Çakıl taşlarına adanmış bir ömür

Giriş Tarihi: 30.11.2014
Çakıl taşlarına adanmış bir ömür

Ressam Fehim İbrahimhakkıoğlu yarım asırdır çakıl taşlarıyla resimler yapıyor. Sanatının eşi ve benzeri olmadığını söyleyen ressam için doğa ve sanat çakıl taşlarında buluşuyor

Ressam Fehim İbrahimhakkıoğlu (74) yarım asrı aşkın bir süredir çakıl taşlarıyla resimler yapıyor. İstanbul Ataşehir'de çalışmalarını sürdüren ressamın atölyesinde kova kova taş var. Duvarları çakıl taşlarıyla resmettiği tablolar süslüyor. "Hayatım çakıl taşlarının peşinde geçti" diyen ressam, yıllarca Anadolu'nun dört bir yanından toplamış onları. Çakıl taşlarıyla resim yapmak onun için öyle bir tutku ki, 53 yılda yaptığı tabloların sayısını o bile hatırlamıyor. İlk sergisini Erzurum'da açan ressamın dünyanın belli başlı müzelerinde ve özel koleksiyonlarda tabloları bulunuyor. İbrahimhakkıoğlu'nun çakıl taşlarıyla resim yapma tutkusunun başlangıcı 20'li yaşlarına denk geliyor. Erzurum'dan Trabzon'a gittiği dönem deniz kıyısında gördüğü çakıl taşlarının renk cümbüşü büyülemiş onu. Toplayıvermiş onları. Çocukluğundan beri yağlı boya tablolar yaptığı için de 1963'te Varto depremini anlatan yağlı boya resmin üzerinde çakıl taşlarıyla ilk denemesini yapmış. Estetik anlayışında öyle bir kırılma olmuş ki bu, çakıl taşlarının peşinde geçmiş ömrü. Sanatçı: "Çakıl taşlarını deniz kıyısında görünce "Neden bunları resimde kullanmayayım?" dedim kendi kendime. Çakıl taşlarıyla ilk resmimi geceli gündüzlü çalışarak bitirdim. O an müthiş bir güzellik ortaya çıktı" diyor. Çakıl taşlarından söz ederken sanki mücevherlerinden söz ediyor. Bir süre sonra çakıl taşları yetmemeye başlamış ona. Erzurum'da Aras Nehri'nden çakıl taşları getirmiş; kahverengi, gri, beyaz taşlar... Resimlerinde 50 renk tonu kullanmış ama tek bir rengi bulamamış: Kırmızı. Böylece seyahat arzusu ortaya çıkmış: "Hep aradım kırmızı taşı ama bulamadım! Bazen bir tuvalde bir yer kalır, o taşı beklerim aylarca. Bir taşı bulmak için şehirden şehre koştuğum oldu. Tablo bitse de resimde yerini bekleyen bir çakıl taşı varsa yeniden sökerim taşı hatta tüm taşları ve o taşı yerine koyarım. Çünkü çakıl taşları kainatın manası" diyor. Eş-dost da zamanla çakıl taşları toplayıp getirmeye başlamış ona: "Şeker yerine taş hediye edenlerim çok oldu" deyip gülüyor. Biz de "Hangi taş yarar, hangi taş yaramaz? diye soruyoruz. Hemen cevap veriyor: "Yuvarlak olmayacak, yatsı olacak. Mercimekten küçük fasulyeden büyük olmayacak" diyor. Ressam, resimlerinde her bir taşı hiçbir işlemden geçirmeden kullanıyor. "Taşlardan resim mi?" olur diyen de çok olmuş ona. Sergiler açmaya başlayınca taşların cazibesine yadırgayanlarda kapılmış. O "İnsanla çakıl taşları arasında büyük bir bağ var. Çakıl taşını ya avucunuza alır oynarsınız ya deniz kenarındaysanız illa ki denizde sektirmeye çalışırsınız. Çakıl taşı insanı kendine çeker. Sıkıntı zamanlarınızda tüm sıkıntılarından kurtulursunuz" demeden geçmiyor. İbrahimhakkıoğlu, şimdiye kadar dünya liderlerinin de portrelerini çakıl taşlarıyla yapmış. Tayland Kralı ve Kraliçesi'nden Lüksenburg Dükü'ne, Libya Başkanı Kaddafi'den, ABD Başkanı Obama'ya, Rus lider Putin'den İran'ın lideri Hümeyni'ye Kral Fahd'dan Lady Diana'nın resmine kadar birçok önemli ismi tablolara taşımış. İstanbul'daki atölyesinde çalışmalarına sürdüren sanatçı, çeşitli kuruluşlarda öğrencilere ders vermeye devam ediyor.
ARKADAŞINA GÖNDER
Çakıl taşlarına adanmış bir ömür
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz