X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Yılanlar Mağarası'nın zehri, bir tek ona işlemedi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Yılanlar Mağarası'nın zehri, bir tek ona işlemedi

  • Giriş Tarihi: 30.11.2014
'Yılanlar Mağarası'nın zehri, bir tek ona işlemedi
'Yılanlar Mağarası'nın zehri, bir tek ona işlemedi

Aguero, 'Yılanlar Mağarası' denilen bölgede, çatısı bile olmayan bir evde büyüdü. Arkadaşlarının çoğunun sonu cezaevi oldu. Sıradışı hikayesi ve yetenekleri ise Messi-Ronaldo düellosunun gölgesinde unutuluyor çoğu zaman

Ufak tefek, sıska çocuk arkadaşlarına, ABD'den özel gelen kramponlarını gösteriyordu antrenman sahasında. Aguero yanına yanaşıp, U-20 Dünya Şampiyonası'ndaki takım arkadaşının adını sordu. "Lionel" dedi genç adam... "Lionel Messi..." Aguero hatırladı... Rosario'dan Barcelona'ya giden o genç adamdı karşısındaki.

Aynı odaya düştü Sergio Aguero ve Messi. Frekansları anında tuttu. 2005'te şampiyon bitirdikleri o turnuvadan beri de birlikte kalıyorlar her milli takım kampında. Kısa süre önce "Herkes kendi başına kalacak" kararı çıkınca ilk itiraz eden Messi oldu: "Başkalarına istediğinizi yapın. Ama bize karışmayın."
Çok sıkı birer dost hatta kardeş oldular zamanla. Öyle ki şu sıralar futbolda rekorlar kitabını baştan yazmakla meşgul olan Messi, Aguero'nun otobiyografisinde önsözü kaleme aldı. Aynı zamanda Aguero'nun oğlu Benjaminin de vaftiz babası...

Gazeteci Eduardo Gonzalez'in aracı olmasıyla Independiente altyapısına girdiğinde 9 yaşındaydı Aguero. O kadar çabuk yükseldi ki sonraki yıllarda hep kendinden 2 yaş büyüklerle oynadı. Hocalarının, onda ilk dikkatlerini çeken şey, baskıya karşı dayanıklılığıydı. Saha dışında sakin, duygusal, hatta biraz utangaç o çocuk, iş futbola gelince en ufak kırılganlık emaresi göstermiyordu. Hiçbir rakip gözünü korkutmuyordu.

KAYBEDENLER KULÜBÜNÜN TEK KAZANANI...

Korkutamazdı da... Zira onun baskıdan, zorluktan anladığı çok daha farklı birşeydi. Daha doğduğu anda stresle tanışmış, çocuk yaşlarda benim diyen adamın kaldıramayacağı koşullarla yoğrulmuştu. Öyle ki doğum sırasında Aguero'nun köprücük kemiği kırıldı. Haftalarca sürdü tedavisi. Annesinin kucağında eve ilk kez geldiğinde artık iki aylıktı. Arjantin'de yaşadıkları yer, Quilmes kentinde "yılanlar mağarası" diye bilinen bir bölgeydi. Fakirliğin, hırsızlığın ve uyuşturucunun cirit attığı bir yerde, tepesinde doğru düzgün çatısı dahi bulunmayan, kapı niyetine battaniye gerilmiş bir evde büyüdü. Babası haftada 60-70 lira kazanan bir taksi şoförüydü ve bazı günler 7 çocuğuna yiyecek getiremediği oluyordu. Küçük Aguero, evin hemen yanı başında tarladan bozma çamur bir sahada tanıştı futbol topuyla. Yaşça ve bedenen daha büyüklere karşı kuralsız maçlarda kazandı, ip cambazlarını kıskandıran balans ayarını.

Independiente'nin kapısından içeri adım attığı anda, işte öylesi bir yokluğun ortasından çıkıp kaderini eline almıştı. Oysa mahallede beraber top peşinde koştuğu arkadaşlarının çoğunun akıbeti cezaevi olmuştu.
Henüz 15 yıl bir aylıkken ilk kez A takımla resmi maça çıktığında, ülke tarihinin en genç birinci lig oyuncusu oluyordu. Rekoru elinden aldığı adam ise yıllar sonra kayınpederi de olacak efsane Diego Maradona'dan başkası değildi.

GÖRMEDEN DE GOLÜMÜ ATARIM

2006'da 18 yaşındayken Atletico Madrid'in, üç sene önce de İngiliz Manchester City'nin yolunu tuttu. İki sezon önce ise futbol tarihinin en dramatik, en unutulmaz anlarından birine imza attı City formasıyla. Ligin son maçında, bitime saniyeler kala attığı golle takımına 44 yıl sonraki ilk lig şampiyonluğunu getirdi. Öylesi bir anda o denli serinkanlı bir gol vuruşu yapabilmesini de muhtemelen, "stres işlemeyen" ruhuna borçluydu.

Arjantin'i 1978'de Dünya Şampiyonluğuna taşıyan ünlü teknik adam Menotti, onun stilini Brezilyalı unutulmaz golcü Romario'ya benzetiyor. Yere yakın bir denge merkezi, kalın bacaklar, son vuruş becerisi, en sıkışık alanda dahi top hakimiyeti... Fakat Aguero'da daha da fazlası var. Müthiş patlayıcı özelliğiyle bir anda iki üç vites birden yükseltiyor. Çok kolay adam geçiyor. Rakip savunmanın arkasına ok gibi fırlayabildiği gibi, gezerek, kanatlara kayarak da oynamayı seviyor. Hem atıyor hem de attırıyor. Zira oyun kurucu yönü de çok güçlü...

Kaşla göz arasında en dar açıdan dahi yaptığı gol vuruşlarını da yine, 'Yılanlar Mağarası'ndaki çamur sahada kazanmış: "O maçlarda topu ayakta tutmak gibi bir şansınız yoktu. Çok çabuk düşünüp, kale gözünüze iliştiği anda da şutu çıkarmanız gerekirdi." Üç sezondur İngiltere'de ama daha şimdiden gol başına düşen süre ortalamasında İngiltere tarihinin bir numarası. Premier Lig'in en verimli golcüsü... 26 yaşındaki Arjantinli, salı akşamı da Bayern Münih'e karşı, kaleyi bulan üç şutu da gole çevirdi. Takımının Şampiyonlar Ligi'ne tutunma ümitlerine kalp masajı yaptı.

YANLIŞ ZAMANDA DOĞDUN ÇOCUK

Ama onun da talihsizliği, tarihte birinin bile eşine zor rastlanırken, aynı çağda futbola şekil veren iki megastara birden denk gelmesi... Nesillerce unutulmayacak Ronaldo-Messi düellosunun gölgesinde kalıyor çoğu zaman icraatları ve kalitesi... Misal Aguero Bayern Münih'e karşı resital sunarken, aynı dakikalarda Messi Şampiyonlar Ligi tarihinin gol rekorunu kırıp, en yakın arkadaşından rol çalıyor.

Dünya bu Messi ve Ronaldo'nun karşılıklı meydan okumasına odaklanırken, sıfırdan tırnaklarıyla kazıyarak zirveye çıkan o çocuğun hikayesi çoğu zaman unutuluyor. Hak ettiği hayranlık ve alkıştan mahrum kaldığı oluyor. Oysa hayat denilen maçta geriye düşünce, tünelin ucunda bir ışık arayanlar için eşsiz bir ilham kaynağı Aguero. Ve emin olun ona biraz daha yakından baktığınızda, dünyanın "muhtemel" en iyi üçüncü futbolcusundan çok daha fazlasını göreceksiniz.