X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dost elimiz hep Afrika'nın üzerinde
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dost elimiz hep Afrika'nın üzerinde

  • Giriş Tarihi: 1.2.2015
Dost elimiz hep Afrika'nın üzerinde
Dost elimiz hep Afrika'nın üzerinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile birlikte Etiyopya, Cibuti ve Somalililerle bir kez daha kucaklaştık. First lady, "Afrika insanlığın imtihan yeri. Dost elimiz hep Afrika'nın üzerinde" diyor

Etrafı dikenli tellerle çevrili bir alan ve bir tabela; "Yemek vermeyin, daha önce beslendiler" İzleyiciler şık kıyafetleri ile Avrupalılar ve Amerikalılar. Çitlerin içinde yarı çıplak teşhir edilenler ise Afrikalı. 'İnsan hayvanat bahçeleri'nde çok değil, 60 yıl öncesine kadar insan olduğundan şüphe duyulan Afrikalılar teşhir edildi. Medeniyetin beşiği olarak görülen Avrupa'nın göbeği Paris'te kurulan 'insan hayvanat Bahçesi'ni 1 milyon kişi ziyaret etti. Avrupa bir taraftan bu kara derili, insan olduğu şüpheli yaratıkları kendi şehirlerinde eğlence malzemesi olarak teşhir ederken, diğer taraftan kaynaklarını sömürdü. First lady Emine Erdoğan Cibuti'deki Milli Kadınlar Birliği'nde konuşurken, işte bu sahneler geçti gözlerimin önünden. Erdoğan şöyle diyordu "Türkiye asla Afrika'ya sömürgeci bir zihniyetle gelmemiştir. Afrika kıtasında, karşılık beklemeksizin çok kapsamlı yardım faaliyetlerinde bulunmamız bunun en büyük göstergesidir." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan beraberindeki heyetle geçtiğimiz hafta Afrika Boynuzu ülkelerinden Etiyopya, Cibuti ve Somali'yi ziyaret etti. İlk durak Etiyopya'ydı. Etiyopya, Afrika'nın sömürgeleştirilememiş tek ülkesi ve köklü bir tarihe sahip. Aynı zamanda Afrika Birliği'nin başkenti. 1974- 1991 yılları arasında yaşanan iç isyanlar ekonomiye büyük darbe vurmuş ve ülke iflas noktasına gelmiş. Türkiye ve Etiyopya arasındaki ilişkilerse THY'nin Addis Ababa'ya sefer başlatması ve TİKA'nın ofis açması ile daha da gelişmiş. Etiyopya'da Emine Erdoğan'a first lady Roman Tesfaye eşlik etti. İki first lady önce Etiyopya Ulusal Müzesi'ni ziyaret etti. Bu müzenin en önemli özelliği, dünyanın en yaşlı insanı olarak bilinen 4 milyon yıllık Lucy iskeletine ev sahipliği yapması. Lucy için "beyaz adamın en çok saygı duyduğu Afrikalı" diyorlar manidar bir gülümseme ile. Ziyaret sonrası Bayan Tesfaye'nin himaye ettiği AIDS'li kadın ve çocuklara yönelik çalışmalar yapan Entoto Beth Artisans isimli sivil toplum kuruluşu ziyaret edildi. Kadınlar burada boncuk ve gümüşten takılar yapıyor ve kumaş üretiyor. Etiyopyalı kadınlar, Emine Erdoğan'ı Amharca'da "hoşgeldiniz, teşekkür ederiz" anlamına gelen bir şarkı ile uğurladılar buradan. Etiyopyalı STK'larla bir araya gelen Erdoğan, yaptığı konuşmada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kadın, çocuk ve eğitim ile ilgili sorunların ortak olduğunun altını çizdi. STK temsilcilerinin konuşmaları gösterdi ki, Afrika'da oldukça etkinler. Merkezi hükümetlerin daha çok varlık problemleri ve terörle ilgilenmeleri STK'ları sosyal hayatta daha güçlü hale getirmiş. Ayrıca kadınlar siyasette ve sosyal hayatta oldukça faal. Ziyaretin ikinci durağı Cibuti idi. Cibuti, Habeşistan olarak bilinen bölgenin bir parçası ve eski bir Fransız sömürgesi. Ülke 1977 yılında bağımsızlığını ilan etmiş.

AFRİKALI EMİNE VE TAYYİP BEBEK

Emine Erdoğan'a Cibuti first lady'si Kadra Mahamoud Haid eşlik etti ziyarette. İlk durak Daryel Yetimhanesi oldu. Yetimhane 1978 yılında açılmış. Doğum sonrası terk edilen bebekleri ve korunmaya muhtaç yetim çocukları himaye ediyor. 40 kız, 70 erkek olmak üzere 110 çocuk yaşıyor bu yetimhanede. Erkek çocuklar coşku ile karşılıyor bizi, kız çocuklar daha çekingen, kalabalık olduğu zaman ürküp ağlamaya başlıyorlar. Emine Erdoğan çok dikkatli olmamızı tembihledi bize. Yeni doğmuş ve kendi adı verilmiş Emine bebeği kucağına aldığında gözlerinin dolduğunu gördük. Emine bebeğin hemen yanında Tayyip bebek var, o da yeni doğmuş. İkisi ile de teker teker ilgilendi, öptü, kokladı first lady. Yetimhane'nin revirinde Safa bebekle karşılaştı. Safa bebek doğuştan hasta, 'kemikleri çok hassas hemen kırılıyor, ölür' demişler ama hayata tutunmayı başarmış, konuşamıyor. Emine Erdoğan Safa bebekle konuştu, sadece kendilerinin anladığı özel bir dilde… Yetimhanedeki çocukların sıcaklığı, hediyeleri aldıklarındaki gülümsemeleri bizi kendilerine bağladı. Orayı terk etmek zor oldu hepimiz için. Ardından Cibutili Milli Kadınlar Birliği'ne gidildi. Bu birlik kadınlara ekonomik bağımsızlık kazandırarak, sosyo ekonomik hayata katılmalarını amaçlıyor. Rengarenk kıyafetleri ve hareketli dansları ile Cibutili kadınlar karşıladı Emine Erdoğan'ı. First lady konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Türk halkının selam ve sevgilerini ileterek başladı. Hitabı alkışlarla bölündü. İki first lady de konuşmalarını "Yaşasın Türkiye-Cibuti kardeşliği, yaşasın Türkiye-Cibuti dayanışması" sözleri ile bitirdi. Konuşmaların ardından el sanatları sergisi, aşçılık ve dikiş atölyesi gezildi ve yine şarkılarla uğurlandık.

İNSANLIĞIN İMTİHAN YERİ

Cibutili STK'larla yapılan görüşmeler de oldukça verimli geçti. Türkiye'de birlikte çalışabilecekleri partner STK'lar ile iletişime geçmeleri tavsiye edildi. Çevre konularında halkı bilinçlendirmeyi amaçlayan bir STK çöp konteynerı talep etti, talep karşılık buldu. Gezinin son durağı ise Somali'ydi. Birkaç gün önce Somali'de Türk heyetinin kaldığı otelin önünde patlamalar olmuştu. üç Somalili kardeşimiz hayatını kaybetmişti. Bu saldırı nedeni ile Cumhurbaşkanı'nın Somali'ye gelmekten vazgeçeceğini düşünenler yanıldı. Cumhurbaşkanı ve first lady Emine Erdoğan Somali'ye kalabalık bir heyetle gitti. Önce Somali-Türkiye Eğitim Araştırma Hastanesi'nin açılışını yaptılar, sonra hükümet binası Villa Somali'ye geçtiler. Emine Erdoğan'ı minik misafirler bekliyordu burada. Türkiye Diyanet Vakfı tarafından kurulan Şeyh Sufi İmam Hatip Lisesi öğrencileri şarkılar söyleyip, fotoğraf çektirdiler first lady ile. Yerel STKlarla görüşen Erdoğan, Türk STK'ları da kabul etti ve onların sahada yaşadıkları problemleri, yaptıkları çalışmaları dinledi. Notlar aldı. Emine Erdoğan'a Afrika seyahatinde neler hissettiğini sordum. Şöyle söyledi: "Afrika insanlığımızın imtihan yeri. Sadece belli dönemlerde değil her an gözetmemiz gereken bir coğrafya. Küresel sistemin adaletsizliklerini bir kere daha gözden geçirmemizi zaruri kılan bir kıta. Bu nedenle, her ziyaretimiz yükümüzü arttırıyor. Elimizdekini paylaşmanın ve yardımlaşmanın sorumluluğunu bize yeniden hatırlatıyor. Yetimhanelerde gördüğüm çocukların acısı hâlâ içimde. Sıcak bir yuvanın ve aile şefkatinin boşluğunu gönüllerimizi onlara açarak belki bir nebze olsun doldurabiliriz. Dost elimiz inşallah hep Afrika'nın üzerinde olacak. Bunun dünyadaki tüm vicdan sahiplerine de örnek olmasını diliyorum." Afrika kıtası uzun yıllardır sömürgecilerin ve onların insan olduğundan şüphe duyanların durağı oldu. Kaynaklar beyaz adamlar tarafından sömürüldü. Sömürünün verdiği hasarı tamir etmek şüphesiz zaman alacaktır ama Afrikalılar onlara yardım eden Türk kardeşlerini unutmayacaktır. Önce Bosna sonra Suriye'deki iç savaştan kaçan binlerce, milyonlarca mülteciye kucak açan Türkiye, 3,3 milyar dolar ile dünyanın en fazla kalkınma yardımı yapan 3. ülkesi. Evet… Biz asla Afrika'ya sömürgeci bir zihniyetle gelmedik. Ve seyahat dönüşü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir kere daha hatırlattığı gibi, "Veren el alan elden üstündür."