X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hem yerim hem de yazarım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hem yerim hem de yazarım

  • Giriş Tarihi: 9.3.2014

Yemek blogları artarken fotoğrafları ve yorumları etkileyici olanlar dikkat çekiyor. En çok da 'yemek sever gezginler' takip ediliyor

Türk yemek bloglarının son durumunu dört yıl aradan sonra sizlere yeniden anlatmak için uzun süredir araştırıyorum. Dört yıl, siberuzayda 40 yıl gibi; bu sürede yemek bloglarının sayısı birkaç 100'ü geçmiş. Bunların 10'da dokuzu sadece yemek tariflerini içeriyor. Bazılarında tarifler kendilerine ait ama arama motorlarından bedavaya buldukları fotoğrafları kullanmışlar. Yine de birçoğu tariflerini kendi çektikleri ancak çok kalitesiz fotoğraflarla görüntülemiş. Tarifler başarılı bile olsa, kötü fotoğraflar yüzünden yemekler okuyana cazip gelmiyor. Kısa süre oyalanıp hemen başka bir bloga geçiyorsunuz. Farklılık yaratmak amacıyla bloglarına bazı fon renkleri ekleyenler de var. Bu, sayfaları çirkinleştirmenin ötesinde, güzel fotoğrafları bile boğuyor, estetikten uzak bir izlenim bırakıyor. Teker teker siteleri dolaştım. Bazılarında birkaç saniye kaldım, bazılarına daha uzun zaman ayırdım. Yine de tariflerinin ne kadar isabetli ve başarılı olduğuna karar veremedim. Buna karşılık gezgin yazarların site ve blogları daha kolay değerlendiriliyor. Zira onların çektikleri fotoğraflar sadece kendi pişirdikleri yemeklerin tarifini yayımlayan ev kadınlarının fotoğraflarından daha başarılı. Sonuçta bu hafta sizinle sadece yemek sever gezginlerin blog ve siteleri hakkındaki görüşlerimi paylaşmaya karar verdim. Uzun zaman yenilenmemiş ya da estetik düzenden yoksun bloglarla profesyonal aşçılar ve medya mensuplarının sitelerini bir yana bıraktım. Amatör yemek blogları giderek daha çok okunuyor. Bu nedenle birçok restoran, blog yazarlarını davet edip ağırlıyor. Bunun kötü bir yanı yok. Ama bazı yazarlar davetli gittikleri yerleri, parasını ödedikleri mekanlardan çok daha coşkulu ve övgü dolu bir dille tanıtıyor. Kendilerine çekilen ziyafetin bedelini ödeselerdi kaç para vereceklerini de okurlarla paylaşsalar iyi olur.

İstanbul Eats
Dört yıl önce olduğu gibi bugün de 16 yıldır İstanbul'un yeme içme dünyasıyla iç içe olan Ygal Schleifer adlı bir serbest gazetecinin İstanbul Eats adlı blogu, fotoğraf ve yazılarının kalitesi açısından favorilerim arasında. Saveur dergisinin En İyi Seyahat Blogu dalında birinci oldu. Blogdaki yazılar Boyut Yayınları tarafından kitap haline getirildi. İstanbul Eats, İstanbul yeme içme dünyasının nabzını tutan en iyi İngilizce blog. (http://istanbuleats.com)

Halk Gurmesi
"Hesaplı ve lezzetli yemeğin peşinde olanların adresi: Halk Gurmesi", görselliği pek iddialı olmamakla birlikte, esnaf lokantalarını tanıtan başarılı bir site. 2010'dan bu yana aktif. Özellikle İstanbul'un pek bilinmeyen hesaplı yemek esnafını tanıtarak önemli işlev üstleniyor. (http://halkgurmesi.com)

Harbi Yiyorum
Bu siteyi yıllardır izliyorum. Dört yıl önce içerik açısından çok başarılı olmakla birlikte görsellik yanı zayıf kalıyordu. Zaman içinde çok gelişti. Hemen tüm sosyal medya kanallarından da izlenebilir hale geldi. En önemlisi içeriği ilk zamanlardaki canlılığını ve heyecanını koruyor. Şimdilerde açarsanız, en son yazı "Mekke'de kebap nerede yenir?" sorusuna ayrıntılı yanıt getiriyor. Özetle dört dörtlük bir site. (http://harbiyiyorum.com)

Gezen Yer
"Yeni yerleri keşfe çıktık, yediğimiz içtiğimiz bize kalmasın, gezip gördüklerimizi de anlatalım mı?" diye soruyor blogger Pınar Bostancı 'Gezen Yer' adlı blogunun önsözünde. Site 2011'den beri açıkmış; şimdilerde de epey hareketli, 50'nin üzerinde yer anlatılmış. Görselliğe de epey özen gösterilmiş. (http://www.gezenyer.com)

Cafe Lontano
Sitenin yazarı adını açıklamıyor. Ekonomi doktorası yapan bir finansçı olduğunu anlıyoruz. "Beni ben yapan anahtar kelimeler var. Örneğin; felsefe olimpiyatı, mutfaktayken unutulan zaman kavramı" diyor. Blogu, Yurtdışı ve Yurtiçi Gezileri, İnstagram ile Gezmek, Gurme Yazıları, Doğal Beslenme, Bol Sarımsaklı Tarifler gibi başlıklarına ayrılmış. Yazılar doyurucu, fotoğraflar iyi. (http://cafelontano.com)

Löplöpçüler
'Löplöpçüler' blogunun sahipleri Özenç ve Semih Diken, 2007'den bu yana dört kıtada 45 ülkeyi gezip lezzet duraklarını bloglarında başarıyla anlatmış. "Amacımız damaklarınızda lezzet patlamaları oluşturmak" diyorlar. Bence bu amaçlarına da ulaşmaktalar. (http://www. loplopculer. com)

Yesek
Burası kolektif bir site; yazı veren 17 yazar saydım. Bu kadar kalabalık bir ekip doğal olarak gayet verimli çalışmış ve ortaya 1000'in üzerinde irili ufaklı yazının yer aldığı çok zengin bir mekan ve yemek sitesi çıkmış. (http://www.yesek.com)