X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Siyasetin dik âlâsını yapıyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Siyasetin dik âlâsını yapıyorum

  • Giriş Tarihi: 20.7.2014

O fikrini söyleyen, siyasi duruşunu saklamayan bir sanatçı. Sert açıklamalardan kaçınmayan, bu nedenle ölüm tehditleri alan biri. Başbakan Erdoğan’ın vizyon toplantısına katılan sanatçılara yöneltilen eleştirileri doğru bulmayan Kadir İnanır “Sanatçılar yakın buldukları siyasetçilerin kampanyalarına katılır, buna saygılı olacaksın” diyor

Kadir İnanır, Türk sinemasının en önemli isimlerinden biri. Ama son zamanlarda onu sinemadan ziyade, Türkiye'nin sorunlarına ilişkin verdiği röportajlarla konuşuyoruz. Kürt sorununun çözüm sürecinde Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan İnanır, konuyla ilgili yaptığı açıklamalarla sıkça gündem oldu. O dönem birçok kişi tarafından sert bir dille eleştirilen hatta vatan hainliğiyle suçlanan İnanır ölüm tehditleri de aldı. Sanatçının siyasi ve toplumsal olaylara ilişkin yorumlarına karşı linç kültürü harekete geçmişti. İnanır tüm bu dönemde yılmadı, bildiğini okumaya devam etti. Tıpkı ondan beklendiği gibi. Biz de içinden geçtiğimiz süreç, cumhurbaşkanlığı seçimi, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın vizyon toplantısına katılan sanatçıların eleştirilmesi konularında konuşmak üzere İnanır'ın kapısını çaldık, uzun uzun sohbet ettik. Siyaset, hayat ve Türkiye üzerine konuştuk.

- Sanatçı kimdir? Sanatçının etliye sütlüye karışmayanı mı makbul?
- Sanatçılar yaşadıkları toplumda ve dünyada, insan onurunu yücelten her türlü kavganın öncü savaşçılarıdır. İşlerinde ve söylemlerinde ayrımcılığa yer yoktur. Sadece barış ve sevgi için çırpınıp dururlar ve mutlaka kazanırlar. Onları kırıp dökme düşüncesi ve yapılanması tarihler boyunca hiçbir ülkede başarılı olamamıştır. Herkes susar ama sanatçı susmaz, susamaz... Doğru bulduğu evrensel değerleri kaybederse ölür... Sanatçılar ölürse, sevgi ölür, saygı ölür, barış ölür, insanlık ölür...

YILDIZ ÇOK SAF KIZDIR

- Başbakan Edoğan'ın vizyon toplantısına katılan sanatçılar sosyal medya üzerinden neredeyse linç edildi...
- Ben bir sosyal demokratım eğer biri "Sosyal demokratım" diyorsa, düşünce özgürlüğünü savunmalı. Her tür düşünceye saygılı olmalı. Böyle olmadığı zaman o adamın sosyal demokratlığı lafta kalır. Her insanın, sanatçı da olsa bir siyasi görüşü vardır. Buna da saygılı olacaksın! Siyasi tercihleri vardır, buna da saygı duyacaksın. Sanatçılar kendilerine yakın buldukları siyasetçilerin kampanyalarına katılır, bunlara da saygı duyacaksın. Eleştirebilirsin ama yıpratma hakkın yok. Bunu yaparsan kendin de aynı tepkiyi görürsün. Bu müdahale etmek demektir. Onun için yapılan şey yanlıştır! Sanatçı arkadaşların Erdoğan'ın toplantısına katılmasa tepki göstermek yanlıştır. Yıldız Tilbe olayında da böyle oldu. O çok saf, temiz bir kızdır. O günkü o heyecanla, Kudüs'teki çocukların yaralı yüzlerini görünce, ağzından böyle bir laf çıkmış, niye linç ediyorsunuz ki? İsrail'deki bu katliama bizden fazla tepki gösteren Yahudiler var. Onları niye yok sayıyorsun? Size niye düşüyor bunun derdi? Niye Yıldız'a hakaretler yağdırıyorsunuz? Yarın çıkar özür diler... Linç kültürünü ortadan kaldırmamız lazım.

- Son dönem söylemleriniz, röportajlarınız siyasi ağırlıklı, neden?
- Ben aktif siyaset yapmıyorum ama işimde siyasetin dik âlâsını yaptım... "Sanatçı ne karışır bu işlere" gibi bir algı var. Buna ne derler Osmanlı'da bilir misin, idare-i maslahat güzarcı. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Bu kimlik yoksunluğudur, kişilik meselesidir. Böyle sanatçı olunmaz. Sanatçı bir ülkenin çağdaşlaşması için verilen savaşta en önde koşan insandır. Sanatçı muhalefettedir. Hiçbir şeye "Evet" ya da "Güzel" demez taa ki en son noktayı görene kadar. İnsanlık tarihindeki tüm sanatçılar hiçbir şeyi beğenmez ve belki daha iyisi vardır diye onun peşinde koşar. Bu özellikleri yüzünden sanatçılarıyla uğraşanlar kaybetmiştir.