X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Kırmızı Şeytanlar' yeniden...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Kırmızı Şeytanlar' yeniden...

  • Giriş Tarihi: 20.10.2013

Belçika, 11 yıl sonra Dünya Kupası'na vize aldı. Son 11 yılı bir futbol kimliği oturtup yıldız keşfetmeye ayırdılar. Yeni altın jenerasyonla dünya sıralamasında altıncılığa tırmandılar. Bu küçük ülkenin bize anlatacak bir hikayesi var

Yaşı yetenler için Şifo Mehmet'in lakabından çok daha fazlasıydı Enzo Schifo. Avrupa'nın gördüğü en klas 10 numaralardan biriydi. Scifo, Ceulemans, Pfaff... Pekçok yıldız yetiştirdi Belçika. Euro 1980'i finalde kaybettiler, altı yıl sonra da Dünya dördüncülüğünü CV'lerine eklediler. Tıpkı bizim gibi Dünya Kupası'na da en son 2002'de gittiler. Ardından bir fetret dönemine girdiler. Ve artık yeniden sahnedeler. Biz son 20 yılın en kötü grup performansına kulp ararken, Hırvatlar'ı geçip Brezilya vizesi aldılar. İspanya gibi oyuncu havuzları, Almanya gibi altyapıya yatıracak yüz milyonlarca avroları yok belki. Ama bu onları durdurmadı. 11 yılda her vilayete bir akademi kurdular. Eğitim Bakanlığı koordine etti, genç yetenekler hem okudu hem de haftada 20 saat futbol eğitimi aldı. Michel Bruyninckx gibi ileri görüşlü hocalar da oyunculara en az ayakları kadar beyinleriyle oynamayı anlattı.

YÜKSEK TEMPO, POZİSYON ESNEKLİĞİ
Misal Standard Liege altyapıya 18 milyon avro harcadı. Ama beş yıl önce Fellaini'yi bu paraya Everton'a satarak tüm masrafları çıkardı. 'Keşfetyatırım yap-pazarla' oldu altyapının anayasası. Zira biliyorlardı ki yetenekli gençleri, cazibe merkezi olmaktan uzak kendi liglerinde tutmak imkansızdı. Ama İngiltere gibi üst düzey rekabet ortamlarında pişip gelişen o yetenekler, milli takım için de en iyi yatırımdı. Nitekim İspanya'dan sonra Ada'ya en çok oyuncu ihraç ülke oldu Belçika. Altyapılara direktif verildi, '4-3-3'ü öğret' diye. Yeni Belçika'ya bir futbol karakteri biçildi: Yüksek tempo, hızlı defansif-ofansif geçiş ve pozisyon esnekliği... Hem teknik hem de atlet oyuncular hedeflendi. Omurgada her pozisyonu oynayabilen Fellaini'nin çok yönlülüğü, Chelsea'nin yıldızı Hazard'ın driplinglerindeki güç, teknik ve sürat, sadece beceri değil eğitim meselesi. Eskiden tek bir kanat adamına muhtaçlardı, şimdi her kanada 2'şer tane koysalar yine yeter cephaneleri. Üstelik sadece keşfedip yetiştirmek değil onların başarısı. Dembele'nin babası Malili. Fellaini Fas, Lukaku Kongo asıllı. Böyle bir etnik mozaikten bir takım ruhu çıkardılar. Takım olmaktan çok uzak bir ülkede üstelik de... Öyle ki kuzeylinin konuştuğu dili güneyli anlamıyor. Oyuncularla röportaj için Felemenkçe, Fransızca bilen tercümanlar ayrı ayrı çalışıyor. Ama altın jenerasyon bu farklılıkları da sinerjiye dönüştürüyor. Hepsi sahada ortak bir dil konuşuyor. Kompany, Hazard, Fellaini, Vertonghen ve diğerleri... Manchester United'ın adaşı 'Kırmızı Şeytanlar'ın bu son altın jenerasyonu, çocukluktan beri aynı felsefeyle yoğruluyor, çoğu genç takımlardan beri de beraber oynuyor. Velhasıl altın jenerasyonlar piyangodan çıkmıyor, planla vizyonla doğuyor... Ağacı yaşken eğen sadece Belçika değil tabii. Ancak nüfusu İstanbul'un üçte ikisi yüzölçümü de Ankara'nın biraz hallicesi bir ülkeyse söz konusu olan, çuvaldızı kendimize batırma vakti demek ki...

YENİDEN YAPILANMA MASALI
İki sene evvel FIFA sıralamasında Türkiye 27, Belçika 34'üncüydü. Şimdi ise onlar, Hollanda, Brezilya gibi devlerin önünde altıncı, Türkiye 49'a kadar düştü. Nasıl düşmesin ki? Lokomotif takımlardan son iki sezonun şampiyonu, proaktif, önce hücum diyen hocasının yerine reaktif, önce tedbir diyen bir İtalyan getiriyor. Son Avrupa Ligi yarı finalisti ise pas oyunu ve takım savunmasını şiar edinmiş teknik adamını, üç forvet sahadayken dördüncüyü de süren bir hoca ile değiştiriyor. 'Makro düzey' farklı mı sanki? 'Kariyerli' olsun diye Hiddink seçiliyor. Olmayınca bambaşka bir modele geçilip Avcı'da karar kılınıyor. Sonuç; devamlılık hayal oluyor, futbol kimliği oturmuyor. Çözümse açık. Bir kaç turnuva daha ıskalamak pahasına, yeniden yapılanmayı masal olmaktan çıkarıp bir senaryo haline getirmek, çizilen yol haritasına sadık kalmak gerek. Belçika, bunu başaranlardan sadece bir örnek. Bu oyunda kalıcı başarı hayal, her defasında sil baştan diyerek.