X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Zirvede hane halkından biri: Demet Akbağ
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Zirvede hane halkından biri: Demet Akbağ

  • Giriş Tarihi: 10.11.2013

Hükümet Kadın'ı tek başına sırtlayan Demet Akbağ ile bu yıl sık sık buluşacağız. Sırada Eyvah Eyvah 3 ve Kış Uykusu var. Hane halkında biri kadar yakın hissettiğimiz Akbağ, kariyerinin zirvesinde. Ona sorunca "İyi bir döneminde demeyi tercih ederim" diyor

Sanki hane halkından biriymiş izlenimi veren oyuncular vardır. "Evimize gelse de çay yapıp demli demli içerken iki muhabbete koyulsak" diyecek kadar yakın hissedersiniz onları. Zordur böylesi bir oyuncu-seyirci ilişkisi kurulması. Demet Akbağ bu tür oyunculardandır işte. Ne ara böylesi bir yakınlık kurduk Demet Akbağ ile diye düşününce hatırlamazsınız. Hani iki sıkı dostun ne zaman tanıştıklarını hatırlamadıkları gibi... Akbağ bu yıl hanemize bol bol konuk olacak: Hükümet Kadın 2 ile kapımızı çaldı. Sonrasında Eyvah Eyvah 3 var. Nuri Bilge Ceylan ile çalıştığı Kış Uykusu'nu biraz geç izleyeceğimizi tahmin etmek zor değil. Ekranlarda ise Sevdaluk dizisiyle karşımıza gelecek. Hepsinde de ayrı ayrı karakterlere can verecek Akbağ; anlayacağınız kariyerinin zirvesinde şu aralar. Akbağ'ın 'Ganimet' tiplemesi günlerini hatırlayanlar, onun yürüdüğü uzun yolda zirveye çıkmasına şaşırmaz aslında. Çünkü oyunculuk mayasının sağlam olduğunu ta o yıllarda hissettirmişti. Ama her gün, meziyetlerine bakılmaksızın star üretilen günümüz dünyasında iyi, daha doğrusu karakter oyuncularının zirvede olması insana umut veriyor işte. Gerçi Akbağ'a sorunca "Her oyuncunun böyle dönemleri olabilir. Ben zirve yerine iyi bir dönem demeyi tercih ederim" diyor, o başka!

GRUDA VE NAŞİT EKOLÜNDEN
Popüler kültür dünyası malum, şekilci ve sığdır. Bir güzellik algısı dayatır insanlara, onun üzerinden starlar yaratır, farklı güzelliklere kapılarını kapatır. Böyle böyle kaç yetenek heba olmuştur. Olmayanların da hakkı ancak yıllar sonra teslim edilmiştir. Misal Ayşen Gruda ya da Adile Naşit örneğinde olduğu gibi. Aslında Demek Akbağ da Naşit ve Gruda damarından bir oyuncu. Karakter oyuncusu. Sahnede oyunculuk tedrisatından geçti. Fiziksel özellikleriyle değil, performansıyla hanemize girdi. Davacı filminden sonra rol aldığı Tersine Dünya'daki Bitirim Leyla rolüyle Altın Portakal kazandığında yıl 1993'tü. Bir sonraki filmi ise 2000'de çekilen Vizontele. Böylesi bir oyuncunun yedi yıl sinemadan uzak kaldığına insan inanamıyor. Vakti zamanında "Neden?" diye sorduğumda "Ne bileyim? Ben buradaydım" demişti. Bu cümlede anladığınız gibi bir sitem vardı. Şimdi ise "Kapımda kuyruk yoktu. Ben de tiyatro yapıyordum, tiyatro da fazlasıyla vaktimi alıyordu" diyor. Oysa o yedi yıllık arada TV'de Bir Demet Tiyatro ile fırtına gibi esmiş, kah Lütfiye kah Feriştah kah Züleyha olmuştu. Sahnede ise Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? oyunu ile devleşiyordu. Vizontele'de Siti Ana olarak karşımıza çıkınca da artık hakkı teslim edilmişti. Sorunca da zaten bu üç projeyi kariyerinin kırılma noktası olduğunu söylüyor.

İŞİN SIRRI SAMİMİYETTE
Neredesin Firuze bir meydan okumaydı onun için. Belki de karakter oyuncusu olduğu için sinemadan ayrı kaldığı yılların intikamını alıyordu. Güzellikse güzellik, çekicilikse çekicilik, starlıksa starlık. Öyle bir havayla can vermişti Firuze'ye... Barışıktı aslında karakter oyuncusu olma durumuyla:"Hiçbir zaman üst sıralarda adları geçmez. Memleketin en iyi oyuncularını sıralayın deseniz sizin adınızı vermezler. Ama adınızı söylemek zorunda kalırlarsa da vazgeçemeyecekleri ilk üçtesinizdir." Doğru söze nedir? Ama o adını üst sıralara yazdırmayı da başarmıştı. Mesela onunla ilgili çok şey bilmeyiz. Hani hayatını öyle sere serpe önümüze sermediği için. Ama onun canlandırdığı karakterler hep aklımızdadır. Zihnimizde onları yaşatır dururuz. Bunun nedenini bir cümlede özetliyor: "Karakterleri yorumlarken çıkış noktam doğallık ve samimiyet." Onun karakterleri samimi samimi olmasına ama bir de hayata karşı ve erkek dünyasına karşı dik durmayı bilen güçlü ve zeki kadınlar... Hükümet Kadın ve Eyvah Eyvah serisinde Xate ve Firuzan'a olan ilgi de bunun göstergesi aslında. Acaba bunca karakter arasında hangisiyle dost olurdu Demet Akbağ? "Bu karakterleri seçerek oynadım. Onları seçtiysem benim dünyamda olmalarını istediğim için seçmişimdir. Her birinin ayrı yeri var bende. Biraz da onlar benim aslında. Bunun için birbirinden ayıramam" diyor. Yani hepsiyle dost. Emin olun Nuri Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu filminde çok başka bir Demet Akbağ izleyeceğiz. O da merak içerisinde. "Gerçekten çok ilginç bir deneyimdi benim için de" diyor: "Nuri Bilge Ceylan filmi, onun rejisi, onun dünyası, onun filmi çekme aşaması, bugüne kadar yaşadığım en ilginç en farklı ilklerden biriydi. Hani diyebilirim ki öğrencilik yıllarıma geri döndüm. Sahneler uzun süre çalışıldı, uzun süre prova edildi. Çok uzun sayfalar dolusu kesmeden ezber oynadığımız yerler oldu. Detaylı bir çalışmanın içerisinde yoğun bir zaman geçindim. Hem Kapadokya'da hem de İstanbul'da çekim yaptık. Ben de herkes kadar merakla bekliyorum. İlkbaharda göreceğiz." Malum, iyi oyuncular fiziksel özellikleriyle değil, yarattıkları aurayla bizi etkiler. Akbağ da bu aurayı yarattı. Bu aura onu zirveye çıkarıyor ve "Evimize gelse de çay içsek" dedirtiyor. O zaman son söz Akbağ'ın: "İnsanlar bana hane halkından biri olduğumu çok söylüyor. Ben bunun nedenini onlarla arama kalın bir duvar örmemeye bağlıyorum."