X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Jokey için de eğitim şart!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Jokey için de eğitim şart!

  • Giriş Tarihi: 9.3.2014

Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi, Türkiye'nin tek jokey adayı yetiştiren okulu. Veliefendi Hipodromu'nun içinde iki yıl eğitim veren bu zorlu okulda uzun boylu ve kilolu olmak yasak

Veliefendi Hipodromu'nda at yarışları ne kadar heyecanlı geçiyorsa, burada bulunan Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'nde de eğitimler bir o kadar zorlu geçiyor. Çünkü geleceğin jokeyleri burada yetişiyor. İki yıllık eğitimden sonra apranti, yani 'çırak' sertifikalarını alabiliyorlar. Türkiye'nin tek apranti eğitim merkezinde 50 jokey adayı eğitim görüyor. Burası 1985'ten beri de birçok ünlü jokeyi yetiştirmiş bir kurum. Biz de sabahın erken saatlerinde okulu ziyaret ettik. Jokey adayları, çoktan ahırlarda çalışmaya başlamıştı bile... Cüsselerinin dört katı büyüklüğündeki atları, eğerlerinden tutarak ahırlardan çıkarıp tımarlarını yaptılar, bir güzel de yıkadılar. Ahırları temizlemeyi de ihmal etmediler. Sonra da kasklar tekrar takıldı, koruyucu kıyafetler giyildi ve sıra sıra bindikleri atlarla doğru piste, atları koşturmaya gittiler. Hipodromda her gün geçmişte pistlerin tozunu atan yarış atlarıyla turluyor, yedişer kişilik gruplarla at biniciliği öğretmenlerinin eşliğinde atları koşturuyorlar. Geleceğin jokey adayları eğitmenlerinin verdiği talimatları dikkatle dinliyor, her söyleneni yapıyor. Onlar için jokey olmak hayatlarının anlamı.

45 KİLOYU GEÇEMİYORLAR
Jokey adayları, Türkiye'nin her yerinden gelen yüzlerce gencin arasından seçiliyor. Okula kabul edilmenin de belli kuralları var: En fazla 1.50 m boyunda olmak ve 45 kilodan fazla olmamak şart! Bununla da bitmiyor, zorlu bir yazılı sınavı geçmeleri, kilo almamak için beslenmelerine çok dikkat etmeleri gerekiyor. Okula girdikten sonra da her sabah saat 04.00'te uyanıp eküri diye tabir edilen at sahiplerinin ahırlarına gidiyor, at biniyorlar. Bu şartlardaki eğitimde sabırlı ve disiplinli bir şekilde atlarıyla ilgilenmeleri gerekiyor. Her zaman aynı ata da binmiyorlar. At biniciliği hocası Davut Akdı bunun nedenini şöyle açıklıyor: "Eğer öğrenci hep aynı ata binerse, sadece o atın huyuna alışır ve iyi bir jokey olamaz." Bu okuldan yetişen jokey adaylarının geleceği de parlak. Çünkü son 10 yıla damgasını vuran, başarılı jokeylerden Gökhan Kocakaya, Tugay Alıcı, Gökhan Gökçe, Ayhan Koşul, Uğur Polat ve Mustafa Çiçek gibi isimler de burada yetişti. Jokey olmak için genç yaşlarında bu okula başvuran öğrencilerin tek hayali jokeylik unvanına ulaşmak. Bunun için de önlerinde daha uzun bir yol var. Çünkü iki yılın sonunda apranti sertifikasıyla iş bitmiyor. Jokey unvanı alabilmek için 150 yarışta birincilik kazanmaları gerekiyor. Kimi gelecekte Gazi Koşusu'nu kazanmayı, kimi ilk yarışında derece yapmayı hayal ediyor. Ama hepsinin ortak noktası elbette at sevgisi... Birçoğu bu hayallerini gerçekleştirebilmek için ailelerinden, evlerinden uzakta yatılı eğitim görüyor. Jokey adaylarının ailesinde atçılık yapan da var, at yarışlarına ilgi duyduğu için çocuğunun jokey olmasını isteyen de...

ATIN ÜSTÜNDE KENDİMİ ÖZGÜR HİSSEDİYORUM
Mustafa Candemir'in (16) ailesinde atçılık yapan yok. Ama eniştelerinin at yarışı tutkusu onu jokeyliğe yöneltmiş. Boyu ve kilosu da uygun olunca okula başlayabilmiş. O, Akın Sezen gibi büyük bir jokey olmak istiyor. Pistlerde at binmek de en mutlu olduğu an: "Atın üstünde kendimi özgür hissediyorum. Staj yaptığımız yerde kendimi gösterebilirsem iyi yerlere gelebilirim. Hayalim gelecekte Gazi Koşusu'nda birinci olmak."

PİSTLERDE BENİ KİMSE GEÇEMEZ
Muharrem Ok'un (17) ailesi Ağrılı ve uzun süredir atçılık yapıyor. Babası ve ağabeyi Çetin Ok da jokeylikten gelme. Çetin Ok'un 320 birinciliği ve 5 binden fazla at binmişliği var. Muharrem de altı yaşından beri at biniyor. Ağabeyinin birinciliklerini gördükçe jokey olmaya karar verdiğini söylüyor: "Hayalim ağabeyim gibi iyi bir jokey olmak. O zaman beni kimse geçemez."

BÜTÜN AİLEM ATÇILIK YAPIYOR
Yedi yaşından beri at binen Hışman Çizik'in (16) kardeşleri de atların bakımını yapıyor: "Şanlıurfa'da atlarımız var. Çocukluğum atların arasında geçti. Kendimi geliştirmek için buraya geldim. Hep ağabeylerime özendim. Bir jokey için kilo çok önemli, o yüzden hamburger ve hamur işleri yememiz yasak."

ŞİMŞEK GİBİ HIZLI OLACAĞIM
İkinci sınıf öğrencisi İsmail Ersöz'ün (18) atlara olan sevgisi, Bursa'nın İnegöl ilçesine bağlı Hoca Köyü'nde başlıyor. Şimşek adını verdiği yavru atın annesi ölünce, 20 günlükken ona hediye ediliyor. Hayali iyi bir jokey olmak.