X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Atıl okullara mimar eli değdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Atıl okullara mimar eli değdi

  • Giriş Tarihi: 8.6.2014

Genç mimarlar İzmir'den Diyarbakır'a köylerdeki atıl okulları gezdi ve bu okulların iyileştirilmesi yönünde projeleri hayata geçirdi

Türkiye'de atıl durumda yaklaşık 15 bin köy okulu bulunuyor. Herkes İçin Mimarlık Derneği çatısı altındaki bir grup genç mimar, iki yıl önce hayata geçirdikleri proje kapsamında bu atıl okulların bulunduğu köylere gidip yerel halkın da görüşlerini alarak tasarımlar yapıyor, atölyeler düzenliyor. Amaç okulun kapısını onarıp penceresini takmak değil. Genç mimarlar, ihtiyaca uygun mimari tasarımlar yapmayı hedefliyor. Herkes İçin Mimarlık Derneği, sosyal sorunlara mimarlık bağlamında çözümler üretmeyi hedefleyen ve mimarlık eğitimine yeni açılımlar kazandırmayı amaçlayan bir topluluk. Şu ana kadar altı köy okuluna ulaşan mimarlar, son olarak Ödemiş Zihinsel Engelli İş Eğitimi Okulu için kolları sıvadı. Okulun eylül ayında açılması bekleniyor. Genç mimarlar, okul için sabırsızlanırken bir yandan da bağış aramaya devam ediyor. Derneğin başkanı Emre Gündoğdu "Bağış ve desteklerle atıl köy okullarına yönelik tasarımlar yapıp hayata geçirebiliriz. Destek artarsa daha çok okula ulaşırız" diyor. Genç mimarlarla bir araya geldik, hayallerini ve hedeflerini konuştuk.

HAYALİMİZ MİMARLIĞI HERKESE ULAŞTIRMAK

Emre Gündoğdu (29, Mimar)
- Neden hayaliniz herkes için mimarlık?
- Mimarlık, elit kesime hizmet veren bir prestij mesleği olarak görülüyor. Biz Türkiye çapında ihtiyaç olduğunu gördüğümüzden sosyal alanda herkese mimarlığı ulaştırabilecek bir inisiyatif oluşturduk.

- Atıl köy okulları için neler yapıyorsunuz?
- İstanbul'dan Ordu'ya, Diyarbakır'a gidip "Doğru mimari yapı bu!" demek yerine o yöredeki insanlarla görüşüp yerelin kültürel yapısına uygun istekleri öğreniyoruz. Bir proje belirlediğimiz zaman bu konuyla ilgili olan devlet yetkililerinden özel sektöre, yerel halktan sorumlu kişilere kadar hepsinin buluştuğu ortak bir tasarım düşüncesini var etmek amacımız. Böylece mimarinin talep edilebilir olduğunu göstermeyi hedefliyoruz. Atıl köy okulları projesi de bir çıkış noktası oldu. Okulun kapısını, penceresini onarmak yerine o okullarda tasarım farklılığı yaratmak istedik.

- Başka projeleriniz var mı?
- İzmir'deki bir arkadaşımız da Ödemiş ve çevresinde zihinsel engelli iş okuluna ihtiyaç olduğunu söyledi. Zihinsel engelli iş okulları farklı bir sistemi barındırıyor. Bu okullarda tekstilden tarıma zihinsel engelli çocuklara meslek kazandırılması amaçlanıyor. Ödemiş'e gidip üç-dört köy gezdik. Ovakent yıllar içinde göç vermiş ve tarımsal faaliyetleri de az. Bunu görünce oradaki büyük bir bina için tasarım hazırladık ve zihinsel engelli çocukların derslik, atölye ihtiyaçlarını karşılayacak bir hale getirmek için bağış arayarak çalıştık.

KÖY KAHVESİNDE AMCALARLA KAYNAŞTIK

Alican İnan (25, Şehircilik ve Mimarlık)
"Pilot bölge olarak seçtiğimiz Ordu, Çaka'da halk, biz gençlerin okulu bitirdikten sonra hayata atılması gerekirken 'hayır işi peşinde koşmamızı' garipsemişti. Düşünün köy kahvesinde oturan 20 kişilik genç bir ekip var. Amacımız da zaten amcaların masasına oturmak, onlarla konuşmak ve mimari açıdan fikirlerini almaktı. İlk başta uzak durdular. Nitekim ilk günün şaşkınlığının ardından ikinci gün köy okulunda çekilmiş fotoğraflarını getirmeye başladılar, sohbet ettik, okul anılarını dinledik. Fotoğraflar bize mimari anlamda büyük veri sağladı. Okulla ilgili projemize ilginin artmaya başladığını gördük. Bazı köylerde bizden sonra kıyafet yardımından atölyelere kadar çeşitli aktif çalışmalar oluyor. Zaten amaçlarımızdan biri de köyün iç dinamiklerini harekete geçirmek. Böylece süreklilik de sağlanıyor."

İKİ YILDIR AKTİF ÜYEYİM

Begüm Sarışın (25, İç Mimar)
"İki yıl önce derneğe üye olup aktif bir şekilde çalışmalara katılmaya başladım. Sadece hayıflanmaktansa yapabileceğim bir şeylerin olması bana keyif veriyor. Ne yazık ki mekan-insan ilişkisi düşüncesi yok Türkiye'de. Her şey ekonomik bazda ele alındığı için mekan-müteahhit ilişkisi var. Ama biz gençlerin yapabileceği şeyler var ve yapıyoruz. Katılımcı bir mimarlık, idealim."

İHTİYACA GÖRE TASARIM

Hakan Kaçmaz (30, Mimar)
"Yaşam şekilleri ya da mekan üretme alışkanlıklarına göre insanların ihtiyacına uygun mimari yapılar gerekli. Örneğin Karadeniz bölgesinin yapılaşma alışkanlığı birbirinden kopuk, halkı büyük alanlarda yaşamayı sever. Doğu ya da Güneydoğu'da ise dip dibe yapıların olduğunu, ilişkilerin daha iç içe olduğunu görüyoruz. Atıl köy okulları projesi de bu çeşitliliği sağlıyor bize. Birçok yerde yerelin projeye dahil olması önemli. Bir ahşap ustasının işçiliğinden ya da yerel malzemeden yararlanarak mimari yapılar yapmak hayalimiz. Yerelliğin kültürel zenginlik olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden şehirlerde de yerellik gözetilmeli. Her şehrin bir kimliği olmalı. Ama ne yazık ki birbirinin aynı şehirleşme tipleri var, Türkiye'de."

OKULLAR DEĞİŞİMİ SAĞLIYOR

Tuğba Kılınç (25, Mimar)
"Atıl köy okulları projesi kapsamında Ordu'daki Çaka'da üç günlük atölyeye katıldım. İlk gidişimizde 'Atıl köy okulu hakkında ne yapılmasını istersiniz?' diye sorduğumda 'Bir şey yapmak isteseydik 25 yılda yapardık' cevabını almıştım. Sonraki gidişlerimizde her şey değişti. Çaka'nın Sesi gazetesini çıkarıp bizim Çaka'ya kısa süreli gelmediğimiz ve işi ciddiye aldığımız görülünce farkındalık sağlandı. Sonra iletişimde sıcaklık oluştu. İnsanları harekete geçirmek bile başlı başına bir enerji doğuruyor. Mimari anlamda farkındalık uyandırmak güzel!"