X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 27 Mayıs darbecileri mezar soyguncusu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

27 Mayıs darbecileri mezar soyguncusu

  • Giriş Tarihi: 25.5.2014

27 Mayıs'ta darbecilerin icraatlarından biri Said Nursi'nin mezarını bilinmeyen bir yere nakletmekti. Belgelerle Bediüzzaman'ın Kabir Olayı kitabını yazan Necmeddin Şahiner: Kabir meselesiyle ilgili generallerle ve Alparslan Türkeş ile görüştüm. Türkeş korkuyor ve kaçıyordu

27 Mayıs darbesinin üzerinden geçen 54 yıla rağmen acılar hâlâ unutulmadı.
Bu darbenin tek mağduru siyasiler değildi.
27 Mayıs darbesinin zulmettiği insanlardan biri de Bediüzzaman Said Nursi'ydi. Darbecilerin ilk icraatlarından biri Bediüzzaman'ın mezarını gaspetmek ve bilinmeyen bir yere götürmek oldu. Ömrünün 50 yılını Bediüzzaman'ı hayatının bilinmeyenlerini ortaya çıkarmaya adayan Necmeddin Şahiner, darbecilerin mezar kaçırma hadisesini Belgelerle Bediüzzaman'ın Kabir Olayı ismiyle kitaplaştırdı. Said Nursi hakkında 30'dan fazla kitaba imza atan Şahiner ile Bediüzzaman'ın izinde yaptığı 50 yıllık yolculuğu ve darbecilerin mezar soygunculuğu hikayesini konuştuk.
- 27 Mayıs darbesinden sonra Bediüzzaman'ın mezarı kırılarak başka bir yere nakledildi. O günlerden biraz bahseder misiniz?
- Ankara'da 27 Mayıs darbesinin kudretli generalleri ve albaylarında 1960 yılının temmuz ayında bir hareketlilik başladı. Niyetleri Bediüzzaman'ın kabrini yerinden çıkarıp bilinmeyen bir yere götürmekti. Yaptıkları hırsızlığa bir kılıf uydurmak için Abdulmecit Ünlükul'a zorla bir kağıt imzalatıyorlar.
Bediüzzaman'ın kabrini yerinden çıkaran askerlere 20 gün izin vaat ediyorlar.
Askerle ne yaptığını kimin mezarını kırdıklarını bile bilmiyor. Urfa'daki tarlaya bir askeri uçak iniyor. Cenazeyi uçağa koyup Abdulmecit Ünlükul'un eşliğinde Afyon'a götürüyorlar.
- Pilotlarla görüştünüz mü?
- Pilot Ahmet Kırlay ile yıllar sonra Bornova'da görüştüm. Ağlayarak karşıladı ve "Beni bir günahtan kurtarmaya geldin, kim olduğunu bilmiyordum daha sonra öğrendim" dedi.
- Cenaze nereye götürüldü?
- Afyon'dan Isparta'ya götürüyorlar ve şehir mezarlığına defnediyorlar.
Daha sonra 1967 yılında bir cenaze defni sırasında galvaniz bir tabuta rastlıyorlar. Mezarda Üstad'ın naşını buluyorlar. Sonra ağabeyler tarafından oradan da alınıp Isparta'daki Sav mezarlığına götürülüyor. Şu anda mezarı Isparta Sav mezarlığında bulunuyor.
Defalarca gittim ziyaret ettim. Mezartaşı bile yok. Bu olayı Belgelerle Bediüzzaman'ın Kabir Olayı adıyla kitap haline getirdim.
- Bediüzzaman'ın mezarının bilinmemesi gerektiğini düşünenler var.
- Ben o inançta değilim. Üstad manevi bir işaretle bu mesele ile ilgilenmemi söyledi. Üstad "mezarım bilinmeyecek" dedi ve bu isteği yerine geldi.
Artık bence orada bir kabir değil ama külliye yapılması gerekir.
- Darbecilerle görüşebildiniz mi?
- Kabir meselesi ile ilgili generallerle ve iki defa Alparslan Türkeş ile görüştüm.
Korkuyor ve kaçıyordu. Kabir meselesi açılınca çok rahatsız oluyorlar.

DEMİREL KESEYİ SAKLAR

- Demirel ile nasıl tanıştınız?
- Süleyman Demirel ile sayısız defa görüştüm. Altı-yedi yaşında doğup büyüdüğü köyde el yazısı ile yazılan Risale-i Nur'ları anlattı. Bediüzzaman Risale-i Nur'lara hizmet edenlere ekmek parası veriyordu. Süleyman Demirel'in babasına da bir kese ile ekmek parası vermiş. O keseyi Süleyman Demirel hâlâ saklıyordu.
- Turgut Özal ile görüştünüz mü?
- Türk ve Aydınları Konuşuyor kitabını imzaladım ve Turgut Özal'a götürdüm. "Çok tehlikeli bir konuya girmişsin" dedi. Çok ilgilendi merakla ve keyifle okuyacağını söyledi. Sonraki yıllarda Celal Bayar'dan Recep Tayyip Erdoğan'a kadar birçok siyasetçi ile tanıştım.

ADIM ADIM BEDİÜZZAMAN'I TAKİP ETTİM

- 50 yıldır Said Nursi'nin izinde araştırma yapıyorsunuz. Bu macera nasıl başladı?
- O dönemde gazeteler sürekli Bediüzzaman isimli bir şahıstan bahsediyordu. 1958 yılında Bediüzzaman hayatta iken Tarihçe-i Hayat isimli eserini satın aldım. Hayatımı baştan sona değiştirdi.
- Yolculuğunuzun ilk durağı neresiydi?
- 1969 yılında Bediüzzaman'ın doğduğu Nurs Köyü'ne gittik. Bediüzzaman nereye gittiyse, nereye adım attıysa oraya adım atmaya gayret ettim. Barla, Eskişehir Cezaevi, Kastamonu, Emirdağ, Isparta, Van, Rusya her gittiği yere defalarca gittim. İnanılmaz şahitliklerim var.
-Bugüne kadar kaç kişiyle görüştünüz?
- Binden fazla Üstad'ı tanıyan insanla görüştüm. Sayısını inanın bilmiyorum. Bunun yanında 5 yüzden fazla devlet adamı, bürokrat, asker, sanatçı, siyasetçi, polis, gazeteci ve yazar ile Bediüzzaman'ı konuştum.