X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Oyunculuğu mahalledeki abilere borçluyum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Oyunculuğu mahalledeki abilere borçluyum

  • Giriş Tarihi: 30.3.2014

Bazen TV ekranında, döktürüyor bazen tiyatro sahnesinde, bazen de genç bir öğrencinin ilk filminde. Erkan Can yaptığı işi iyi yapmaya çalışanlardan ve yaşadığı çağı sorgulayanlardan

Erkan Can kendi jenerasyonunun en iyi isimlerinden biri. Tiyatrosinema ve dizi sektöründe yer aldığı işlerle adından söz ettiren, yeni oyunculuğa başlayanların 'Erkan Abi' diyerek etrafında dolaştığı bir isim. Can gençleri seviyor, kıramıyor onları. Onu sık sık 'ilk filmler'de görüyoruz. "Seviyorum gençleri, desteklemek lazım" diye açıklıyor bu durumu. Televizyon izleyicisinin de severek takip ettiği Can, son olarak atv'de yayınlanan Kara Para Aşk dizisinde Tayyar karakterini canlandırıyor. Bunun yanı sıra beş sezondur devam eden Alevli Günler isimli tiyatro oyunuyla sahnede farklı bir rolle izleyicinin karşısında olan Can'la, hayat ve kariyeri üzerine konuştuk.

- Karşınıza yeni bir oyuncu geldi, ne tavsiye edersiniz?
- Kulis hissi başkadır onu yaşamasını tavsiye ederim.
Oyundan üç-dört saat önce geliriz, hazırlanırız. O gün tiyatroya ayrılır. Yeni oyuncular kulisteki dostluklara, arkadaşlıklara, yardımlaşmaya, imeceye dikkat etmeli. Ve çok okumalılar.

- Yeni bir oyuncu nerede hata yapıyor?
- Çok heyecanlı oluyorlar. Oynarken ve yaşamda çok heyecanlılar. Kendilerine dışardan bakabilmeliler. Oynarken zamanı durdurabilmek çok önemli. Acele etmeden sindirerek oynamak gerekiyor. Sadece ezber yapmak değil de, o laflar gerçekten seninmiş gibi davranmalısın. Genç kafa hızlı gidiyor, kendilerini tutamıyorlar ve oynarken aceleciler. Sakin olmalarını salık veririm.

- Bol ödüllü bir oyuncusunuz... Ödüller sizin için önemli mi?
- Önemli elbette. Bir şey yapıyorsun, insanlar da seni yaptığın şey için takdir ediyor. İnsanın ruhunu okşayan şeyler... Şöyle bir ayağa kalkıyorsun ve düşünüyorsun. Ödüller bir ağırlık ve yük aslında. Hep onun üstüne çıkmak gerekiyor düşünce olarak. Hayat enteresan, insan tükenebilir de...

- Baktığınızda gururla andığınız işleriniz hangileri?
- Hepsi ayrı lezzet ve tatta ama Gemide, Takva, Dar Alanda Kısa Paslaşmalar benim çok sevdiğim filmler. Hepsini seviyorum ama bunların yeri ayrı. Özellikle Gemide ve Takva çok evrensel.

- Bir oyuncuyu geldiği topraklar ve yetiştiriliş biçimi nasıl etkiler?
- Hepsiyle birlikte vardır oyuncu. Geçmişinden sıyrılamazsın zaten. İnsanı oyuncu yapan belki de, geçmişteki anılar, o zamanki duygular... Ama oyunculuk tüm bunlardan sıyrılıp yukarıdan bakabilmeyi de gerektirir.

- Oyuncu olmanıza yol açan nasıl bir histi?
- 15 yaşımdaydım oyuncu olduğum zaman. Sinemada ne gördüysem taklit ederdim, böyle bir oynama hissi vardı bende. Bunun oyunculuk eğilimi olduğunun ya da bendeki yeteneğin göstergesi olduğunun farkında değildim.

- Kim keşfetti? - Mahalledeki abilerim bu durumu keşfetti ve beni tiyatroya ittiler. Oyuncu olmamı mahalledeki abilerime borçluyum. Yoksa geçer giderdi bu durum...

- Yeni sinemacılara sonsuz bir destek veriyorsunuz.
- Her gelene yardım ediyorum. Güzel konuşup beni ikna edenlerin filminde oynuyorum. Zamanım vaktim varsa hiçbirini geri çevirmemeye çalışıyorum. 'Oynar mısın Erkan Abi, ilk filmim, okul bitirme' diye geliyorlar. Kıyamıyorum. Bir sürü ilk bitirme filminde oynamışımdır. Çakal onlardan biri... 'Tamam oğlum oynarız, sen bir yola çıkmışsın destek oluruz' diyorum. Ne yapayım?

- Size böyle destek olanlar olmuş muydu?
- Abilerim yardım etti bana. Çünkü biz öyle bir kültürden büyüdük geldik. Yardımlaşma hep var. Olması gerekiyor. Maddi, manevi olan olmayana verecek. Yarin yanağından gayrı her şeyimiz ortak, biz böyle öğrendik. Bunu ne kadar yapıp yapamadığıma dair özeleştiri de yaparım.
Kendime çok da acımasız davranırım. Gençleri seviyorum, biz gideceğiz onlar kalacak.