Türkiye-Ermeni sınırında bir çikolata öyküsü

Giriş Tarihi: 4.5.2014

Oyuncu Derya Durmaz bir çikolatanın peşine düşüp Türkiye-Ermenistan sınırını aşan bir Ermeni kız çocuğunun hikayesini filme çekti. Ziazan kalpleri yumuşattığı gibi Fransa'da ödül de aldı

Dört yaşında bir Ermeni kızı Ziazan. Ermenistan'da yaşıyor. Türkiye-Ermenistan arasında bavul ticareti yapan dayısını da çok seviyor. Çünkü dayısı ona her gidiş gelişinde tüplü çikolata getiriyor. Lakin dayısı bu git-gelleri iki ülke arasındaki sınır kapalı olduğu için Gürcistan üzerinden yapıyor. Bir gün Ziazan o çok sevdiği tüplü çikolatalardan arkadaşlarına da almak istiyor. Ve dayısının bavuluna saklanıp onunla birlikte sınırı geçmeye karar veriyor. Derya Durmaz'ın Ziazan adlı kısa filminin hikayesi böyle. Kültür Bakanlığı ve Ermenistan Türkiye Sinema Platformu desteğiyle, Giyotin Film'in yapımcılığında çekilen film geçen hafta Fransa'daki SEE a Paris-Güney Doğu Avrupa Sinemaları Festivali'nde dünya prömiyerini yaptı ve festivalden Jüri Özel Ödülü kazandı. Durmaz ilk yönetmenlik ödülünü de ünlü Fransız yönetmen Yves Boisset'nin elinden aldı. Şimdi filmi biraz geri saralım. Derya Durmaz'ı oyuncu olarak tanıyoruz. Mülteci, Saç, Aşk ve Devrim ve Mavi Dalga gibi birçok filmde ve dizi oynadı. Halen de atv'de yayınlanan Bugünün Saraylısı dizinde rol alıyor. İçinde bir şeyler anlatma isteği belirince de kamera arkasında şansını denemek ve bir kısa film çekmek istiyor. Tam da o sıralarda gazetelerde bir haber dikkatini çekiyor. Türkiye-Ermenistan arasındaki bavul ticaretiyle ilgili bir haber bu: "İki ülke arasındaki sınır kapalı olduğu için bavul ticareti Gürcistan üzerinden yapılıyor. Fakat sorun yaşanıyor. Hem Türkiye'den hem de Ermenistan'dan insanlar mağdur oluyor." Bu haberi kafasında eğip bükerken ve sınırın kapatılmasıyla yaşananların tuhaflığını anlamlandırmaya çalışırken, küçükken polis dayısının kendisine hediye olarak getirdiği tüplü çikolata anısı çıkageliyor zihninin bir köşesinden. Haber ve anı birleşince de Ziazan filmi filizleniyor... Belki de acılı ortak bir tarihe rağmen kapatılan sınırların, diyalogsuzluğun karşına en masum ve çocukça bir istekle dikilmek istedi, Durmaz. Belki de bir çocuğun gözünden içimizdeki sınırları kaldırmamız gerektiğini hatırlatmak istedi, bilinmez... Durmaz'a sorunca "Sinema bir meseleyi çok farklı anlatma olanağı sağlıyor. Kimi keskin anlatır kimi de naif. Hepsine de ihtiyaç var. Filmlere misyon yüklemeye gerek yok. Ama nasıl anlatırsanız anlatın samimiyet gerekli" diyor. Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilere gelince... Durmaz diyaloğun olması gerektiğini düşünüyor "Bazen yaşananları, yaşandığı sertlikte konuşmaya da ihtiyaç var bazen de tatlı tatlı konuşmaya ihtiyaç var. Bunlardan birini seçip diğerini yok sayarak sonuca ulaşmak zor" diyor. Filmin yolu açık. Belki de bunun sebebi filmin naifliği ya da Yunan yazar Mary Koukoules'in sözleriyle söylersek hem aydınlık bir film olması hem de çok önemli bir mesajı, müthiş bir sıcaklıkla vermesi.... Ziazan Fransa sonrası Uluslararası Erbil Film Festivali'nde gösterilecek, sonra Almanya'daki Mo&Friese Uluslararası Hamburg Çocuk Kısa Filmleri Festivali'nde. Arkasından Portekiz'deki Festroia Uluslararası Film Festivali'nde yarışacak. Ağustos ayında ise Tokyo yolcusu ama o sürpriz...

Durmaz, filmi çekmek için geçtiğimiz yıllarda birkaç kez Ermenistan'a gitti. Başrol oyuncusu Emy Vardanyan'ı da orada buldu. Geçtiğimiz yaz da filmi çekti. Sinema sektöründen pek çok arkadaşı da Durmaz'ı ilk yönetmenlik macerasında yalnız bırakmadı.
ARKADAŞINA GÖNDER
Türkiye-Ermeni sınırında bir çikolata öyküsü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz