X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kahrolsun bağzı kavşaklar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kahrolsun bağzı kavşaklar

  • Giriş Tarihi: 7.12.2014
Kahrolsun bağzı kavşaklar
Kahrolsun bağzı kavşaklar

Yalova'da tam 158 ağaç, köprülü kavşak projesi gerekçesiyle birkaç saat içinde CHP'li Yalova Belediyesi'nce testerelerle kesildi. Mesele bu kez gerçekten ağaçtı. Ancak ne Gezi'deki gibi planlı eylemler oldu ne de esaslı bir tepki ortaya koyan... Olan 'Atatürk'ün kenti' Yalova'daki ağaçlara oldu

Yalova... 27 Kasım Perşembe... Sabah 08.00... 18 tanesi 70-80 yaşındaki çınarlar olmak üzere tam 158 ağaç Yalova Belediyesi testere ekibince kesilmeye başlandı. Kimseye haber verilmeden ve yoğun güvenlik önlemleri altında, iki saat gibi kısa bir sürede şehrin girişine güzellik katan Atatürk Bulvarı üzerindeki irili ufaklı bütün ağaçlar kara asfaltın üzerinde can verdi. Katliam mı, kıyım mı, ağaç düşmanlığı mı? Ne olduğuna siz karar verin artık. Ancak ne ağaçlar kesilirken ne de sonrasında, çok değil 1,5 yıl önce Taksim'de başka yere taşınacak 12 ağaç için yüzbinleri sokağa döken çevre dostları ortalıkta görünmedi. 'Gezi direnişi'nin kırmızılı ve siyahlı kadınlarını bekledi yerde henüz solmamış yeşilliğiyle usulca yatan ulu çınarlar. Taksim Meydanı'nda piyano çalan Alman piyanisti bekledi mekanik notalarıyla ağaçları paramparça eden testerelerin altında can çekişen ağaçlar. 'Duran adam' gelir ve belki başucumuzda durur düşüncesiyle sessiz sedasız durdular asfaltın üzerinde. Tencere-tava sesleri homurdanan testerelerin gürültüsünü bastırır diye beklediler boş yere. Öğrencileri Taksim'e gitmesi için izinli sayan, sınavları erteleyen üniversitelerden bir kınama gelir umuduyla kulak kesildiler. Günlerce aralıksız canlı bağlantılar yapan ulusal ve uluslararası televizyon kanallarının canlı yayın araçlarını gözlediler cansız bedenleriyle.

AY RESMEN KATLİAM!

"Her yer Yalova, her yer direniş" diye bağırıp yürüyen çevreci kalabalıkların seslerini bastırıyor olamazdı, yanlarından geçip giden kamyonların gürültüleri. Alelacele kurulacak bir Yalova Dayanışma Platformu'ndan bir açıklama beklemek ya da Yalova sahil parkları forumlarında konuşuluyor olmak hakları değil miydi? Nihayetinde onlar da ağaçtı. Sırrı Süreyya Önder, Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce neredeydi acaba? Ağaç için işini gücünü bırakıp Gezi eylemlerine destek veren sanatçılardan, entellerden, büyük sermaye sahiplerinden, Y kuşağı zıpırlarından hiç olmazsa sosyal medya hesapları üzerinden destek umdular.

BU GAZ Bİ HARİKA DOSTUM

Boş yere beklediler, bedenlerinde üç maymunu oynamayı seçenleri. Ve 158 ağaç Yalova'da Belediye Başkanı Vefa Salman'ın talimatıyla alelacele kesiliverdiler. İşin ironik tarafı kesim yapılan Atatürk Bulvarı üzerindeki bu bir kilometrelik yolun hemen alt tarafındaki 200 metrelik mesafede çevre için sembol bir değer olan Atatürk'ün Yürüyen Köşk'ü bulunuyordu. Atatürk, Yalova'ya 1936 yılındaki gelişinde Millet Çiftliği'ndeki köşkün pencerelerine zarar vereceği için yanındaki çınarın dalının kesileceğini öğrenince, köşkün ağaçtan uzaklaştırılmasını istemiş ve temelleri altına ray döşenerek köşk doğuya doğru 4 metre kaydırılmıştı. Ancak ne manidar ki 'Atatürk'ün Kenti' ibaresini bayrak yapan CHP'li Vefa Salman, bir kısmı Atatürk'ün talimatıyla diktirildiği söylenen 158 ağacın canına, örnek gösterilen çevreci köşkün hemen yanıbaşında kıyıverecekti. Ve ardından meclis toplantısında ağaç kesimini protesto etmek için "Kahrolsun Bağzı Kavşaklar" diye döviz açan birkaç genci hiçbir yetkisi olmamasına rağmen zabıtanın biber gazına maruz bırakarak, 'biber gazı kullanan ilk zabıtaya sahip belediye' unvanını sahip olacaktı. Yalova'ya işte yerle bir edilen ve artık sıradan bir caddeye dönüşen Atatürk Bulvarı üzerinden, artık sadece kökleri kalmış ağaç cesetleri arasından giriyoruz. Bir kahvede soluklanıyoruz ilkin. Bir çoğu CHP'ye oy vermiş kalabalıktan ağaç kesimini savunan hiç kimse yok, "başka bir yol bulunabilirdi" düşüncesinde herkes. Ve kendilerine danışılmadan Yalova'nın girişini güzelleştiren bu ağaçların kesilmesinden dolayı Başkan Vefa Salman'a ateş püskürüyor. "Bu katliamdır. Yalova'nın o bulvarı üzerinden şehire girerken tuhaf oluyoruz. Bunalıyoruz. Tamam trafik sıkışık ama bunu ağaçları kesmeden de halletmek mümkündü, hiç hoş olmadı" diyor Ahmet Karaman. Yalova halkının eyleme yönelmese de söyleme dökerek eleştirdiği ağaç katliamı Vefa Salman'ın kendi partisinden de eleştiri oklarını üzerine çekiyor. "Atam senden özür diliyoruz" yazılı tişörtüyle toplantıya katılan CHP'li meclis üyesi Faruk Kırtay "Başkan göreve geldiğinden bu yana yanlış kararlara imza atıyor. Bir sabah uyanıyoruz kentin meydanına tuvaletler, büfeler yapılıyor, bir sabah uyanıyoruz yaptırdığı tuvaletleri kaçak diye yıktırıyor. Bir başka sabah ise ağaçlar kesiliyor. Artık sabahları uyanırken bugün ne yapacak diye endişeli bir şekilde uyanıyoruz. Biz belediye meclis üyeleri meclisin aksesuvar süs bitkileri miyiz?" diyor. Kendisinin Yalova Belediyesi Plan Bütçe Komisyonu üyesi olduğunu hatırlatan Kırtay, raporları incelerken hiçbir yerde biber gazı alınacak diye bir kalem görmediğini ve zabıtanın kullandığı biber gazının hangi bütçeyle alındığını soruyor. Kırtay "CHP'li bir meclis üyesi, kendi kurumunda konuşturulmuyor. Gençler demokratik tepkiler karşısında Gestapo'nun askerleri gibi biber gazıyla susturuluyor. Atatürk'ün kentinde, ağaç katliamcısı olarak anılmayı CHP örgütü de Yalova halkı da hak etmiyor" diyor.

BAŞKAN YALAN SÖYLÜYOR

Peki gerçekten Yalova'nın Tonami Meydanı'na yapılacak kavşak projesi için bu ağaçları kesmek zorunlu muydu? Gerçekten buraya bir köprülü kavşak yapmak ihtiyaç mı? 15 farklı derneği bünyesinde buluşturan Yalova Platformu'nun sözcüsü Avukat Zeki Öçal'a göre ortada ne belediyenin bir kavşak projesi var ne de buraya köprülü kavşak gerekli. "Kavşak için belediyenin bir projesi bile yok. Ne yapılacağı belli olmadan kestiler ağaçları. Projenin iptali için dava açacağız ama ortada dava açacağımız bir proje yok. Sadece bir cinayet var. "Burada ambulanslar yetişemediği için ölümlü vakalar" oldu açıklaması yapıyor Vefa Salman. Burada bir tane bile ölümle sonuçlanan vaka yoktur. Dediği mesafe bir kilometredir. Trafik yürümüyor ki zaten burada, nasıl ölümlü kaza olacak? Her iki tarafta da emniyet şeridi var ve minübüslerce işgal altında. Sen burada trafik düzenini sağlayamıyorsan ağaca niye fatura ediyorsun? Yürüyen Köşk'ün yanında yürüyüş yolu var. Çok lazımsa bu yolu ambulansa tahsis edebilirsin. Ambulanslar orada değil şehir içinde sorun yaşıyor. Başkan yalan söylüyor."

CHP AĞACIN ALTINDA KALDI

Evet Yalova'da gün boyunca konuşup görüştüğümüz kim varsa 158 ağacın bu şekilde, manasızca kesilmesine hiçbir anlam veremiyor. Bir açıklama almak için makamına uğradığımız ama yoğunluk mazareti nedeniyle görüşemediğimiz ve yazılı olarak gönderdiğimiz sorulara özel kalem müdürü aracılığıyla cevap vermeyeceğini söyleyen Başkan Vefa Salman daha önce "Orada insan hayatı söz konusu. Birinci öncelik buydu. İkinci öncelikse kamu menfaatiydi. Ağaç mı insan hayatı mı dediğiniz zaman ben bin kere milyon kere trilyon kere insan hayatı derim" açıklamasını yaparak duruma bir açıklık getirmeye çalışmıştı. Kamuoyu bu açıklamayı yeterli ve anlaşılır bulmadı tabii. Sonuç olarak, halk nezdinde öyle büyük tepkilere rastlamasak da CHP, Yalova'da ağaçla imtihanından sınıfta kaldı. Gezi ruhuna fatiha yani. "Gezi'deki gençleri alnından öpüyorum" diyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, şimdi acaba başkanı Vefa Salman'a da bir öpücük konduracak mıdır? Bekleyelim görelim...

YALOVA BAROSU: ATATÜRK'ÜN ANISINA SAYGISIZLIK

İlimiz Atatürk Bulvarı'ndaki ağaçların Yalova Belediyesi tarafından kesilmesi üzüntü yaratmıştır. Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü'nün sorumluluğu alanında yer alan bu yolda, henüz kamuoyuna açıklanmış bir proje bulunmadığı halde, Yalova halkı yeterince bilgilendirilmeden ve başka çözümler tartışılıp denenmeden yüzlerce ağacın alelacele kesilmesini kabullenmek mümkün değildir. Olayın akabinde Yalova Belediyesi'nden yapılan açıklamalarda sözü geçen köprülü kavşak yapılmasının, kent estetiğine aykırı bir şekilde Yalova'yı bir beton yığını ile ikiye ayıracağı anlaşılmaktadır. Yapılan ağaç kıyımı, "Yalova benim kentimdir." diyen ve bir ağaç dalının bile kesilmesine izin vermeyen Mustafa Kemal Atatürk'ün anısına saygısızlık olduğu gibi, yapılacağı ifade edilen köprülü kavşak da trafik sorununun çözümü için tek seçenek değildir.

BU TAM BİR BEYİNSİZLİK TEKRAR SEÇİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL

Yalova Platformu üyesi olan Arif Ekim ise (Kendisi Marksist olduğu için ülkücü kardeşi Yaşar Okuyan'a kızıp soyadını değiştirdiği için soyadı farklı) Vefa Salman'ı kendilerinin destekleyip seçtirdiklerini ancak pişman olduklarını ifade ederek başlıyor söze. Projenin yanlış olduğunu, zaten Bursa çevre yoluna bağlanacak Körfez Köprüsü otoyolunun 1,5 yıl sonra bitmesiyle buradaki ağır vasıta geçişinin azalacağını belirten Ekim, illa yol yapılacaksa da birkaç yüz metre yukarıdaki bulvardan battı-çıktı yapılarak sorunun çözülebileceğini ve böyle bir projenin de 1993 yılında planlandığını kaydediyor. "Burada zemin sıkıntılı, battı-çıktı olmaz deniyor. Madem öyle kocaman viyadüğü nasıl yapacaksınız bu zemine? Depremde o viyadük çökse kimse ulaşamaz Yalova'ya. Vefa'nın çocukluğunu bilirim, seçim öncesi karşı olduğu bu hayali seçim sonrası seslendirmeye başladı, anlamakta zorlanıyorum." diyen Ekim, tepkileri CHP'nin geçiştirmeye çalıştığını ve seslerini çıkaramadıklarını belirtiyor ve ekliyor: "Tesbitime göre 158 değil 180'den fazla ağaç kesildi burada. Bu yapılan iş tam beyinsizliktir. Başkanın çizdiği profilin tam zıddıdır yaptığı. 10 ay önce Atatürk Köşkü'nün orada iki kavak ağacı kesilince ağlayan pozlar veriyordu. Şimdi yaptığına bak! Tekrar seçilmesi mümkün değil. Şu an seçim olsun yüzde 15 oy alamaz. Bunu bir faturasını da önümüzdeki genel seçimlerde göreceğiz. Muharrem İnce'nin haberim yok demesi ise tamamen yalandır. Ağaçların kesildiği gün telefonlarını kapatmış. Muharrem İnce o gün köyünde saklandı, arabayla buraya beş dakikalık mesafededir köyü. O gün oradaydı. Her yerden çok büyük tepki olunca dayanamayıp özür dilemek ve açıklama yapmak zorunda kaldı.

SAYIN VEFA SALMAN, HANGİSİ DOĞRU HANGİSİ YALAN?

Başkan Vefa Salman, "Ağaç kesilen yolda 3,5 yıllık süreçte bin 68 kişi yaralandı, 17 kişi de hayatını kaybetti" diyor. Avukat Zeki Öçal, bu yolda ölümlü hiçbir kaza duymadığını söylüyor.
Başkan "30 cm'den büyük ağaçları taşımak mümkün değil, küçüklerini naklettik." diyor. Ama kesilen ağaçların çoğunun gövde çapı 13-18 cm arasında.
Seçim öncesi battı-çıktıdan yana olan Vefa Salman bu kez bulvar üzerine battı-çıktı yapılmasının zayıf zemin nedeniyle zor olduğunu söylüyor. Ancak bu zemine devasa köprülü kavşağın nasıl yapılabileceğinin analizi de ortada yok.
Köprülü kavşak için ağaçların kesildiği söyleyen Vefa Salman, ortaya o bölge için hazırlanan veya belediye meclisine sunulan bir proje gösteremiyor.
CHP Yalova milletvekili Muharrem İnce ağaç kesiminden haberdar olmadığını iddia etmişti. Görüştüğümüz kaynaklar ise İnce'siz hiçbir işin burada yapılamayacağını, ağaçlar kesilirken İnce'nin Yalova'ya 5 km uzaklıktaki köyünde olduğunu söylüyor.

KÜÇÜK AĞAÇLARI NAKLETTİK DİYORLAR AMA 13-14 CM'LİK AĞAÇLARI BİLE KESTİLER

Yalova Platformu sözcüsü Avukat Zeki Öçal: Yalova'daki pek çok çevre sorununa hukuki ve sivil yönden müdahil olan bir platformuz. Vefa Salman daha önce yaptığı açıklamada "Burada bat-çıktan yanayım, kavşağa karşıyım" diyordu. Ama dün dediğini bugün yalanlayan bir adam. Yönetimin inisayitifi onda değil. Yalova seçimlerinde burada bir takım koaliasyonlar yapıldı. Haliyle bir takım kişi ve gruplara tavizler verildi. Şimdi bunun bedelini ödetiyorlar. Vefa Salman da oturmuş bir kent anlayışına sahip bir fikir yok. Seçim öncesinde dağıttığı proje broşürlerinin hepsi internetten indirilmiş, kopyala yapıştırla hazırlanmış projeler. Bunun bedelini şimdi Yalovalılar ödüyor. Başkan "30 cm'den büyük ağaçları taşımamız mümkün değil, ama küçüklerini naklettik." diyor. Ama 13-14 cm'lik ağaçları da kestiler. Kaldı ki kolunun altında taşıyabileceğin palmiyeleri bile kestiler. 30 cm'den büyük ağaçları taşıyabilecek araç Bursa Belediyesi'nde varmış. İnternet üzerinden arama yaptık, bir metre çapındaki ağaçları bile taşıyan sistemler mevcut. Buradaki ağaçları taşımak da mesele değil, siz buradaki ekosistemi bitiriyorsunuz bunu yaparak. Oraya Berlin duvarı gibi ucube bir şey çekip, şehri de ikiye böleceksiniz bu kavşakla. Dörtyolda pankartımızı açıp basın açıklaması yaptık. Ancak platform temsilcileri dışında kitlesel bir katılım sağlayamadık. İnsanlar sadece seyrediyor. Burada mesele tam olarak ağaç. "Buraya bat-çık yapamayız, tankerlerin geçişi için tehlikeli" diyor. Kocaeli'nde bir sürü battı-çıktı var, oradaki tanker trafiği buradan elli kat fazla. Her ilde battıçıktı var, sadece Yalova'da mı tehlikeli? CHP'lilerin ağırlıklı bir kısmı tepkili buradaki ağaç kesimine. Başkan tarafında kümelenmiş nemalanan küçük bir tayfa ise destekliyor. Ortada kamu menfaati yok, kamu zararı var. Bu Karayolları'nın projesi ise 'bunu sen kes' dersin ve Karayolları ağaçları kesiyor diyerek binlerce insanı yığabilirsin. Senin görevin boyun eğmek değil, Yalova'ya sahip çıkmak. Biraz cesur olan gündüz vakti yapardı kesimi.

BAŞKAN DAĞISTAN'A KAÇTI

Ağaç kesiminin yapıldığı gün Başkan, talimat verip Dağıstan'a kaçtı. Bir de ironi yapıyor terbiyesiz, oradan fidan diktiği anın fotoğrafını paylaşıyor. Muharrem İnce ise önce ortalıkta görünmedi. Bundan haberi olmamasının imkanı yok. Yalan söylüyor. Tepki olmayacağını düşündü, tepki büyüyünce süngüsü düştü. Sonra çıkıp özür diledi. 'Ağaçlar ömrünü ekonomik olarak tamamlamış" gibi aptalca bir laf etti. Çınar ağacının ekonomik ömrü diye bir şey mi var? Mobilya ağacı mı bu?"

KESİLEN O AĞAÇLARI BULDUK!

Belediye yetkilileri köprülü kavşak yapımı için kesilen ağaçların, yardıma muhtaç ailelere ve doğalgaz kullanmayan belediye personeline yakacak olarak verileceğini söylemişti. Biz de kesilen ağaçların izini sürdük ve bir kısmını Çınarcık Yolu üzerindeki İkmal ve Bakım Müdürlüğü'nün boş arazisinde çamurlar içinde bulduk. Kesilerek bir köşeye atılmış ağaçlar, gerideki büyük kıyımın sessiz tanığı olarak beklemeyi sürdürüyor.