X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Devlet sırrı gibi takım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Devlet sırrı gibi takım

  • Giriş Tarihi: 16.2.2014

1992'de Moldova'dan bağımsızlığını ilan eden, ancak BM'nin bağımsız bir devlet olarak tanımadığı Transdinyester'in Şerif Tiraspol futbol takımı, kulüp başkanından kulübün işleyişine kadar her şeyiyle gizemli

Doğu Avrupa'da sadece 24 kilometre uzunluğundaki bir alana sahip olan Transdinyester, yıllardır kendi 'Sovyet rejimi'ni yaşıyor. Lenin heykelleri ile donatılmış bu bölgenin kendi para birimi bile var. Ama Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler, bayrağında orak-çekiç dalgalanan bölgeyi bağımsız bir devlet olarak tanımıyor. Dolayısıyla Transdinyester rublesinin bölge dışında hiçbir değeri yok. Moldova sınırları içinde tek taraflı bağımsızlığını ilan eden bu bölgenin nüfusu sadece 537 bin. 1992'deki bağımsızlık ilanlarından bu yana Moldova ile aralarında telefon hattı dahi bulunmuyor. Sıkça Rusya'ya bağlılığını açıklayan Transdinyester; kaçakçılık, yasadışı silah ticareti ve kara para aklamak gibi organize suçların çokluğu ile biliniyor. Son zamanlarda ise bu gizemli bölgeyi daha popüler kılan bir neden daha var: Şerif Tiraspol isimli futbol takımı. New York Times gazetesinin "Devlet sırrı gibi" dediği Şerif takımı, UEFA'nın Transdinyester'i tanımamasından dolayı Moldova liginde mücadele ediyor. Sarı-siyah formalı Şerif'in 'gizemli' olarak anılmasının arkasında kurcuları ve kulübün işleyişi var. Kulüp 1997'de eski KGB subayı Viktor Guşan tarafından kuruldu. Takımın ismi bölgeyi domine eden Şerif isimli şirketten geliyor. Şirket aynı zamanda kulübün de finansörü. Ama ne kulüp başkanı ne de şirket hakkında detaylı bilgilere ulaşılabiliyor.

FB VE BJK İLE OYNADI
Başkan Guşan'ın sadece iki kare fotoğrafı var. Moldovalı gazeteci Mihai Sitnic, Şerif Tiraspol takımını tanımlarken "Transdinyester söz konusu olduğunda hep sırlar vardır. Kimsenin bu kulüp hakkında bilgi sahibi olmasını istemiyorlar. Her şey gizli" diyor. Takım 1998'den bu yana Moldova Kupası'nı yedi kez ve lig şampiyonluğunu da 12 kez göğüsledi. Şu an da Moldova liginde açık ara farkla lider. Şerif Tiraspol ayrıca Avrupa'da da Moldova'nın önemli temsilcisi. Henüz Şampiyonlar Ligi gruplarına hiç kalamadılar ama UEFA liginde grup maçı oynadılar (Moldova'yı temsilen). Üstelik Fenerbahçe ve Beşiktaş'a karşı da sahaya çıktılar. Ancak Türk takımlarına karşı henüz bir galibiyetleri yok. Takım, maçlarını içinde beş yıldızlı bir otelin de bulunduğu 200 milyon dolarlık stadyumda oynuyor. 13 bin kapasiteli stat her maçta doluyor. Taraftarları da "Küfrü seven ve kavgacı" olarak anılıyor.

MAÇLARDA SEVİNMEK YASAK!
Ya ebedi liderlerinin ardından döktükleri kahır gözyaşları ya da genç liderlerini görünce attıkları sevinç çığlıkları... "Sürekli ağlayan ülke" olarak biliyoruz Kuzey Kore'yi. 1948'den beri komünist rejimin hakim olduğu ülkeye yabancı basının girişine çok nadir izin veriliyor. Bu nedenle 25 milyon nüfuslu Kuzey Kore'nin eğlence hayatını, son trendlerini veya alışveriş çılgınlıklarını neredeyse hiç öğrenemiyoruz. Ancak BBC ekibi dünyanın en kapalı toplumundaki futbol maçlarını haberleştirmeyi başardı.

TEK TİP ELBİSE GİYİYORLAR
Habere göre halkın saç modelinden kıyafetine kadar her şeye karışan yönetim, futbol maçlarında da sıkıyönetimi elden bırakmıyor. Pyongyang FC ile Amrokgang arasında, başkent Pyongyang'daki 50 bin kişilik Kim Il Sung Stadı'nda oynanan maçın detayları şöyle: Maçtan görüntü alınması yasak. Stat dışında turnike, bilet satış noktası, seyyar satıcılar falan bulunmuyor. İçerisi tam kapasite dolu. Ama ayakta kimse duramıyor. Seyircilerin hepsi erkek. Aynı koyu renk takım elbise giyiyor ve kırmızı kravat takıyorlar. Tezahürat yapılmıyor. Maç boyunca kimse sevinmiyor. Gollerin ardından bir bando sesi yükseliyor, o kadar. Hatta maç esnasında yüzlerce kişinin kitap okuması nedeniyle, haberde bu kişilerin stada zorla gönderilme ihtimalinin yüksek olduğunun altı çizildi. Maç ev sahibi Pyongyang'ın 2-1 galibiyeti ile bitiyor. Üstelik galibiyet golü uzatma dakikalarında geliyor. Ama buna rağmen ne son golde ne de son düdüğün ardından insanlar seviniyor.