X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tarihle hesaplaşmadan geleceği kuramazsınız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tarihle hesaplaşmadan geleceği kuramazsınız

  • Giriş Tarihi: 14.12.2014
Tarihle hesaplaşmadan geleceği kuramazsınız
Tarihle hesaplaşmadan geleceği kuramazsınız

Schick "Osmanlıca kültürel bir gereklilik. İlkokuldan itibaren zorunlu olmalı" diyor. Ona göre Osmanlıca öğrenerek Türkiye geçmişiyle sağlıklı ilişki kurabilir

İstanbul'a göç etmiş Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Prof. Dr. Irvin Cemil Schick, 36 yıl kaldığı Amerika'da Müslüman olmuş bir akademisyen. Babası Çekoslovakyalı, annesi Bağdatlı. 19 yaşında gittiği Amerika'da üniversite okurken tek başına Osmanlıca öğrenen Schick, daha sonra hat sanatına yönelmiş. Manevi açıdan ruhunu doyuran bir ortamı bulamadığı ve 11 Eylül'den sonra iyice çekilmez hale gelen Amerika'dan Türkiye'ye dönmüş. Önce Sabancı ardından Şehir Üniversitesi'nde çalışan Schick, bugünlerde kitap çalışmalarına yoğunlaşmış durumda. Madem Osmanlıca tartışması başladı, biz de meseleye daha üst perdeden ve derinden bakmak için Irvin Cemil Schick'in evinin kapısını çaldık. Osmanlıcanın ilkokuldan itibaren zorunlu olması gerektiğini yıllardan beri dillendirdiğini söyleyen Schick ile sıcak gündemi konuştuk.
- Osmanlıcaya ilginiz nasıl ve niye başladı?
- Öncesinde bilinçli bir şeyden ziyade bir özlemdi. 19 yaşında bir çocuktum ve burayı özlüyordum. Bu özlemi gidermek için Türk şiiri, Osmanlıca ve tasavvufla ilgilendim. Bunlar beni fethetti. Hocam Annemarie Schimmel'den çok şey öğrendim. Sonra zincirleme gelişti her şey. Tasavvuf ilginç gelince şiiri okumak için Osmanlıca öğrendim, onu öğrenince Arap alfabesini öğrendim. Sonrasında ise hat sanatıyla ilgilenmeye başladım.
- Farsçaya geldi mi sıra?
- Onu yeni yeni öğreniyorum, geçen sene başladım. Mühendislik öğrencisiydim ama Osmanlıcayı kendi kendime öğrendim. Osmanlıca okumak çok kolay. Bunun çok zor bir şey olduğu Cumhuriyet döneminin ideolojik safsatalarından bir tanesi. Ama dil olarak çok zengin bir dil. Kelime hazinesini, gramerdeki inceliklerini öğrenmek çok zaman alıyor. Osmanlıca'nın özelliği Türkçe, Arapça ve Farsçayı özümsemiş yeni bir dil olmasıdır.
- Eski Türkçe tabirine katılmıyorsunuz o zaman?
- Hayır katılmıyorum. Bu başka bir dil.
- Gençler Osmanlıca'yı öğrenirse önlerine başka ufuklar da açılacak. Hedeflenmesi gereken şey bu mu?
- Bence öyle. Mesela 'kadim Türkçe' ifadesi de bana çok anlamlı bir söz gibi gelmiyor. Kadim Türkçe deyince hangisi? Yunus Emre'nin Türkçesi mi, Cenap Şahabettin'in Osmanlıcası mı, yoksa bunların hepsi mi? Burada önemli olan Osmanlıcaya bir temel teşkil etmek. Çünkü ilkokulda dört-beş dersle kimse Osmanlıca uzmanı olmayacak. Maksat Türkiye'nin geçmişiyle bugünü arasındaki uçurumun bir köprüyle birbirine bağlanması.
- Bu uçurum niye açıldı peki?
- Bir devrim ya da fethi silah, asker yoluyla başarmak mümkün. Onu uzun dönemli kılmak için kültürünüzü özümsetmek gerekir. Atatürk o dönemin şartları içerisinde yaptığı devrimi uzun süreli kılmak için, mevcut olan hakim sınıfın kültürünü yok edip yerine yeni bir hakim sınıf yaratıyor. Ki yeni bir hakim sınıf o kültürün sahibi olarak memleketin efendisi olabilsin. Atatürk'ün yaptığı kendi mantığı içinde doğru.
- Yani hakim sınıfın yer değiştirmesi sözkonusu...
- Evet, nitekim oluştu bu. Ama bunu yapmanın çok büyük bir bedeli var: O bedel de bırakın Osmanlı'yı, Atatürk'ü bile anlamamak... Bugün Nutuk okuyan gençlerin ne kadarı anlayabilir? Hiç... Bana sorarsanız memleketin psikolojisi ciddi olarak bozuldu. Geçmişle şimdiki zaman arasına set çekilince bu sağlıksız bir şimdiye yol açtı.

İDEOLOJİK SAÇMALIK

- Peki okullarda okutulması tavsiye edilen Osmanlıcaya ilişkin güncel tartışmalara nasıl bakıyorsunuz?
- Yeni Osmanlı retoriği de geliştiriliyor ama sorulacak soru 'Hangi Osmanlı?' sorusudur. Yeni Osmanlıcılık bağlamından bakınca muhalefet buna karşı çıkıyor. Halbuki Osmanlıcayı öğrenmekle bugünkü Türkiye'nin sağlıklı ve geçmişi ile barışık bir ülke olması sağlanır ve geçmişi hakkındaki saçma sapan mitlerle yetinmesinin önüne geçilir.
- Muhalefetin endişe ettiği noktanın düğümü tam olarak burası zaten. Bu gelişme laik ve Kemalist cenahın da kendi geçmişleriyle hesaplaşmasının yolu açılmaz mı?
- Bu doğru ama bir boyutu daha var. Dini bütün, değerli bir Osmanlı ile mukayese edilince her zaman eksik çıkıyoruz. İnsanlar Osmanlıca öğrenirse Osmanlı'nın gerçekliğini de öğrenecek. Ben uzun zamandır Osmanlı muzır edebiyatı topluyorum, akla hayale gelmedik şeyler var.
- Osmanlıca öğrenildiğinde bu mit yıkılacak mı?
- Aynen, muhalefet bu dilden korkuyor ama bence iktidarın da korkması lazım.
- CHP'nin 'Ortaçağ karanlığına dönüş' tabiriyle işi göğüslemesine ne diyorsunuz?
- İdeolojik bir saçmalık! Bir kere Osmanlı'nın Ortaçağ ile alakası yok. Ayrıca bir insan bir dilden nasıl korkar? Böyle saçma şey olur mu Allah aşkına! Bu dili öğrenmenin memleketi irticaya, gericiliğe götüreceğini düşünmek bana hakikaten abes geliyor. Kürtlere de bunun verilmesi lazım. Arapça da öğretilsin, Çerkesce de. Amerika'da böyle. Bizde ise askerde 'çeşit' kelimesi küfür niyetine kullanılır, oysa çeşit güzel bir şeydir.