X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sporun sanatla dansı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sporun sanatla dansı

  • Giriş Tarihi: 21.9.2014

Ressam Cemil Tamay senelerini spora adamış biri. Spor dallarını resmine yansıtan Tamay iddialı: "Resmini yapmadığım spor dalı kalmayacak"

Cemil Tamay tam bir spor tutkunu. Küçük yaşlarda yelkene duyduğu sevgi ve merak onu yelken eğitmenliğine kadar götürmüş. Gençlik yıllarında sadece spora değil, sanata da ilgi duyması çizim yeteneğini geliştirmesini sağlamış. Zaten lisans eğitimini de keman bölümünde tamamlamış. Ama hani derler ya 'On parmağında on marifet var' diye. Tiyatrodan dansa, kemandan müziğe, voleyboldan yüzmeye ve fotoğrafa kadar birçok alanda kendini geliştirmiş. Her ne kadar spor branşlarında amatörce maraton yüzüp voleybol oynasa da yelken tutkusu hep bir başka olmuş. Aklının bir ucunda da spor ve sanat sevdası içiçe durmuş. Ama spor sevdası yüreğinde hep bir başka yer almış. Her şey bir yelkenli yarışında başlamış zaten. Tamay İstanbul Caddebostan'da yelken yarışı parkurunda yaşadığı ve tüm hayatını değiştirecek o anı bugün gibi hatırlıyor: "O teknelerin gelişi, denizin coşkusu, hız, adrenalin, halatlar ve renk cümbüşü o an öyle hoşuma gitti ki, bir anda tablolar gözümde canlandı. 'Resmetmem lazım bunu!' diye düşündüm". O an onu öyle etkilemiş ki, aynı zamanda fotoğrafçı olduğu için gece gündüz çalışarak bir spor arşivi oluşturmuş. Kısa süre içinde de izleyeceği yöntem filizlenmiş beyninde, karışık teknik yöntemiyle fotoğrafla resmi bir araya getirmeye başlamış. Tabii sporla da sanatı... Böylece spor tutkusunu tuvale taşıyan spor sanatçısı Cemil Tamay ilk sergisini Moto GP yarışları için İstanbul Park'ta (2006) açmayı başarmış. Bir çağdaş sanat serüveni olarak başlayan resim merakının yönü seneler içinde tamamen klasik resme çevrilmiş.

ÜÇ BÜYÜKLERİ RESMETMİŞTİ
İlk serginin ardından sergilerin arkası gelmiş. Olimpiyat organizasyonlarından spor müsabakalarına kadar geniş bir yelpazede sporcu odaklı değil, branş odaklı resimlerini tam da sporun merkezlerinde sergilemiş hep. İzin alma konusunda büyük zorluklar yaşasa da "Değdi" diyor Tamay ve ekliyor: "Dünyada spor organizasyonlarında hem de sporla ilgili sergiler açanını görmedim. Hemen hemen sporun tüm branşlarını tuvallerime yansıttığım için dünyada eşi benzeri yok bunun!" diyor. Atölyesinde geceli gündüzlü çalışmaya devam eden Tamay, sporseverlerle sanatseverleri spor ve sanatla tanıştırdığı için çok memnun: "İnsanlar spor müsabakaları için sportif alanlara gelip sporla ilgili tabloları görünce çok şaşırıyor." Tamay, ilk başlarda sporcu odaklı değil, branş odaklı resimler yapmış olsa da sonrasında istek üzerine sporcu odaklı çalışmalara da imza atmış. Futboldan Alex ve Carlos, basketboldan İbrahim Kutluay ve Hidayet Türkoğlu, halterden Halil Mutlu ve Naim Süleymanoğlu, güreşten Ahmet Güç gibi isimleri resmetmiş. Futbolun devlerini çizerken ruh halinin bir başka olduğunu anlatıyor: "Üç büyükleri çizerken her takımın ruhuna bürünüyorum."

ABD'Lİ ATLETLER 'BİZİM DE RESMİMİZİ YAPAR MISIN?' DEDİ
Amacım insanların ilgi duydukları bir spor alanı sayesinde sanata ilgi duymalarını sağlamak. Sanata ilgisi olup spora hiç ilgisi olmayan bir sanatseverin de bu tablolar sayesinde sporla ilgilenmesi mümkün. Ayrıca sergilerden sporcular da çok etkileniyor. Örneğin Dünya Atletizim Salon Şampiyonası'nda Amerikalı atletler sergiyi gezerken içlerinde biri, 'Aa! Bu benim!' dedi. Çok şaşırdı. Arkadaşları da 'Bizim de resmimizi yapar mısınız?' diye sorunca dünyalar benim oldu. Ama 12 Dev Adam resimlerini görmedi. Olabildiğince çok sporcunun, sanatseverin resimlerimi görmesini istiyorum. Ama ne yazık ki sanat Türkiye'de kıymet görmüyor. Tek şansım yaptığımı kimsenin yapmıyor oluşu. İsterim ki 10 binlerce seyircinin olduğu bir stadyumda maç öncesi resimlerim ekranlarda gösterilsin.

FENERBAHÇE SATIN ALDI, SIRA DİĞER BÜYÜKLERDE
Tamay'ın resimlerine koleksiyonerler de özel bir ilgi duyuyor. Birçok kişi tablolarını koleksiyonuna dahil etmiş. Ama onun için en anlamlı olan Ali Koç'un Fenerbahçe tablolarını alıp Şükrü Saracoğlu Stadı'nın duvarlarına astırması. Zaten en çok hayalini kurduğu şeylerden biri de bu. Üç büyüklerin stad duvarlarını resimlerinin süslemesi: "Galatasaray'ın stad açılışında da sergi açtım. Galatasaray stadınının duvarlarını resimlerimin süslemesini çok isterim. Beşiktaş'ın şampiyonluk kupasını kaldırırken resmi var örneğin. Henüz kimse görmedi. O tablo da Beşiktaş'ın yeni stadında sergilense dünyalar benim olur. Çünkü spora âşığım." En büyük hayali Türkiye'de bir spor ve sanat müzesi açabilmek. Bunun için de her şeyi yapıyor: "Neden dünyada olduğu gibi Türkiye'de de spor ve sanat müzesi olmasın? Devletten tek isteğim bu" diyor. Eklemeden geçmiyor: "Resmini yapmadığım spor dalı kalmayacak!"