X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yazar Elif asosyal biri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yazar Elif asosyal biri

  • Giriş Tarihi: 5.1.2014

Elif Şafak, Ustam ve Ben kitabı yayımlandıktan sonra yine gündemde. Şafak: "Asosyal biriyim. Yazar Elif, tanıtım işlerini sevmiyor. Ama bir yanım da var ki, o da kitabı tanıtmaya çok inanıyor. İki Elif arasında çetin mücadeleler oluyor"

Elif Şafak hem çok okunan hem çok konuşulan ve tartışılan bir yazar. Popüler olması nedeniyle her kitabının yayımlanması adeta bir olay. Arka arkaya yapılan söyleşiler, söyleşilere gelen tepkiler, eleştiriler... Bir de son birkaç kitaptır ortaya atılan intihal iddiaları... Yani Şafak cephesinde, bir kitabı yazıp bitirdikten ve yayınevine teslim ettikten sonra bir rahatlama söz konusu değil. Bilakis zorlu bir süreç onu bekliyor. Şafak son romanı Ustam ve Ben çıktıktan sonra da bu zorlu süreci yaşamak durumunda kaldı. Okuru, renkli bir Osmanlı dünyasına götürmesi, Mimar Sinan'ı bize tekrardan hatırlatma çabası bu zorlu süreçte biraz es geçildi... Peki Şafak bu süreci nasıl yaşıyor ve hakkındaki eleştirilerle ilgili ne düşünüyor? Şafak anlattı...
- Kitaplarınız çok sattığı için daha göz önünde bir yazarsınız. Eleştirilerin de hedefi oluyorsunuz. Bu eleştirilere nasıl bakıyorsunuz?
- Okur sayım arttıkça eleştirenler de arttı. Bu işin doğasında var. Tüm dünyada da böyle. Eleştirinin nasıl bir enerjiyle yapıldığı ve kimden geldiği önemli. Çünkü bazen sadece eleştirmek adına eleştirenler oluyor. Eleştirinin özü, bir başkasının daha iyisini yapmasını istemektir. Bu niyetle yapılan her türlü eleştiriye, sert olsa bile kulak veririm, başımın üstünde yeri var. Ama sırf sizi aşağıya çekmek için, çekememezlikle yapılan şey eleştiri değildir, iftiradır, çamurdur. Bizde bu ikisini çok karıştırıyorlar.
- Çok satan bir yazar olmanın vebalini ödediğinizi düşünüyor musunuz?
-
Tabii ki. Ama şunu görmüyorlar ki, bu aşamaya birden geçmedim. Sekiz yaşımdan beri yazıyorum. Mesela ben Pinhan'ı 24 yaşımda yazdım. Bu, benim dokuzuncu romanım. Ancak son senelerde yazarak geçinebileceğim bir noktaya geldim. Gönül ister ki edebiyat ortamındaki bütün yazarlar, çevirmenler daha çok kazansın. Bunu sağlamanın yolu, çok satana diş bilemek değil. Bizde maalesef böyle bir dürtü var.
- Peki yazar Elif Şafak'la kitap sonrası söyleşi veren, kitabını tanıtan Elif Şafak didişir mi?
- Yazarken çok içine kapanık bir insanım. Yazar Elif, bu tanıtım işlerini çok da sevmiyor. Çok da sıkılıyorum. Asosyal bir insanım. Ama bir yanım da var ki, o da okurla buluşmalara, kitabı tanıtmaya çok inanıyor. Bir sorumluluk taşıdığına inanıyor. Bu kitapları yazarlar tek başına çıkarmıyor. Bir ekip çalışması var. Matbaadaki işçi, editör, çevirmenler... Dolayısıyla iki Elif arasında çetin mücadeleler oluyor. Tanıtım bitince de kendi hayatıma geri dönüyorum.
- Kitabınızda Mimar Sinan'ı tekrar hatırlatıyorsunuz. Peki Sinan'ı yeterince anladığımızı düşünüyor musunuz?
- Tanıdığımızı da düşünmüyorum. Bir yabancı gelip sorsa 'Kaç eserini bilirsiniz üstadın?' diye, biz onun birkaç eserini zikredebiliriz ancak. 300'den fazla eseri var; su kemerleri, camiler, medreseler... Muazzam bir emek. Bir de uzun ömür sürmüş. Gerçek anlamda ne şahsiyetine ne hayatına ne de yaşadığı döneme, kimlerle çalıştığına, ne zorluklarla karşılaştığına ve sanatsal açıdan kimlerle iletişim halinde olduğuna bakıyoruz.
- Oysa popüler bir mimar. Saydığınız yönlerini bilmememizin sebebi ne olabilir sizce?
- Mimar Sinan sadece yüzeyde popüler. Keşke hakkını verebilsek de öyle popüler olsa. Bunun genel bir halden kaynaklandığını düşünüyorum. Bence sebebi de Türkiye'de tarihle bağımızın kopuk olması. Şöyle iki eğilim var bizde, bir an evvel modernleşmek adına tarihi unutan ya da başka bir deyişle tarihi iteleyen bir kesim oluşmuş. Bir de bu kesime tepki olarak 'Ecdadımız ne yaptıysa doğru yapmıştır' diye düşünerek tarihi romantikleştiren bir başka kesim var. Halbuki, ikisi de değil. Osmanlı'nın bence eleştirilecek yanları da övülecek yanları da var. Bunların hepsini aynı anda konuşabiliriz, bu bizden bir şey eksiltmez.