X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bizde derbi bitmez
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bizde derbi bitmez

  • Giriş Tarihi: 28.12.2014
Bizde derbi bitmez
Bizde derbi bitmez

Necati Güler eski basketbolcu. İki oğlu Muratcan ve Sinan Güler de babalarının yolundan gitti. İki kardeşin arasında tatlı bir rekabet var. Muratcan Güler Beşiktaş'ta, Sinan Güler Galatasaray'da mücadele ediyor

Güler ailesi hayatlarını basketbola adamış bir aile. Necati Güler senelerce basketbol birinci liginde İTÜ'de oynadı, 136 defa Türk Milli Takımı'nda görev aldı. İki kardeş Muratcan ve Sinan Güler de babalarının yolunu izledi. İkisi de basketbol camiasında iz bırakan basketbolculardan. 'İki dev kardeş' son bir yıldır da Beşiktaş Integral Forex ve Galatasaray Liv Hospital basketbol takımlarında forma giyiyor. İki kardeşin karşılaşması da bambaşka bir derbi heyecanına neden oluyor. Çünkü hem kardeşlerin derbisi hem de Beşiktaş Galatasaray'ın derbisi bir arada yaşanıyor. Biz de Necati Güler ve oğullarıyla bir araya geldik, iki kardeşin rekabetini ve derbi heyecanını konuştuk.

- Sinan ve Muratcan ile baba-oğul ilişkiniz nasıldı?

- Necati Güler:
Her ikisi de sahanın içinde büyüdü. Muratcan maç izlemeyi, Sinan da maç arasında peşimden koşmayı severdi. Yavaş yavaş antrenmanlara gelip basketbol oynamaya başladılar. Baba-oğul ilişkisi dışında basketbol tutkusunda ortaklaştık, arkadaş gibi olduk.

- Basketbolcu olmak kaçınılmaz mıydı sizin için?
- Muratcan Güler:
Şanslıydık, gözlerimizi açtığımız andan itibaren elimizde basketbol topu vardı. İkimizin de tek hayali basketbolcu olmaktı. Çocukluktan itibaren evimizde, sokaklarda hep basketbol oynadık.

- Sinan Güler:
Okulda ders aralarında basketbol oynamak için basketbol grubu kurar maç organize ederdim. Daha zil çalmadan basketbol oynamaya hazırdık.

- Siz oğullarınızla birebir maç yapar mıydınız?
- N.G:
Onlarla ikiye bir oynardım. Ama bir gün geldi, ikisi birlikte beni yendi. Henüz Muratcan 14, Sinan 11 yaşındaydı, o günden beri onlarla oynamıyorum.

- Kim daha çok hırslıydı peki?
- N.G:
İkisi de farklı kişilikler, Sinan hırsını gösterirdi ama Muratcan'ın pek göstermediği bir hırs ateşi vardı.

- İkinize babalarının oğulları diyorlar mı? -
N.G:
Eskiden öyle deniyordu ama başarıları sayesinde artık bana 'Muratcan ve Sinan'ın babası' diyorlar.
- M.G: Basketbol ligine başladığımda 'Babasının oğlu' denirdi. Sonra sadece Muratcan'dım. Sinan ligde oynamaya başlayınca Sinan, Muratcan'ın kardeşi dönemi yaşandı. Şimdi ben Sinan'ın kardeşi dönemini yaşıyorum. Bu tam bir döngü (Gülüşmeler).
- S.G: Basketbolu yeni takip etmeye başlayanlar, abimin yeni ortaya çıktığını ve kardeşim olduğunu düşünerek hareket ediyor. Halbuki abim birinci ligde 18 yıldır basketbol oynuyor ben ise sekiz senedir oynuyorum. Böyle algılanması bize komik geliyor.
- M.G: 12 dev adam, Türk Milli Takımı halkın daha çok ilgisini çektiği için Sinan'ı daha iyi tanıyorlar. Tabii ki basketbol camiası Güler ailesini biliyor ama taraftarın kafası karışık. Hatta Sinan'a Sinancan diyenler bile oluyor.

EV SAHİBİ TAKIMI TUTARIM

- Oğullarınız karşı karşıya geldiğinde ne hissediyorsunuz?
- N.G:
Özür dileyerek söylemeliyim ki, o gün benim için sahada Beşiktaş-Galatasaray oynamıyor, oğullarım oynuyor.

- Siz ne diyeceksiniz buna?
- S.G:
Forma renkleri bir tarafa biz abimle başka bir dünyadayız o sırada. Özel bir anı yaşıyoruz, onun farkı var bence.
-M.G:
Galatasaray-Beşiktaş derbisi herkesin ilgi alakasını çeken bir derbi. Taraftar ilgisi de çok fazla oluyor. Ama hem iki büyük takımın derbisi hem de bizim derbimiz oluyor. Bu ikimiz için de mutluluk verici. Derbi maçları bizim için bir başka oluyor. Birimiz kaybediyor diğerimiz kazanıyor, o biraz tatsız bir durum (Gülüyor).

- Maçta kimi tutuyorsunuz?
- N.G:
Ev sahibi takım kimse o takımı tutuyorum artık.
- M.G: Eskiden ikimizi de tutuyordu, sonra hangimizin daha çok galibiyete ihtiyacı varsa o kazansın isterdi. Şimdi "Ev sahibi kimse o takımı tutsun" diye kural koydum.

ARAMIZDA BÜYÜK BİR REKABET VAR

- Peki aralarında nasıl bir rekabet var ?
- N.G:
Birinci ligde karşılaştıkları her maçta iki kardeş de yarışıyor. İkisi de her maçın sonucunu tutuyor. -
Her şeyi yazıyor musunuz cidden?
- M.G:
İlk zamanlar maç skorlarını bile tutardık. Sonra o kadar çok maç yaptık ki tutmamaya başladık. Ama şu an kim önde diye sadece karşılaşmaların maçlarını tutuyoruz. Şu an Sinan önde. 14 maç o, 9 maç ben kazandım.
- N.G:
Maç esnasında birbirilerini tuttukları veya yakalamaya çalıştıkları dönemler de oluyor. Bir baba olarak onu tribünden izlemek ayrı bir keyif. Geçen sene futbolda kırmızı kartlık denebilecek bir pozisyon yaşadılar. Sinan önde Muratcan arkasındaydı. Ayakları birbirlerine takıldı ve Muratcan yere yığıldı.

- Bilerek mi yaptın?
- S.G:
Bilerek yaptım. Şaka, şaka (Kahkahalar)! Annem maç sonrası çok kızmıştı, şakayla karışık eve almayacağını söylüyordu. Bana "Oğlumun ekmeğiyle oynuyorsun!" deyip serzenişte bulundu.