X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 2004 MGK'sı Türkiye'nin demokrasi meydan savaşıdır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

2004 MGK'sı Türkiye'nin demokrasi meydan savaşıdır

  • Giriş Tarihi: 8.12.2013

Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz dershane krizini yorumlarken hükümetle asker arasında kamuoyunun bilmediği olayları da anlattı. Akgündüz "Fethullah Gülen, 2004 MGK'sında Başbakan Erdoğan'ın nasıl tavır aldığını bilse, sabaha kadar ona dua ederdi" diyor

Nur Cemaati'nin önde gelen temsilcilerinden biri... O, konuşmaları ve tavırlarıyla çok ilgi çeken, Osmanlı hayranlığını hiç gizlemeyen bir akademisyen... Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörlüğü'nün yanı sıra Osmanlı Araştırmaları Vakfı Başkanlığı görevini de yürütüyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın dershanelerin özel okullara dönüşmesini amaçlayan projesinden sonra hükümet ile cemaat arasındaki gerilim, cemaatin 2004 yılı MGK'sıyla ilgili çıkardığı haberler sonucu, farklı boyutlara ulaştı. Prof. Dr. Akgündüz hükümet ile cemaat arasındaki olayları analiz ederken, 2004'teki MGK toplantısı hakkındaki bilinmeyenleri de ilk kez dile getirdi. Prof. Dr. Akgündüz ayrıca Başbakan Erdoğan'ın yurtiçinde ve yurtdışında devlet başkanlarıyla yaptığı görüşmelerde cemaati savunduğunu da anlattı.

ZİHNİYET ESARETİ VARDI
- İslam dünyası 150 yıldır bir türlü ayağa kalkamadı. Özellikle son yıllarda yeniden hareketlenme belirtisi var mı?
- 1990'lı yıllara gelince İslam âleminde bir ferahlama, genişleme başladı. 1960'a kadar 50 küsur devlet esaret altındaydı. Bunun da çok büyük etkisi var. Sadece Türkiye bir şeyler yapabilirdi ama o da zihniyet esaretindeydi. Bana göre 1000 yıl İslam'ın bayraktarlığını yapan Türk milleti, yine liderliği ele aldı. Buna neo-Osmanlı diyen Avrupalılar, Arap âlemi ile aramızı açmaya çalışıyor. Bir defa Türk milleti, diğer milletlerden farklı olarak hiçbir zaman hegemonya altına girmemiş. Parçalanmış fakat hiçbir devletin sömürgesi olmamış. Hakikaten İslamiyet en doğru şekilde Türkiye'de yaşanıyor.
- Son 11 yıldır iktidarda olan AK Parti hükümetinin seçimleri sürekli kazanmasının sırrı nedir?
- Mesele şahıslarla değil, ekiple alakalı. Eskiden memleketi idare edenler yüzde 80'i yiyorlardı yüzde 20'sini de millete harcamaya çalışıyorlardı ama yol masrafına bile yetmiyordu. Ben Diyarbakır'ın Çüngüş kazası, Malkaya Köyü'ndenim. Bizim köylerin dağlarına eski hükümetler tarafından o zamanın parasıyla 5 trilyon tahsisat çıktı. İhaleyi eski bir siyasi kazandı. 5 milyona yakın fidan getirdi, büyük dağdaki dereye döktü, üzerini de taşla kapladı. Gidip istihkakını aldı. Bu hükümet iki yıl önce yine benim köyümün ormanlaşması için 5 milyonluk tahsisat çıkardı. Kaymakam takip etti 'Ağaçlar yeşermeden istihkakı ödemem' dedi. Menderes, Özal ve Erdoğan... Bu üç lider milletle aralarındaki kan uyuşmazlığını kaldırdı. Halk 'Bunlar bendendir' dedi.
- Halkın sevdiği liderler olarak Menderes, Özal ve Erdoğan'ı saydınız ama Demirel'den söz etmediniz. Oysa Nur Hareketi her zaman Demirel'i desteklemişti.
- Nur Cemaati'nin Demirel'e destek vermesinin nedeni, komünizmin karşısında yer almasıdır. 1990'da komünizm yıkılınca şartlar değişti. Demirel cumhurbaşkanıyken Taksim Camii'nin mütevelli heyetinin temsilcisiyken İstanbul'daki evine ziyarete gittim ve ona 'Bugün sizi Hürriyet gazetesinin başyazarı Oktay Ekşi köşesinde çok övdü. Siz Oktay Ekşi'nin övdüğü Demirel misiniz, yoksa bir zamanlar Nur Cemaati'nin 'Nurlu Demirel' dediği Demirel misiniz?' diye sordum. Bana 'Ben Oktay Ekşi'nin övdüğü Demirel'im' dedi. Demirel, Oktay Ekşi'nin söylediği gibi 28 Şubat'ın desteklediği Demirel'di.
- Son yıllardaki ekonomik ve siyasi gelişmeler, Arap dünyasıyla Türkiye'yi ne kadar yakınlaştırdı?
- Bugün Mısır veya Suriye'de serbest bir seçim olsa Tayyip Erdoğan veya Abdullah Gül, cumhurbaşkanı adayı olsalar yüzde 70'le seçilirler. Bu çok önemli bir hadisedir. Onun için ben İslam âleminin geleceğinden de üzüntülü değilim. Bu bir doğum sancısıdır.
- Türkiye'nin hızlı yükselişi sizce kimleri rahatsız ediyor?
- Biz hızlı atılımlar yapıyoruz. Almanya üçüncü havalimanından rahatsız. Çünkü Frankfurt Havaalanı işlevini kaybedecek. Bediüzzaman diyor ki 'Biz fakiriz, hafifiz. Avrupalılar bizi trenle geçti, biz balonla uçup onları geçeceğiz.' Bence Türkiye şu anda bunu yaşıyor.

BU BİR DOĞUM SANCISIDIR
- Gezi eylemlerinin de tam bu sırada başlaması tesadüf mü?
-
Sarıyer'de 100 binin üzerinde ağaç bir tek üniversite inşa etmek için yakılırken, sesi çıkmayan belli çevreler 10-15 ağaç için sesini yükseltiyorsa, bu işin arkasında bir iş vardır. Bir makale kaleme aldım ve kıyametler koptu. Ama aynı görüşümde ısrar ediyorum. Gezi olaylarını Koç grubu finanse etti. Çünkü Koç Üniversitesi, Gezi olaylarının bütün altyapısı için günlerce hazırlık yaptırdı. Maskeler orada hazırlandı. Hatta alıştırma yaptılar. Nasıl gazlar sıkılacak? Nasıl gidilecek? Nasıl kaçılacak? Divan Otel'e nasıl ulaşılacak? Bunu bilmeyen yok. Arkasından kendilerine göre bütün zinde güçleri harekete geçirdiler. 4 Nisan'da CHP yönetim kurulunda olan bir kişi, Gaziantep'e yatırım yapacak birine 'Sakın yatırım yapma. 1 Haziran'dan sonra Türkiye'de sokak savaşları başlayacak' diyor. Sadece ve sadece Türkiye'yi batırmak için. Bakın Olimpiyat'ı elimizden aldılar. Yatırım yapılmasın diye bazı çevrelere 'Türkiye teröre boğuldu, yatırım yapmayın' diye mail göndermişler.
- Sizce yurtdışından kimler destek oldu?
- Türkiye ilk kez maddi ve manevi yükselişe geçti. Gezi olayları, ikinci 31 Mart Vakası'dır. Sultan Abdülhamit'e o 31 Mart olaylarından sonra veya önce karşı çıkan aynı yedi grup. Gezi protestolarının organizatörleri aynı çevreler. Kim karşı çıkmış? Almanya ve İngiltere, Bağdat ve Hicaz demiryolundan dolayı karşı çıkmış. Bugün de Almanya, Frankfurt Havaalanı'ndan dolayı karşı çıkıyor. Çünkü orası sıfıra düşüyor. İstanbul merkez havalimanı oluyor. Alman vakıflarının para verdiğini devletin bütün kurumları biliyor. Diğer yedi grubun altısı da aynı.