X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dönüşüm 50 bin derslik kazandıracak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dönüşüm 50 bin derslik kazandıracak

  • Giriş Tarihi: 24.11.2013

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı dershanelerle ilgili tartışmaları ve eğitim sistemindeki değişimi Pazar SABAH'a değerlendirdi

Dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi çalışması gerçekleşmeye başlayınca tartışma çok sertleşti. Özellikle cemaate mensup yayın organlarından hükümete yönelik ağır eleştiriler planlı bir şekilde yapılıyor. Biz de Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile dershaneler konusunu ve eğitim sistemini konuştuk.
- Dershanelerin okullara dönüştürüleceği birkaç yıldan beri tartışılıyordu. Geçen hafta çok büyük tepkiler geldi. Tepkinin bu kadar fazla olmasının nedeni nedir?
- Bu 15-20 yıldır Türkiye'de konuşulan bir konuydu. AK Parti döneminde bu kararın konuşulması 2004 yılına kadar gidiyor. En son 2009 yılında hazırlanan 2010-2014 Eğitim Bakanlığı Strateji Belgesi'ne baktığınızda '2014 yılı sonu itibarı ile mevcut dershanelerin en az yüzde 70'i özel okula dönüştürülecektir' ibaresini görürsünüz. Bu stratejik bir karar. Buna istinaden daha sonra yapılan konuşmalar da dile getirilmiş, araştırmalar yapılmış, dershanelerin profili çıkarılmış, özel okul kriterleri ona göre tartışılmış.
- Kararın uygulamaya konulması sürpriz olarak nitelendirildi.
- Sürpriz değil. Bu konu daha önceki yasama döneminde TBMM kapanmadan önce gündeme gelmişti. 'Biz yeni yasama döneminde bu konuyu tartışacağız' demiştim. Dolayısıyla bizim açımızdan da kamuoyu açısından da sürpriz bir tarafı yok. Zaman Gazetesi'nin elinde bizim son olarak hazırladığımız, 'taslak metni' dediğimiz dosya vardı. Dershanelerin kapısına çok zecri tedbirlerle kilit vurulacağı, 12 Eylül'de bile yapılmayan uygulamalara hazırlanıldığı, okuma evlerine varıncaya kadar her türlü gönüllü faaliyetin yasaklanacağı, buna rağmen faaliyetlerine devam eden kurumlara astronomik para cezaları kesilebileceği gibi bir takım dezenformasyon bu yayınlarda yer aldı.
- Özel Dershaneler Birliği, açıklamasında, "Fırsat eşitliği sağlamak adına fırsat eşitsizliği sağlanacak" diyor.
- Yanlış bir tespit. Çok astronomik fiyatlarla öğrenci kabul eden, 5 kişilik sınıflarda özel eğitim veren dershaneler olduğu gibi 30-40 kişilik öğrenci ile daha düşük ücretle, hizmet veren, dershaneler var. Dolayısıyla dershaneler kendi içinde çok homojen ve iddia edildiği gibi sadece düşük gelir gruplarına hizmet eden standart kurumlar değil. Orada bir yanlışlık var. Mesela dershaneye talebin en yüksek olduğu 12. sınıfta bile, öğrencilerin yüzde 42'si dershaneye gidebilirken, yüzde 58'i hiç gidemiyor.
- Yapılan eleştirilerde, 'Eğitimin niteliği değiştirilince zaten dershaneler de ortadan kalkar' deniliyor.
- Uzun vadede bu tespit doğru. Nitekim biz bunun örneğini; en son Seviye Belirleme Sınavı'nı (SBS) kaldırdıktan ve öğrencileri tek bir sınava mahkum olmaktan kurtardıktan sonra gördük. Daha önce SBS varken dershaneye olan taleple, şimdi müfredata dayalı, sene içinde çocukların kendi okullarında, kendi yazılıları üzerinden değerlendirilmelerine ilişkin son düzenlemeyle birlikte o yaş grubundaki dershane talebi ciddi manada azaldı. Eğitim sisteminde ve sınav sisteminde yapılacak değişiklikle okulun merkeze oturması, okulun merkezi konumu güçlendikçe bu tür paralel kurumlara ihtiyacın azalacağını biz de biliyoruz. Onun için SBS kaldırıldı, müfredat öne çıkarıldı.