X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Halit Akçatepe sadece Güdük Necmi mi? O koca bir tarih be...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Halit Akçatepe sadece Güdük Necmi mi? O koca bir tarih be...

  • Giriş Tarihi: 28.12.2014
Halit Akçatepe sadece Güdük Necmi mi? O koca bir tarih be...
Halit Akçatepe sadece Güdük Necmi mi? O koca bir tarih be...

Halit Akçatepe için "Güdük Necmi" diyorlar. Oysa o, içinden Muhsin Ertuğrul, Kemal Sunal, Ertem Eğilmez, Adile Naşit, Münir Özkul'un geçtiği koca bir tarih demek. Halit Usta sen bize lazımsın iyileşmeye bak

Yıl 2012... Güneşli bir nisan günü, İstanbul Film Festivali tüm hızıyla sürüyor.
Beyoğlu Sineması ağzına kadar dolu. Dışarıda da epey bir kalabalık var. Koltuklar yetmeyince salonun kenarına sandalyeler koyuluyor. Ama yine de bazıları dışarıda kalıyor. Sinemada izdiham yaşanmasının sebebi festivalde Süt Kardeşler filminin gösterilecek olması. Zar zor herkes yerleşince anons yapılıyor ve Halit Akçatepe sahneye çıkıyor. Salonda bulanan herkes gibi Halit Akçatepe de biliyor, Süt Kardeşler'in bu insanlar tarafından defalarca izlediğini. O gün salonu dolduranların film izlemekten ziyade bir başka amacı daha var. Halit Akçatepe'yi görmeye, alkışlamaya, sevgilerini sunmaya ve onurlandırmaya gelmişler. 17'sinde liseli gençler de var profesörler de genç kuşak oyuncular da... Usta oyuncu gururlanıyor ellerini iki yana açıp teşekkür ediyor.
Ama sesi de titriyor bu teşekkürü ederken.
Galiba hayatının unutulmaz günlerinden biridir.
Çünkü salondaki o sevgi dalgasının sahiciliği kolay kolay rastlanacak türden değildi. İnsanların gözlerinin içi gülüyordu... Akçatepe de bunun için sözlerle değil gözleriyle anlaşıyordu...
Bu sevginin sebebinin sadece filmler ve Türk sinemasının hiç yaşlanmayan usta oyuncu Halit Akçatepe'nin yarattığı fenomen karakterler olduğunu düşünebilirsiniz. Ama biraz daha fazlası galiba. O, eskiyle şimdi arasındaki köprülerimizden biri. Tuluat tiyatrosu geleneğinden gelen oyuncular kuşağının son temsilcilerinden. Ayrıca bizi biz yapan insanlardan da bize bir miras. Nasıl mı? İlk yönetmeninin Muhsin Ertuğrul olduğunu söylesek... Çünkü Halit Akçatepe çocuk yaşta sinemaya başlayan ve ömrünü oyunculuğa adayan sinema tarihimizin ikinci (ilki Ergun Köknar ) çocuk oyuncusu. İnsan nasıl beş yaşında oyuncu olur derseniz anlatalım. Yıl 1941, Muhsin Ertuğurul Nasrettin Hoca Düğünde filmini çekiyor.
Çocuk oyuncu gerekiyor. Akçatepe'nin oyuncu babası Sıtkı Akçatepe'ye (Hababam Sınıfı'ndaki öğretmen Paşa Nuri'dir kendisi) "Getir senin oğlanı oynatalım" diyorlar o da küçük Halit'i elinden tutup sete götürüyor. Her şey böyle başlıyor.
Ama zaten Halit Akçatepe'nin oyuncu olmak dışında pek seçeneği var mıydı, bilinmez. Çünkü sadece babası değil annesi Leman Akçatepe de oyuncu. Lakin annesinin oyuncu olmasının müsebbibi de yine küçük Halit. Bakın bir söyleşisinde nasıl anlatıyor: "Babam tiyatrocu olduğu için para kazanamazdı, annem de beni çok sevdiği için meyve yememi isterdi. Babamın parası yoktu, olanı verirdi.
Babama tutturdu bende oyuncu olacağım oğluma meyve alacağım diye. Oldu, meyveyi de aldı."
Halit Akçatepe'yi sinemaya başlatan Muhsin Ertuğrul, ya tiyatro? Agah Özgüç'ün (o da okuldan arkadaşıdır) aktardığına göre Akçatepe İstanbul Şehir Tiyatroları Çocuk Bölümü'ne girdiğinde yedi yaşındadır. İlk kez de Cahide Sonku ile Cyrano de Bergerac oyununda onunla sahne alır.
Sonrasında onlarca filmde çocuk oyuncu olarak oynar. Babasının itirazlarına rağmen oyunculuğa devam eder. Üç Arkadaş'ın Mıstık'ı olur. Set ve sahne arasında mekik dokur ve gün gelir Ertem Eğilmez'in dikkatini çeker, Arzu Film'in kadrolu elemanı olarak o unutulmaz karakterlerde harikalar yaratır.
Aslında o masumiyetini yitirmemiş karakterleri oynar genelde. Bazıları şımarık olsa da hep çocuk ruhludur. İşte biz o ruhu severiz... İçtendir, bize dairdir.
Bir de yoksul ama kendiyle barışık, mutlu insanı onun kadar güzel oynayan var mıdır, bilemiyorum. Gün gelir isyan eder, kızar, öfkelenir. Ama isyanını o içimizi sızlatan bir bakışla öyle bir gösterir ki, tüyleriniz diken diken olur. Dahası da var elbet...
Şimdilerde onun için "Güdük Necmi ile anılan" diyorlar. Halit Akçatepe sadece Güdük Necmi demek mi? Emin miyiz? O koca bir tarih demek. İçinden Muhsin Ertuğrul'un, Cahide Sonku'nun, Kemal Sunal'ın, Ertem Eğilmez'in, Zeki Ökten'in, Adile Naşit'in, Münir Özkul'un geçtiği koca bir tarih...
Ondan gelen son haber üzücüydü. Felç olmuş dediler. Doktoru umutlu konuşuyor.
Lakin 'kötü haberler' de ortalıkta dolaşıp duruyor. En son İpek Tuzcuoğlu sormuş: "Ben çok rahat veda edip giderim der misiniz? Düşünür müsünüz ölümü?" diye Halit Akçatepe de "Niye düşünmeyeyim ölümü. Öleceksek öleceğiz. Bunun başka çaresi yok.
Cenazemde görürsün benim ne kadar sevildiğimi" demiş. Aman Halit Usta ne ölümü, sen bir an önce iyileşmeye bak, çünkü bize daha lazımsın... O koca tarihi, o güzel insanları tekrar tekrar anlatmak için...