X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Nerede o eski kurufasulyeler!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Nerede o eski kurufasulyeler!

  • Giriş Tarihi: 19.1.2014

Ülkemizde en iyi kurufasulyenin yetiştirildiği Erzincan ve Konya'da üretim durma noktasına gelip yerli tohumlarımız da kaybolmaya başlayınca, fasulyenin o eski tadı kalmadı

Fabrikasyon üründe bir kez programlanan makine, üretim biçimi değiştirilinceye kadar hep aynı ürünü yapar. Sebze, meyve, eti yenilebilir hayvanlar gibi ürünlerde ise durum farklıdır. Tür adı aynı olsa da tohumun özellikleri, yetiştiği toprak, iklim koşulları, hatta yetişme süreci sırasında uygulanan bakım, o ürünün nitelikleri üzerinde etkili olur. Ne var ki doğadan kopuk yaşayan biz kentliler market raflarındaki ambalajında 'dermason fasulye' yazan bir ürünü gördüğümüzde, damağımızda çocukluğumuzda yer eden lezzeti hisseder, eve getirip pişirdiğimizde, onun hatırladığımız tatta olmasını bekleriz. Ama özellikle kurufasulye örneğinde olduğu gibi, bu beklentilerimiz artık karşılanamıyor.

FİYATI SON ALTI AYDA KATLANARAK ARTTI
Kurufasulyenin daha ilkokulda hangi bölgelerimizde yetiştiğini öğrendiğimiz dermason, battal, horoz, şeker, bombay gibi çeşitleri var. Örneğin Türkiye'de en makbul ve en çok tüketilen kurufasulye çeşidi dermasonun Erzincan, Konya, Çumra, Niğde, Kayseri, Ankara, Malatya, Doğanşehir, Elbistan ve Tokat'ta yetiştiğini ansiklopediler yazar. Bunlar arasında Erzincan dermasonu makbuldür ve diğer bölgelerinkine göre yüzde 30-40 daha pahalıya satılır. Geçtiğimiz günlerde yine herkes "Kurufasulye et fiyatına çıktı" diye ayaklandı; gerçekten son altı ayda fiyatı katlanarak artınca, perakende satış fiyatı10-12 lirayı buldu. Türk halkının geleneksel temel gıda ürünlerinden biri kurufasulye hızla yerini başka ürünlere bırakmaya başladı. Ülkemizde bolca yetiştiği, her keseye uygun olduğu için, kurufasulye önemli ama mütevazı bir temel gıdamızdı. Öyle ki, kalıbının adamı olmadığı halde kendini bir şey sanıp böbürlenen kişiye "Kurufasulye gibi kendini nimetten sayma!" denir, uyarılırdı. Bugün kaliteli, adının vaat ettiği lezzeti karşılayan bir kurufasulye ne kadar kasılırsa hoşgörün, hakkıdır. Bir zamanlar bakliyatta Türkiye kendi kendine yeterdi. Kendi topraklarına uyum sağlamış yerli tohumlarından damaklarımıza kazınmış lezzetleriyle hep aynı mercimekleri, nohutları, kurufasulyeleri yerdik. Tarım politikalarımızı sık sık değiştirip, giderek dünyaya bağımlı hale geldiğimizde denge bozuldu. Kurufasulyeyi Çin, Kanada, Bulgaristan, İran, Polonya ve Moldova'dan ithal edip, üstüne horoz fasulyesi, dermason gibi lezzet karşılığı damaklarımızda kayıtlı olan isimler yazılı ambalajlar içinde satışa sundular. Biz de bunları alıp pişirdiğimizde hayal kırıklığına uğradık. Geçen yıl evde yediğim, hayatımın en kötü kurufasulyesinde kabahatin kimde olduğunu araştırmak üzere bakliyatın çok önemli uzmanlarından Mehmet Reis'i aramıştım. Reis, ülkemizde en iyi kurufasulye cinslerinin yetiştiği Konya ve Erzincan gibi bölgelerde üretimin neredeyse durma aşamasına geldiğini, yerli fasulye tohumlarının kaybolduğunu, yerini dünyanın her köşesinden ithal fasulyelerin aldığını söyledi. Türkiye'de en çok satılan yerli dermason fasulyesinin tohumlarından, yakın geçmişte ABD'de daha verimli bir tür geliştirilip tekrar bize satılmıştı. Yerli tohumumuzun yerine dikilen bu fasulyenin verimi artmakla birlikte ortaya bambaşka bir ürün çıkmıştı.

YERLİ TOHUMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM
Şimdi hükümet kurufasulye ithalatında vergileri düşürerek, küresel kuraklık nedeniyle fırlayan fiyatları dengeleyebilir, ithalatçılar dünyanın çeşitli bölgelerinde buldukları ucuz kuru fasulyeleri getirebilir. Seneye fiyatlar düşer. Asıl beklentimiz, yerli tohumlarımızdan üretilen, ince kabuklu, salçasını içine çeken, çocukluğumuzda damaklarımızda yer eden izini özenle koruduğumuz o nefis kurufasulyemize kavuşabilmek. Üreticiyi küstürmeden tekrar özümüze dönersek, ne dünya fiyat artışlarından bu kadar etkileniriz ne de dünyanın öbür ucundan getirilen kurufasulye bozuntularına mahkum kalırız.

İYİ ÜRÜN NASIL ANLAŞILIR?
Kurufasulyenin eski rekolte olduğu sararan renginden, çatlamaya, tanesinden ayrılmaya başlamış kabuklarından anlaşılır. En yaygın ve kaliteli Erzincan dermason kurufasulyesini ayırt etmek için tane özelliğine bakılır. Tanelerinin ucu kesiktir, dolgun yapıda ve renkleri canlı beyazdır. Diğer dermason fasulyelerin uçları ovalimsi taneleri yassıdır. Gelelim, iyi bir kurufasulye yemeğinin sırrına... Pek çok yemek gibi, o da düşük sıcaklıkta çok uzun sürede pişirildiğinde et, soğan gibi birlikte piştiği malzemelerin lezzetini içine çeker, helmelenir.