X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gezegenimizin gıda israfı 1 trilyon dolar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gezegenimizin gıda israfı 1 trilyon dolar

  • Giriş Tarihi: 30.3.2014

Yılda 10 milyon kişinin açlıktan öldüğü dünyamızda, 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor. ABD'de lokantalarda artan yemekleri paketletip eve götürme kültürü çok yaygın. AB de 2014'ü Gıda Atığını Önleyelim Yılı ilan etti

Yıllar önce bir grupla Şikago'daki ünlü Pizza Uno'daydım. Davet sahibi firmanın Şikago yöneticileri bize eşlik ediyordu. Uno, bizde pek tutulmayan, kalın altlı, üstü bol malzemeli, son derece doyurucu pizzalarıyla ünlü. Biz iki dilimden sonra tıkandığımız halde ev sahiplerimiz ısmarladıkça ısmarladı; masaların üstü bütün pizza çeşitleriyle doldu. "Yeter artık, ziyan olacak" diye uyardım ama şirketin bölge sorumlusu "Merak etmeyin ziyan olmaz!" dedi. Kalkmadan önce artan pizzalar kutulara dolduruldu. Şirket çalışanları paylaşıp evlerine götürdü. Doğrusu yöneticilerin bile tabaklarımızda kalmış yemekleri 'köpek torbası' anlamına gelen 'doggie bag'lere doldurup evlerine taşımaları, onlar adına beni utandırdı. ABD'de çok yaygın olan bu uygulama, Türk geleneklerine uymuyor. Bize göre, yemek artıklarını torbaya doldurup götürmesi için insanın gerçekten çok aç ve yoksul olması gerekir. Osmanlı'da konak ve saraylardaki ziyafetlerden arta kalanlar personel tarafından yenip bitirilse de yardım için dağıtılan yemekler özel olarak pişirtilip taze taze gönderilirdi. Aşağılayıcı, köpek mamasını çağrıştıran 'doggie bag' uygulamasına alışmamız hiç de kolay değil.

İNGİLTERE' DE SAĞLIĞA AYKIRI BULUNUYOR
Avrupa'nın belli başlı ülkelerinde de durum bizden farklı değil. İngiltere'de restoranlar birliğinin yaptırdığı bir araştırmaya göre, halkın yüzde 25'i, artıkları eve götürmenin sağlığa ve gıda güvenliği politikalarına aykırı olduğuna ve geleneklere uymadığına inanıyor. Fransa'da da bu yöntem, restorancıların çabalarına rağmen tutmamış. Tahminlere göre Fransa'da restoranda yemek yiyen her müşteri, ortalama 210 ile 230 gram gıdayı tabaklarında bırakıyor. 2016'dan itibaren otel ve restoranlar gıda atıklarını kendileri ayrıştırıp dönüşüme kazandıracaklar; uymayanları ciddi cezalar bekliyor. Dolayısıyla doggie bag yaygınlaştırılmak isteniyor. Bizde restoran atıkları kişi başına 100 gram civarında. Buna karşılık yılda 1.8 milyar ekmek çöpe atılıyor. AB'nin konuya dikkat çekmek için 2014'ü Gıda Atığını Önleyelim Yılı olarak ilan etmesinden de yararlanılarak bizde de tabakta kalan yemeklerin eve götürülerek değerlendirilmesi için çalışmalar yoğunlaştırılıyor. İngiltere'de üst düzey restoranlar bile AB kampanyasına destek veriyor. Japon mutfak zinciri Wagamama, 73 şubesinde artıkları paketliyor. Üç Michelin yıldızlı Waterside Inn, istek olursa paket hazırlayabileceklerini belirtiyor ama bugüne kadar böyle bir istek olmadığını da vurguluyor. Ünlü şef Alain Roux'un sekreteri "Müşteri isterse biz hazırız" dese de "Çok paraları var, bunu kendilerine yediremezler" diye de ekliyor.

870 MİLYON KİŞİ YETERSİZ BESLENİYOR
Tahminlere göre yılda 870 milyon kişinin, başka deyişle dünya nüfusunun yüzde 12,5'inin yetersiz beslendiği, yaklaşık 10 milyon kişinin ise açlık ve yetersiz beslenmeden öldüğü dünyamızda, yılda 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor. Toplam dünya gıda üretiminin üçte birini çöpe atıyoruz ve bu israfın ekonomik değeri de 1 trilyon dolar civarında. Gelişmiş ülkelerde çöpe atılan gıdaların yüzde 40'ı, aslında yenebilecek durumda. Bu ülkeler yılda yaklaşık 222 milyon ton yenebilir ürünü heba ediyor; bu miktar ise neredeyse Sahra Altı Afrika ülkelerinin yıllık toplam gıda üretimine karşılık geliyor. Gelişmekte olan ülkelerde gıda ziyanı nedenleri daha farklı. Fakir ülkelerde taşıma ve depolama yetersizliği yüzünden hasadın yüzde 40'ı tarladan tüketiciye ulaştırılırken ziyan oluyor. Bu ülkelerde ziyan olan buğday miktarı yılda 150 milyon tonu buluyor. Bu kayıp, tüm fakir ülkelerdeki açlığı ortadan kaldırabilecek buğday miktarının altı katını oluşturuyor.

NEREDEN ÇIKTI?
Bu Amerikan uygulamasının başlangıcı hakkında çeşitli öyküler anlatılıyor. Bunlar içinde en akla yakın olanı şu: 1949'da New York'un Greenwich bulvarındaki Dan Sampler's Steak Joint adlı restoranda müşteriler biftek kalıntılarını köpeklerine götürmek için ambalaj malzemesi istemeye başlayınca, Sampler, yemeklerin ve garnitürlerin porsiyonlarını küçültmek yerine, müşterilerin bitiremedikleri yemek artıklarını, sözüm ona 'köpeklerine' götürmeleri için onları yüreklendirmek amacıyla, üzerinde İskoç Terrier cinsi bir köpeğin resmi bulunan yağlı kağıttan torbalar yaptırmış; buna da 'köpek torbası', doggie bag adını vermiş. Bu torbalarda bizim karamela şekerlerinden çıkan maniler benzeri bir de şiir yer alıyormuş. Şikago'daki ileri görüşlü bir kağıt torba firması bu torbaları ülke çapında pazarlamaya başlamış. Birkaç yıl içinde bu yağlı kağıt torbaların sayısı 150 milyona ulaşmış. Günümüzde artık doggie bag malzemesi olarak yağlı kağıt yerine alüminyum folyo, köpük veya karton kutular kullanılıyor. Folyoyu kuğu biçiminde sarmak, klasik doggie bag şekli. Amerikalılar müsrif bir ulus olarak tanınır. Ama hiç değilse bu konuda dünya onları örnek almaya başladı.