X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hayatının frikiği için topun başında
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hayatının frikiği için topun başında

  • Giriş Tarihi: 5.10.2014

Formasını da giydiği Sampdoria'yı geçen sezon ipten alan, bu sezona da çok sıkı bir giriş yapan teknik adam Mihajloviç, tüm mali sıkıntılara rağmen adım adım ilerliyor. Ve tarihin gördüğü en iyi frikik ustalarından biri, bu kez en zor vuruşu deniyor

"Onunla frikik düellosuna varım. 10'ar vuruş... Topu ve kaleciyi de o seçsin. Kim en iyi görelim." 28 golle İtalya tarihinin en çok frikik golü atan adamı, gelmiş geçmiş en büyük duran top ustalarından Sinisa Mihajloviç, bir şövalye misali meydan okuyor, dört gol geriden gelen Andrea Pirlo'ya... Ve ekliyor: "Ama Yugoslavya'da attıklarımı da sayarsınız Pirlo'nun beni yakalamak için yeniden doğması gerekir." Allah vergisi yeteneğini, bıkıp usanmadan çalışarak mükemmelliğe taşıdı Sırp savunmacı. Öyle ki babası, ileride Osmanlı'nın topları misali Avrupa'nın 'en iyi korunan kalelerini' dövecek sol ayağıyla yerle bir ettiği garaj kapısını sürekli değiştirmek zorunda kalırdı. Devler arenasına ilk arzıendam ettiği bir de Avrupa şampiyonluğu yaşadığı Kızılyıldız'da oynarken Belgrad Üniversitesi uzmanları gelip onun vuruş tekniğini inceledi. Ölçtüler, biçtiler, gözlediler... Ama ne yaptılarsa sırrını çözemediler. Artık 45 yaşında fakat hâlâ rakipsiz frikiklerde... Bazen talebeleri 50 avroya iddiaya tutuşuyor Mihajloviç'le. Antrenman sonrası kozlarını paylaşıyorlar. Ve tabii ki kaybediyorlar. Şimdilerde, geçen kasım sondan ikinci sıradan alıp düşme hattından 13 puan yukarıya, güvenli limanlara taşıdığı Sampdoria ile İtalya Serie A'ye yaptığı sükseli başlangıcın keyfini sürüyor. İlk beş maç sonunda yenilgisizler ve takım, ortak liderler Roma ile Juventus'un yalnız dört puan gerisinde. Dahası geçen hafta sonu, kentin simgesinden ötürü "deniz feneri derbisi' diye anılan Cenova derbisinde, hemşehrileri Genoa'yı hem de deplasmanda devirdiler. Futbolculuğunda, Mihajloviç'in Roma'dan sonra Çizme'deki ikinci durağıydı Sampdoria. Taraftarın "Sampd'oro"da diye andığı 'altın çağın' son demlerinde formasını giydiği kulübe çok şey borçluydu. Zira 94'te imza attığında kariyerindeki en kötü dönemlerden birini yaşıyordu. Ve Cenova kulübünde yeniden doğdu. Sampdoria'dan "S.O.S" çağrısı geldiğinde Sırbistan'ı çalıştırıyordu Sinisa. Bir an bile düşünmedi. Hemen istifasını verip kulübünü kurtarmak için ateşten gömleği giydi. Kennedy suikasitinin 50'inci yılı arifesinde takımın başına geçtiğinde, eski ABD başkanından alıntı yaparak açıkladı felsefesini: "Kennedy, 'Kendinize ülkem benim için ne yapabilir diye değil ben ülkem için ne yapabilirim diye sorun' demişti. Ben de oyuncularımdan 'Ben bu kulüp için ne yapabilirim' diye sormalarını istiyorum. Tıpkı Berlin Duvarı'nın önünde 'Ben bir Berlinliyim' diyen JFK gibi ben de bir Sampdorialıyım ve evime döndüm."

SEVİLEN TOPÇU, NEFRET EDİLEN SIRP MİLLİYETÇİSİ
Bu onun ilk 'görevimiz tehlike' filmi değildi esasında. Dört yıl önce de Catania'yı yine sondan ikinciyken devralıp, o döneme kadar aldığı en yüksek puanla 13'üncülüğe taşımıştı. Ertesi sezon Prandelli'nin yerine geçtiği Fiorentina macerası ise 'doku uyuşmazlığı'na kurban gitmişti. Mihajloviç'in en büyük özelliği talebelerinin beynine işlemesi. Üzerlerindeki 'kaybeden' etiketini silip, kazanmaya inandırması. Zira ona göre teknik adamlığın sırrı insan yönetiminden geçiyor. Ve tıpkı kendi gibi, yılmayan savaşçılara, 'kazananlara' dönüştürüyor oyuncularını. Defansif orta saha Palombo onunla 33 yaşında ikinci baharını yaşıyor. Genç forvet Gabbiadini'nin adı İngiliz devleriyle anılıyor. Öğrencileriyle frikik yarışına girecek ya da kapısını hep açık tutacak kadar 'demokrat' ancak oyunculuğundaki imajının da katkısıyla bir o kadar da otoriter... Belli ki bu denge ve insan yönetimi konusunda, 'altın çağ'ın fitilini ateşleyip 1991'de Sampdoria'ya tek şampiyonluğu yaşatan büyük hoca Boskov'un izinden gidiyor. O Boskov ki, Sampdoria'dan sonraki durağı Roma'da, 28 Mart 1993 günü Brescia'ya karşı Totti adında 17 yaşında bir çocuğu ilk kez sahaya süren isim olmuştu. O gün bir gol atıp bir de asist yapan Mihajloviç, bir tarihe tanıklık ettiğinden habersizdi. Ve o çocuk, o maçtan 21 yıl sonra salı akşamı Şampiyonlar Ligi'nde gol atan en yaşlı oyuncu olarak tarihe geçti. Mihajloviç'in hayatına yön veren iki şey oldu hayatta: Futbol ve savaş... Sivri söylemleri ve özellikle de 2000'de öldürülen Sırp savaş suçlusu aynı zamanda da arkadaşı Arkan'ı 'kutsayan' tavırları Mihajloviç'i pek çoklarının gözünde istenmeyen adam haline getirdi. Oysa kendisi de anne tarafından yarı Hırvat'tı. Ve 1987'de Dinamo Zagrep'le son anda suya düşen anlaşma gerçekleşse muhtemelen çok farklı çizilecekti kaderi. Ve işte o Mihajloviç şu aralar Boskov'un izinden giderek, futbolun zengin devlerine kafa tutmaya, efsaneye küllerinden hayat vermeye çalışıyor. Sizin anlayacağınız kariyerindeki en spektaküler frikik golünü kovalıyor.