Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Zombinin harman olduğu topraklar

Giriş Tarihi: 3.11.2013

Son zamanların en popüler dizilerinden The Walking Dead'in, ABD'nin Atlanta kentinde bulunan setine girdik. Saatler süren çekimleri izledik, oyuncularla yemek yedik

Zombiler beyazperdeden sonra televizyonları da fethetti. Son zamanların en popüler dizilerinden The Walking Dead, zombileri dört yıldır evlerimize kadar getiriyor. Dizinin dördüncü sezonu, FX kanalında ülkemizde de yayınlanmaya başlandı. Televizyon başına kurulup The Walking Dead'in yeni bölümlerini işin eğlenceli kısmı. Fakat bu işin çilesi, kamera arkasında! Çekim sürecinin nasıl işlediğini öğrenebilmek için, 'zombinin harman olduğu topraklara' doğru yola çıktık ve kendimizi ABD'nin en büyük şehirlerinden Atlanta'nın geniş yeşilliklerine attık.

ZOMBİ OKULUNDA ZİL ÇALDI
The Walking Dead'in bir sezonu 15 bölüm kadar sürse de, bu bölümlerin çekilmesi hiç de kolay değil. Dizinin yeni sezon hazırlıkları çekimlerden önce Zombi Okulu'nda çalan zille başlıyor. Zombi Okulu, dizinin başarısının sırlarından biri. Çünkü zombiler ne kadar gerçekçi olursa dizi o kadar etkileyici olur. Dizinin yapımcılarından biri olan ve Hollywood'un en iyi makyaj sanatçıları arasında gösterilen Greg Nicotero da bu nedenle Zombi Okulu ile bizzat ilgileniyor. 120 ila 140 arasında insanın başvurduğu okul, her yıl 15-20 arasında mezun veriyor ve bu 'zombiler' bir sezon boyunca dizide önemli bir rol üstleniyor. ABD dizilerini yakından takip edenler bilir. ABD'de diziler reklamlarla birlikte bir saat sürer; 'kemiksiz' ise yaklaşık 40-45 dakika. Tüm bir sezonun da yaklaşık 15 bölüm sürdüğünü düşünürsek, iş yükü Türkiye'deki dizi sektörüne göre daha hafifmiş gibi algılanıyor. Ama The Walking Dead gibi üst düzey bir yapımda iş yükünün 'hafif' olduğundan bahsetmek biraz güç. Atlanta'da süren çekimler sırasında sohbet etme imkanı bulduğumuz set çalışanları, bir sezonun çekimlerinin altı ay sürdüğünü anlattı. Bir bölüm için ise neredeyse iki hafta uğraşıyorlarmış. Üstelik günde ortalama 14 saat çalışarak...

MOTOOOOOOR VE KESTİK!
ABD'nin eğlence sektöründe işler hep sıkı tutuluyor. The Walking Dead'in setine girmeden önce dünyanın birçok farklı ülkesinden gelen gazetecilerle birlikte biz de bir forma imza attık; fotoğraf çekmeyeceğimizi, çekimler hakkında tweet atmayacağımızı taahhüt ettik böylece. Hatta bu yasakları delersek yapım şirketine 1 milyon dolar tazminat ödeyeceğimizi de paşa paşa kabul ettik. Sete girmeye de bu sayede 'hak kazandık'. Sevdiğiniz bir dizinin setinden bulunmak biraz sıkıcı! Çünkü her hafta seyrettiğiniz o 40 dakikalık bölümde aksiyona alışıyorsunuz. Fakat çekimler hiç de beklediğiniz gibi geçmiyor. Bizim sette bulunduğumuz sırada dizinin başrolü Andrew Lincoln kamera karşısındaydı. Bu planda o kadar çok sahne çekildi, o kadar çok açı değiştirildi ki bir dakika bile sürmeyen sahnenin tamamlanması için iki saat harcandı.

YENİDEN SEVEBİLECEK MİYİZ?
Klişe bir söz vardır: "Oyun bitince şah da piyon da aynı kutuya konur." Bu sözün geçerli olduğu yerlerden biri de setler; en azından ABD'de bu böyle. Çünkü işler yarılanıp, öğle yemeği için 'paydos' dendiğinde, set çalışanları da, yönetmen de, başrol de, hatta makyajlarıyla zombiler de, aynı anda yemek çadırına gidip birlikte yemek yiyorlar. Öyle ki, biraz önce kamera önünde rol kesen Andrew Lincoln, bizim kalabalık bir grup olduğumuzu görünce masasını bize veriyor. Tabii dizinin yıldızı Lincoln ile sohbet etme fırsatı da buldum. Yeni sezon hakkında ipuçları verdi Lincoln; dizinin bu sezon hangi sorulara cevap vereceğini anlattı: "Tanık olduklarımızı unutabilecek miyiz? Tüm bunlar başlamadan önceki halimize geri dönebilecek miyiz? Çocuklarımıza iyi bir baba olabilecek miyiz tekrar? Ya da yeniden sevebilecek miyiz? Bu sezon bu sorulara cevap veriyoruz!"
ARKADAŞINA GÖNDER
Zombinin harman olduğu topraklar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz