X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çocukların maçını abileri bitirecek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çocukların maçını abileri bitirecek

  • Giriş Tarihi: 11.1.2015
Çocukların maçını abileri bitirecek
Çocukların maçını abileri bitirecek

Filistin Milli Takımı yarın, Asya Kupası'nda sahne alıyor... Futbol onlar için bir oyundan çok daha fazlası. Özgürlük, direniş, yaşam, ölüm, savaş, umut... Hem halklarının çıığlığını duyuracak hem de sahilde top oynarken İsrail'in öldürdüğü dört küçük çocuğun yarım kalan maçını tamamlayacaklar

Atıf, İsmail, Zekeriya ve Muhammet, o gün sahile gittiklerinde tek bir istekleri vardı: Futbol oynamak... Ne ölüm kusan İsrail bombaları, ne yerle bir olan evler, ne de dünyaya gözlerini açtıkları andan beri dört bir yanlarını saran yokluk umurlarındaydı... Sadece her çocuk gibi biraz top oynamak istediler... Ama o maç hiç bitmedi. 16 Temmuz günü, İsrail füzeleri, tek suçu sahilde top peşinde koşturmak olan, en küçüğü dokuz en büyüğü 11 yaşında o dört masumu hedef aldı. Çünkü biliyorlardı ki Filistinli çocukların yüzlerinde belirecek ufacık bir tebessüm, kalplerinde filizlenecek en ufak bir umut, İsrail için en büyük tehditti (!) O dört çocuğun yaşama sevincini, masumiyetini sahada yenebilmek için geliştirebildikleri tek 'taktik'se, üzerlerine füze yağdırmak oldu. 50 gün kadar süren bombardımandan sonra silahlar susunca, hepsi aynı aileden dört çocuğun akrabaları, kayıplarını anmak, acılarını üleşmek için buluştu. Bir de maç yaptılar kendi aralarında. Onları anmanın en iyi, en anlamlı yolu buydu belki de... O korkunç günden altı ay sonra, bu kez abileri çıkıyor sahaya. Üstelik sahilde değil yeşil çimlerde, tarihlerinde ilk kez uluslararası bir turnuvada boy gösterecekler. Filistin Milli Takımı, mayıs ayında katılmaya hak kazandığı Asya Kupası'nda yarın ilk maçına çıkıyor Japonya karşısında. Turnuva Avustralya'da... Son şampiyon Japonlara karşı pek şansları yok belki. Ama gol atmak ya da maç kazanmaktan çok daha kutsal bir hedef, çok daha öte bir misyon onlarınki... Var olduklarını, her şeye rağmen yaşadıklarını, İsrail baskısına boyun eğmediklerini, insanlık aleminin bir parçası olduklarını haykırmak için çıkacaklar sahaya.

KİMİ ÖLDÜ KİMİ DE AİLESİNİ YİTİRDİ

Futbolla siyaset hiçbir zaman, hiçbir coğrafyada, Filistin'deki kadar iç içe geçmedi... Futbol belki de hiçbir zaman hiçbir yerde bir halk için, bir coğrafya için bu kadar çok şey ifade etmedi. Filistinliler için futbol bir oyundan çok daha fazlası... Özgürlük, direniş, azim, mücadele, sabır, yaşam, ölüm bu oyunun anlamı... Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca profesyonel oyuncunun sıradan gördüğü imkanları hayal dahi edemeden geldiler bugünkü noktaya... Bırakın son teknoloji tesisleri, bilimsel çalışma metotlarını, bir antrenman için İsrail'in engellemesine takılmadan buluşabilmek bile en büyük lüks Filistinli futbolcular için. Kadrodaki oyuncuların dokuzu Batı Şeria'dan, yedisi de Gazze'den... Polis kontrol noktalarını aşıp toplanamadıkları için sayısız defalar antrenmanı iptal etmek zorunda kaldılar. Ama bu belki de karşılaştıkları en hafif engel... Misal 2009'da milli takıma katılmak için yola çıkan Mahmud Sarsak, İsrail askerleri tarafından, 'terörist olduğu' gerekçesiyle cezaevine atıldı. Üç ay açlık grevi yapan Sarsak, ancak üç yıl sonra salıverildi. Filistin tarihinin en iyi oyuncularından biri kabul edilen eski futbolcu, yeni koç Ahed Zaqout ise o kadar şanslı değildi. Geçen temmuzdaki bombardımanda can verdi. Pek çok Filistinli sporcu gibi... Kimisi Zaqout gibi kendi yaşamını yitirdi İsrail bombardımanlarında, kimisi de en yakınlarının ölümüne tanıklık etti. Evini, ailesini kaybetti. Sonra da kalbinde acısı taptaze sırtına formasını geçirdi. Zira dediğimiz gibi, futbol artık onlar için bir oyundan çok daha fazlası. İlaçtan, gıdadan, elektrikten, özgürlükten yoksun yaşayan halklarının sesi olmaya gidiyorlar Avustralya'ya... O insanların fazlasıyla hak ettiği, hasret kaldığı mutluluğu yaşatmak, bir parça olsun umut saçmak için çıkacaklar sahaya. Atıf, İsmail, Zekeriya ve Muhammet de bir yerlerden izleyecek onları... Çünkü biliyorlar ki abileri bitirecek onların yerine, sahilde yarım kalan maçlarını...