X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çimento torbalarına resim çizdim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çimento torbalarına resim çizdim

  • Giriş Tarihi: 17.11.2013

İşçi bir ailenin çocuğuydu, Batman'da resme gönül verdi, çimento torbalarına resimler çizdi. Ahmet Güneştekin şimdi New York'ta, Marlborough Galeri'de sergi açacak. Sanatçı Batman'dan New York'a uzanan başarı öyküsünü anlattı

Ahmet Güneştekin, Batman'da, beş yaşında başladığı sanat yolculuğuna New York'ta, dünyanın önemli sanat galerilerinden Marlborough Gallery'nin sanatçısı olarak devam ediyor. Özel yetenek sınavı birinciliğiyle Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne giren, sonra okulu terk edip sanat yaşamına alaylı olarak devam eden Güneştekin, kimi koleksiyonerler tarafından uzun yıllar kabul görmese de, bu günlerde eserleri uluslararası sanat piyasasında ilgiyle takip edilen sanatçılar arasında yer alıyor. Marlborough Gallery sanatçısı olarak ilk kişisel sergisini 26 Kasım'da galerinin New York şubesinde açacak olan Güneştekin'le Batman'dan New York'a uzanan başarı hikayesini konuştuk.

- New York Marlborough Gallery'de serginiz açılacak. Uzun yıllar sizi kabullenmeyen koleksiyonerler olmuştu. Onlara cevabınız?
- Uzun zamandır kimseye cevap veren biri değilim. Ama kabullenmeyenler hâlâ var. Hâlâ insanların kimliğinin, eğitiminin derdinde olan bir kesim var. Ve ne yazık ki bunlar sanatın içinde olan insanlar. Geçmişte bana mesafeyle yaklaşan, eserlerimi almak istediği halde utanan kimseler vardı. Ama sanata doğru yaklaşım bu değil. Sanat, evrensel bir olgu. Dile, renge, eğitime bakmaz. Eserleriniz özgünse, evrensel nitelikteyse, farklıysa, dünya size bu değerler üzerinden yaklaşır. Türkiye'nin bilinçli sanat insanları da öyle yaklaşıyor aslında, bu bakışa sahip olamayanlar başka bir niyet taşıyor.

- Niye utanıyorlardı sizin eserlerinizi almaktan? Çevre baskısı mı?
- Mahalle baskısı dediğimiz şey işte. Diğerleri almıyor ya, o da utanıyor. Bunun akademik kariyerle ne ilgisi var. Akademi insanı sanatçı yapmaz. Burhan Doğançay da Erol Akyavaş da akademi eğitimli değil. Hem ben de üniversite mezunuyum.

- Geçmişte sizin eserlerinizi almaktan utananlar, şimdi tavır değiştirdi mi?
- Haliyle yanıldıklarını görenler oldu. Aslında onları bir yere kadar anlıyorum. Maalesef Türkiye'de sanat piyasası çok dar. Alıcıların bir kısmı sanatı bir yatırım aracı olarak gördükleri ve özgün bir koleksiyon yeteneğine sahip olmadıkları için yönlendirmeye, spekülasyona çok açıklar. Ama artık eserlerimin uluslararası alanda kabul görmesi dolayısıyla, çalışmalarımı almak isteyip engellenenler ya da otosansür yapanlar bu tavırlarından sıyrılıyorlar.

BATI'DA KENDİMİ YALNIZ HİSSETTİM
- Biraz da geçmişe dönelim, Batman'daki çocukluk günlerinize. Resme ilginiz nasıl başladı?
- Beş-altı yaşımdan beri resmin içindeyim. Okuma yazma bilmeden sürekli resim yapardım. Aslında her çocuk resimle başlar. İlk insanlar da yazı dili oluşmadan resimle haberleşmez miydi? Büyüdükçe insanın tercihleri yetenekleriyle şekillenir. Ben de resme başlayıp da bırakamayanlardanım.

- Batman'da beş yaşında nasıl bir hayatınız vardı?
- Alt gelirli, işçi bir babanın yedi çocuğundan birisiniz. 13 nüfuslu bir evde, iki göz odalı küçük evde, kalabalığın ortasında keşfedilme şansınız olmaz. Çünkü anne-baba geçim derdinde. Ağabeylerim okuyor. Çok ciddi yaş farkı olmayan geniş bir aile. Siz yalnızlaşınca fark edilmek için bir şey yaparsınız. Ben de o geniş ailede varlığımı hissetmek için renklerle kendi dünyamı kurdum sanırım. Zaten yaptığım resimleri hep gösterme çabasındaydım.

- Batman muhafazakar bir yer. Babanız ya da aile üyeleri tepki göstermedi mi "Ne bu resimler?" diye çıkışmadı mı?
- Resmin uzun yıllar 'günah' sayıldığı bir toplumdasınız. Ve ben muhafazakar bir ailede büyüdüm. Normalde başka aile olsa karşı çıkardı. Ama babam yeniliğe açık, özgür düşünceyi savunan bir insandı. O ve ağabeylerim tarafından her zaman desteklendim. Ama ekonomik şartlarımız uygun olmadığı için boya ve kağıt yetiştiremiyorduk. Babam, inşaatlardan çimento torbaları toplar makasla kesip düzgün çizim kâğıtları haline getirirdi.

- Ressam olmaya nasıl karar verdiniz?
- Bir hayalim vardı. Ama resmin tarihinden, sanatçı kavramından bihaberdim. Düşünün Batman'da hiç ressam yok. Tek bir televizyon kanalı var, gazeteler bile üç gün sonra geliyor.

- Ama Mimar Sinan'a kabul edilip İstanbul'a geldiniz. Peki neden okulu bırakıp Batman'a geri döndünüz?
- Ben otodidaktım, alaylıyım yani. O zamanlarda yalnız çalışmaya, kendi kendime öğrenmeye, denemeye ve en önemlisi de yanılmaya alışmaya çalışan biri olarak resmi, birilerinin öğretebileceği bir şey olarak algılamıyordum. Çimento torbaları arasından tuvalin karşısına geçmek, tamamen özgürce yaptığım şekillerin, çizgilerin kravatlı birileri tarafından onlarca kişinin önünde yerilmesi, yanlış olduklarının ifade edilmesi bana çok ağır geldi. Köreleceğimi düşündüm belki de. Ayrıca bir Doğulu olarak kendimi Batı'da çok yalnız hissettim, oranın bana ait bir dünya olmadığını düşündüm. O koca kafesten, İstanbul'dan küçük özgürlüğüme, Batman'a geri uçtum.

BATMAN'DA CAN GÜVENLİĞİM YOKTU
- Batman'dan ikinci kez İstanbul'a taşınmanıza yol açan olay neydi?
- 90'lı yıllardan itibaren Batman'da ciddi anlamda politik sorunlar yaşanmaya başlandı. Hizbullah olayı patlak verdi, JİTEM ve derin devlet bağlantılı cinayetler başladı. Benim yaşıtlarımın hayatı tehlikedeydi. Birçok arkadaşım faili meçhul cinayetlerle katledildi. Batman artık yaşanılamayacak bir yeraltı savaşı kenti olunca 1991'de İstanbul'a zorunlu göç ettim.

- İstanbul'a gelince içinizdeki sanat aşkı yeniden kabarmış olmalı.
- Evet, hayran olduğum bir sanatçı vardı. Asmalı Mescid'de yaşadığını duymuştum. Bir gün boyunca sokak sokak aradım ve bulup kapısını çaldım. Kapıyı yarım araladı. 'Batman'dan geldim, size hayranım' dedim. 'Böyle çat kapı da gelinmez' diye azarladı ve kovdu. Bu olaydan sonra da altı yıl inzivaya çekildim ve resimden uzak durdum.

- O sanatçıyla sonradan bir araya geldiniz mi?
- Antrepo sergime geldi, beni tebrik etti. Çalışmalarımı çok beğeniyormuş. Bu duruma hem sevindim hem de üzüldüm.