X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Etyemezler ne yer?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Etyemezler ne yer?

  • Giriş Tarihi: 2.3.2014

Kimi hayvansal ürün içerdiği için yün kazak bile giymiyor, kimi sağlık adına arada biraz et yemekte sakınca görmüyor, kimi sadece çiğ gıda tüketiyor... Vejetaryenler kendi aralarında bir sürü gruba ayrılıyor

Toplumun büyük bölümü bitkisel ve hayvansal gıdaları dengeli tüketirken, küçük bir kesim et ve hayvansal ürünlere uzak duruyor. Bunlara 'etyemez' diyoruz. Batı'da bu gibi kişilere verilen ad 'vejetaryen'. Bu sözcük Latince 'çok sağlıklı, taze ve canlı' anlamına gelen 'vegetus'tan türetilmiş. Latince 'homo vegetus', bedensel ve manevi açıdan güçlü insanları tanımlıyor. Çok eskiden etyemezlere verilen ad Pisagorcular idi. Hepimizin okulda öğrendiği "Bir dik üçgende dik kenarların karelerinin toplamları hipotenüsün karesine eşittir" teoremini ortaya atan eski Yunanlı düşünür Pisagor'un yandaşlarıyla birlikte oluşturduğu bir tarikat etyemezliğin büyük öncüsü sayılır. Onun 2 bin 500 yıl önce et ve hayvansal ürünleri tüketenlere yönelik "Ey insanlar, bedenlerinizi iğrenç gıdalarla kirletmeyin!" seslenişi bugünlere dek ulaşmış. Pisagor döneminde küçük bir azınlık olan etyemezlerin sayısı günümüzde hızla çoğalıyor. Ülkemizde de vejetaryen topluluğu küçümsenemeyecek boyutlara ulaştı. Müşteriye önem veren restoranlar mutlaka menülerinde etyemezleri mutlu edecek çeşitler bulundurmaya özen gösteriyor. Etyemezlerin bir bölümü, hayvansal proteinin sağlığa zararlı olduğuna inandığı için ete uzak duruyor. Bunlar nispeten azınlıkta. Vejetaryenlerin çoğu bu tercihlerini bir dünya görüşüne dayandırıyor. Etyemezlerin en radikalleri değil et, süt, yumurta, hayvansal proteinden elde edilen ve jöle yaparken kullanılan jelatine bile uzak durmaya çalışıyor. Genelde etoburlar ile etyemezler barış içinde bir arada yaşamlarını sürdürüyor. Ama her iki dünya görüşünü benimseyenlerin arasında kendi görüşünü paylaşmayanlara karşı hoşgörüsüz olanlar da yok değil. Örneğin etoburlar et yemenin, zekayı artırdığını savunur. Bunlar arasında "Et olmazsa, teknik buluşlardan insanlık mahrum kalırdı" diyecek kadar ileri gidenler bile çıkar.

BARIŞSEVER VEJETARYENLER
Köktenci etyemezler ise besi hayvanlarına verilen hormonlara dikkati çekip, sosis, salam gibi ürünlerin içindeki kanserojen maddeleri bir solukta sayar, barışsever olarak bilinen Mahatma Gandi'den Albert Schweizer'e kadar birçok ünlü etyemezin adını sıralarlar. Aslında etyemez tek bir tip insan değil. Etyemezler çeşit çeşit. Dolayısıyla yemeğe etyemez olduğunu bildiğiniz bir konuk davet edecekseniz, onun hangi kategoriden olduğunu bilmenizde yarar var.

Kim ne tüketiyor

Vejetaryen
Bu gibi kişiler sadece yaşayan hayvanların ürünleriyle beslenir. Yani süt, yumurta, bal ile bunlardan elde edilen gıdalar ve katkı maddelerini tüketirler. Et, balık ve deniz ürünlerini sofralarından uzak tutarlar. Vejetaryenliğin iki grubu var. Ovo vejetaryenler süt ürünlerini de ağızlarına koymaz. Lacto vejetaryenler ise yumurta yemez.

Vegan
Veganizm bir beslenme tarzına verilen ad olduğu gibi, bir yaşam biçiminin de ismi. Vegan, hayvansal kökenli gıdalardan kaçınır. Sadece et ve balık değil, örneğin yumurta, hayvan sütü, bal ve bunlardan yapılan yiyecekleri de yemez. Öyle ki, bir ürünün etiketinde hayvan kemiklerinden elde edilen jelatin ve benzeri hayvansal kökenli maddeler bulunduğunu okurlarsa, hiç et içermese bile bu ürünü ağızlarına koymazlar. Bir vegan kuştüyü yastıktan yün kazağa, hayvansal yağ katılmış sabuna dek, yapımında hayvanın bir parçacığı bile olsa kullanılmış herhangi bir ürüne uzak durur.

Frutaryen
Frutaryen kişilere vegan tarzı beslenme yetmez. Bu gibiler hayvanlar kadar bitkileri de gözetir, kendileri yüzünden bitkilerin de zarar görmemeleri için elinden geleni yaparlar. Bu nedenle tükettikleri gıdaların elde edildikleri bitkiler zarar görmeden üretilmiş olmasına titizlikle özen gösterirler. Kısacası, yedikleri, kendiliğinden dalından düşmüş, fındık, ceviz gibi kabuklu, elma, armut gibi yaş meyvelerdir. Ancak balı sakıncalı saymayıp tüketen bazı frutaryenler de vardır.

Freeganizm
Freeganizm, israfa, tüketime karşı duran bir akım. Freeganlar prensipte hiçbir gıda ürününe karşı çıkmaz. Ancak kendileri sanayi ürünü olmayan, alım satımı yapılmayan ürünleri tüketir. Freeganlar tüketim alışkanlıklarına ve yoksulluğa dikkatleri çekmek amacıyla kendi ürettikleri, kendilerine hediye edilen, buldukları ya da başkalarının attığı iyi durumdaki ürünleri toplayıp tüketirler.

Çiğ beslenenler
Yandaşlarının çoğu vegan tarzı beslenseler de, genel olarak bu gruba giren kişiler bütün gıda türlerine karşı değillerdir. Ancak ürünlerin hazırlama sürecinde 40 dereceden fazla ısıtılmamasına ya da tümüyle çiğ olmasına dikkat eder, bu şekilde vitaminlerin ve enzimlerin korunduğuna inanırlar.

Fleksitaryen
Zaman zaman bu gibilerin tabağında bir parça et ya da balık görebilirsiniz. Zira fleksitaryenler için önemli olan hayvan soylarının korunmasından çok, kendilerinin sağlıklı beslenmeleridir. Bazıları etin tadından hoşlanmadıklarından buna uzak dururlar.

Peskataryen
Peskatarizm, eti ağzına koymayan ama balığı sakıncalı saymayan beslenme tarzına verilen ad. Bu tür beslenenler bal, yumurta ya da hayvan sütü de tüketebiliyorlar. Buna karşılık yengeç, ıstakoz gibi kabuklular ile kalamar, ahtapot, salyangoz gibi yumuşakçaları yiyen peskataryenler azınlıkta.