bir oyuncu olması için dua ederim. Çünkü o ne kadar iyi olursa ben de iyi olacağım demektir. Benim için de Haluk Bilginer öyle. O kadar iyi ki beni de başka yerlere taşıyor.
- H.B: Estağfurullah. Karşımda iki tane şahane oyuncu var. Oyun sırasında karşınızdaki oyuncu ne kadar iyi oynuyor diye düşünürseniz doğru bir yerdesiniz; siz de iyi oynuyorsunuz demektir. Ama siz ben iyi oynuyorum diye düşünürseniz kötü bir oyun oynuyorsunuzdur.
A.B: Bu oyun tam bu söylediğin şeye örnek. Senin balığı nasıl avladığını anlattığın sahneyi seyrettiğim an orada ben aslında 'Haluk Bilginer ne kadar güzel oynuyor' diye düşünüyorum.
H.B: Ben de Ayça ne kadar güzel dinliyor diye (gülüyor).
- Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda Canan Hanım?
C. E:
Haluk Bilginer'le oynamak çok büyük bir lüks. Bana oyun teklifi geldiğinde çok heyecanlandım. Önce inanmadım. Cep telefonuma gelen mesajda, 'Canan Hanım sizinle bu konuyu konuşacağım. Haluk Bilginer.' yazıyordu. Ben de biri dalga geçiyor sandım. Sonra arayınca, 'Onun sesi, onun sesi' diye daha da heyecanlandım.
- Her genç oyuncunun birlikte oynamak istediği oyuncu olmak nasıl bir şey Haluk Bey?
- H.B: Estağfurullah. Ben sadece oyuncu olmaya çalışan bir adamım. Bu kadroda olduğu gibi oyunculuğu kafaya takmış insanlarla çalışmak çok büyük bir zevk.