X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Total Futbol'un 'Big Bang'i
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Total Futbol'un 'Big Bang'i

  • Giriş Tarihi: 1.12.2013

Total Futbol'un tohumlarının atıldığı 1872'deki ilk resmi milli maç... Total Futbol'un ilk prototipi, Macarlar'ın 1953'te İngilizleri 6-3'le ezdiği asrın zaferi... Ve ilginçtir her iki tarihi maçın da yıldönümü, Total Futbol devleri Ajax-Barcelona maçıyla aynı haftaya denk geldi

Her şey 141 yıl önce, 30 Kasım 1872'de başladı. Futbol tarihindeki ilk resmi uluslararası maçla... İngiltere'nin rakibi İskoçya... Karşılarında heybetli fizikleriyle iriyarı İngilizler'i gören İskoçlar kara kara düşünmeye başladı. Top sürmeye kalksalar bir omuz darbesiyle saha dışına savrulacaklardı. Pas yapıp topu saklayarak rakibin fizik gücünü by-pass etmeye karar verdiler. Sıfır sıfırla da istediklerini elde ettiler. O İskoç kadrosundaki kimi isimler, yıllar içinde Ada'da çalıştırdıkları kulüplere taşıdı 'topu koşturma' prensibini. Onların talebeleri de oyunculuk kariyerleri sonrası devam ettirdi 'kuryeliği'. Halka halka, nesilden nesile yayıldı top hakimiyeti ateşi. O yıllarda kimseler bilmiyordu belki ama bu ateşin ulaşacağı nokta Total Futbol devrimiydi.

LONDRA-AMSTERDAM HATTI
Pas oyunu sevdalılarından biri de 1912'de Tottenham'ın başına geçen Peter McWilliam'dı. Londra kulübünde, pas oyunu prensiplerini alt takımlara kadar yerleştirdi. Vic Buckingham, McWilliam'ın talebelerinden biriydi. Aynı mantaliteyle yoğruldu. Oyunculuktan emekli olunca da 1959'da Ajax menajeri olarak Hollanda'nın yolunu tuttu. Alan kontrolü, pas ve hareket üzerinde şekillenen Total Futbol'un tohumlarını ekti. Yetinmedi, 1964'teki ikinci Ajax döneminde, bu felsefenin en büyük simgesi Sarı Fare Cruyff'u keşfetti. Sonra da hocalık bayrağını diğer bir efsane Rinus Michels'e devretti. Onun izinden giden Michels ve 'müridi' Cruyff, önce Ajax sonra da Barcelona'da Total Futbol devrimine imza atıp futbol tarihini değiştirecekti. Total Futbol, 1970'lerde iki Dünya Kupası finali gören ve kupayı kazanamayan en iyi üç takımdan biri sayılan Hollanda ve 1971-72-73'te üç kere Avrupa Şampiyonu olan Ajax'ta vücut buldu. Kaleci hariç herkes her pozisyonda oynayabilmeli, arkadaşlarının yerine kayabilmeliydi. Her iki takım da akordiyon gibiydi. Top ayaktayken sahayı genişletiyor, rakipteyken alabildiğine daraltıyorlardı. Sonuç, son derece akıcı, sürekli alan yaratan ve topa ambargo koyan bir futbol ziyafetiydi.

CRUYFF'TAN 20 YIL ÖNCE
Evet, Total Futbol'u mükemmelleştiren Hollandalı'lardı belki. Ama onlar icat etmedi. Avrupa'nın ortasında, yıllar öncesinde alternatif bir Total Futbol evreni gelişmişti. Macarlar, efsane Puşkaş'ın önderliğinde, 1950-56 arası sadece bir kez kaybettiler. Ve kaderin cilvesi, o tek maçla 1954 Dünya Kupası'nı Almanlar'a verdiler. 'Muhteşem Macarlar', o güne kadar görülmemiş bir taktiksel esneklik, ofansif ve akıcı bir oyun müjdeliyordu. Ve Macar devriminin zirveye çıktığı an, Sebes'in talebelerinin 25 Kasım 1953'te İngiltere'yi deplasmanda 6-3'le imha ettikleri gündü. Macarlar 'futbol mucitleri'ni küçük düşürmüştü. Nandor Hidekuti, Cruyff'un yaklaşık 20 sene sonra efsaneleşeceği 'derin forvet' rolüyle orta alana sokularak, önündeki adamı tutmaya şartlanmış rakip stoperlerin aklını başından alarak, İngiliz savunmasını paramparça etti. O gün üç kez fileleri havalandıran Hidekuti, günümüzde Messi ile zirve yapan 'sahte 9' rolünün temelini attı. Ve o Macar takımı da Hollanda usulü Total Futbol'un bir prototipiydi. Kaderin bir başka cilvesi, 1872 ve 1953'teki her iki tarihi maçın da yıldönümü bu haftaya denk geldi. Yetmedi, Total Futbol'un iki merkez üssü Ajax ve Barcelona Şampiyonlar Ligi'nde kozlarını paylaştı hafta içi... Ve oyunun 141 yıllık serüveni gösteriyor ki futbol statüko kabul etmiyor, paradigmalar değişiyor. 'Estetikle anti-futbolun' ezeli rekabeti ise hiç bitmiyor. Ama rahat olun! Futbolun tanrıları nöbette, 'iyi'ler eninde sonunda kazanıyor.