X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şener Şen tazminat rakamını duyunca tavana sıçradı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şener Şen tazminat rakamını duyunca tavana sıçradı

  • Giriş Tarihi: 13.7.2014

O çok sevdiğim Göztepe tren istasyonunun, İstanbul'da banliyö trenleri çalışmadığı için müzeye dönüştürüleceğini duyduğum günlerde ziyaret ettim Nilüfer Üstel Kobakoğlu'nu... Ailesinin ve dostlarının kısaca Nili'sini... Kelimelerle aktarılamayacak şıklığı ve zarafeti karşısında etkilenmemek mümkün değildi. Seyahatten gelirken bindiği otobüste valizinin çalındığını, içindeki kıyafetlerinin her birinin onun için çok özel olduğunu anlatırken çok üzgündü. O sırada pencereden dışarıya baktığımda tren istasyonunun tam karşısında olduğumuzu fark edince, onun çalışarak geçirdiği hayatıyla istasyonun kaderi arasında bir paralellik olduğunu düşündüm, sadece bir his... Babası Lozan mübadili, 1914-1924 yılları arasında Yunanistan'da Gunaris Partisi'nden Drama milletvekili, avukat ve tütün tüccarı İsmail Hakkı Kobakoğlu... Kavala doğumlu. Ailesi mübadele yüzünden soğuk bir kış günü Türkiye'ye göçtüğünde henüz üç haftalıkmış. Önce İstanbul, sonra da Samsun'a yerleşiyorlar. Onun ifadesiyle Samsun'un Karadeniz'in Paris'i olduğu müthiş yıllar...

BÜTÜN AİLE HUKUKÇU

Doktor olmak istese de bütün aile hukukçu olduğu için o da mecburen hukuk fakültesine giriyor. Giriş o giriş... Aşkla andığı yakışıklı eşi Senih Üstel'le de burada tanışıyor. İsimleri geçince gözlerinin parladığı iki çocukları oluyor, Samsun'da hem çalışıp hem de oldukça sosyal, eğlenceli, mutlu bir hayat yaşıyorlar. Safiye Ayla'dan Yaşar Özel'e, Dario Mo'ya kadar Samsun'a gelen dönemin bütün ünlü sanatçıları mutlaka onların evine de uğruyor. O da Samsun, Ankara ve İstanbul hattında duruşmadan duruşmaya koşuyor. Eşinin 1976'da vakitsiz ölümünden sonra İstanbul'a yerleşmeye karar verince de işte Göztepe'deki bu eve taşınıyor. Geçen yılları siz toplayın. Karşımda oturan ve okul yıllarını, nasıl tuttuğunu koparan bir avukat olarak tanındığını, Emel Sayın'ı eşlerinden nasıl kurtardığını, Şener Şen'le Sermin Hürmeriç'i önce barıştırıp sonra nasıl boşadığını anlatan bu muhteşem kadına bakınca ben yılları, yaşları ve zamanı unuttum.
- En büyük aşkınız avukatlık mı?
- Hayır, ben hukuku düşünmüyordum çünkü benden 16 yaş büyük ablamdan itibaren hepsi hukukçu... En büyük ablam yargıtay üyesi olarak vefat etti. Aslında ben şarkı da söylemeyi severim ama hiç dile getirmedim.
- Babanız kızlarını okutma konusunda ne kadar kararlıymış.
-
Bizim ailede okumamış hiç kimse yok. Ben de bütün aile hukukçu olduğu için hukuku istemiyordum. Fakat maalesef o yıllarda Samsun'da oturuyorduk, ablam Ankara'da savcıydı. Ankara'daki fakültelerden birini seçmek zorundaydım. Tıbbiye için ilk gidilmesi gereken sınıf Ankara'da yoktu. Böyle olunca mecburen hukuk fakültesini seçtim.
- Fakültede sevebildiniz mi bari hak hukukla ilgilenmeyi?
- Zaten çok disiplinli bir öğrenciydim. Çok iyi not tutardım. Hâlâ bir parmağımda o yıllardan kalan bir kemik var. Fakülteye 250 kişi başladık, üç kişi bitirdik. İki erkek ve ben.
- Eşiniz de fakülte aşkı o zaman...
- Eşimle bir arkadaşımız tanıştırdı. O bitirmişti, bir dersi kalmıştı. Bu arada bir başkası daha benimle evlenmek istemişti ama ben eşimle evlenmeye karar verdim. İkinci sınıfta da evlendik ama düğünümüz mezuniyetten sonra yapıldı. Çünkü ben fakülteden mezun olmayı şart koşmuştum.