X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bizi biz yapan şeyler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bizi biz yapan şeyler

  • Giriş Tarihi: 4.1.2015
Bizi biz yapan şeyler
Bizi biz yapan şeyler

Bizi biz yapan, ortak bir duygu ve düşünce etrafında birleştiren birçok şey var aslında. Bizi biz yapan bu değerler sadece toplumsal birlikteliğimizin mayası değil aynı zamanda bütün dünyaya pazarlanacak birer marka. Yeter ki büyük bir özgüvenle sahiplenmesini bilelim

Bir lokantaya oturup kendimize bir İtalyan makarna ya da pizza söylemek kulağa ne de havalı geliyor değil mi? Bir kafeye oturup bir çırpıda latte mocha sipariş etmenin cazibesini de unutmamalı. Hani "Ben buraların adamıyım, bu defa bunu tercih ediyorum" pozları eşliğinde gözlerinizi bir lazer tarayıcı gibi menüdeki kahvelere gezdirmenin anlamsızlığını vurgulayan bakışlardan söz ediyorum. Fiyatı 40 bin liradan başlayan bir oturma takımına "O İtalyan malı" lafı eşliğinde sahip olmanızın size tavan yaptıran özgüvenini nasıl atlarsınız? Markası önemli değil, ne de olsa o bir İtalyan... Yabancı etiket taşıyan bir içecek, yemek, ev eşyası, giyecek, aksesuvar gördüğümüzde sevindirik olmamızın arka planında hiç şüphesiz derin bir özgüven eksikliği var. Bunun akabinde gelişen olaylar zincirini ise kendi değerlerimizin başka değerlerle yer değiştirmesi takip ediyor. Bunları kafaya takıp takmamak da tam olarak bu değerler zincirimizin bozulup bozulmamış olmasıyla ilintili. Oysa Türkiye'nin sahip olduğu birçok değer var ve bunlar bizi biz yapan şeyler. İçtiğimiz Türk kahvesi ya da ince belli bardaklarda tükettiğimiz çay, her yöreye özgü motiflerle bezeli halı ve kilimlerimiz, milli takım adını verdiğimiz kuru fasulye ve pilavımız, sabah akşam yediğimiz çıtır simitlerimiz, elimizde takla attırdığımız boy boy tesbihlerimiz, birlikteliğimizin sembolü dini bayramlarımız ve bayram yemeklerimiz, tatlı bir rekabetle oynadığımız tavlamız, dürümün son lokmasına denk getirme becerisiyle içtiğimiz ayranımız ve daha niceleri... Bütün bunlar olmasa biz ne kadar biz olurduk? Bizi biz yapan bu değerler sadece toplumsal birlikteliğimizin mayası değil aynı zamanda bütün dünyaya pazarlanacak birer marka. Bu değerleri dünyaya pazarlanır hale getirmekse özel ve resmi kuruluşlara ait. Bizim yaptığımız sadece hatırlatmak...

BAKIR İŞÇİLİĞİ


Çelik,teflon, emaye, alüminyum ürünleri mutfağımızı işgal etmiş olsa da bunlardan hangileri bakır işçiliğimizin yerini tutabilir ki? Bayburt'tan Burdur'a, Elazığ'dan Kahramanmaraş'a, Gaziantep'ten Kastamonu ve Muğla'ya kadar hemen hemen her ilimizde ustaların ellerinde şekillenen ve bir dantel gibi nakış nakış işlenen bakır eşyalar kaç yüzyıl

ŞERBETİMİZ GEÇMİŞİMİZ


Lokantacılık sektörünün müşteriyi adeta mahkum ettiği, tüketilmesi her açıdan zararlı gazlı içeceklerin gazını kaçırdığı milli içeceklerimizdendir. Osmanlı'da taze meyve ve gül, zambak, menekşe, fulya, yasemin, iğde ve nilüfer, böğürtlen, çilek, kızılcık, kayısı, portakal, mandalina, şeftali, turunç, gül, amber, demirhindi ve keçiboynuzu gibi yaklaşık 300 çeşit şerbet yapılırken bugün elimizde kalan kaç bardak acaba?

ALLAH NAZARLARDAN SAKLASIN


Budist ve Hindu toplumlarında da rastlansa da bizim nazar boncuğuyla olan ilişkimize hiçbir kültür yetişemez. Yeni doğan çocuğumuzun yakasına da iliştiririz yeni aldığımız arabaya da. Evcil hayvanlarımıza taktığımız da olur, tesbih tanesi olarak çektiğimiz de, kem gözlerden korunmak için at nalı şeklinde evimizin kapısına astığımız da. Kötü gözlerden korunma paratoneri olan bu batıl inanç objesinin aksesuvar olarak markalaşma şansı çok aslında. Markalaşırsa Allah nazarlardan saklasın, ne diyelim.