X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tekerlekli sandalyeden evrenin sırlarına...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tekerlekli sandalyeden evrenin sırlarına...

  • Giriş Tarihi: 1.3.2015
Tekerlekli sandalyeden evrenin sırlarına...
Tekerlekli sandalyeden evrenin sırlarına...

Hayatının anlatıldığı Her Şeyin Teorisi filmiyle dünyanın gözleri tekrar meşhur fizikçi Stephen Hawking'e çevrildi. Tekerlekli sandalyesinden evreni araştıran ve tartışmalı tezler ortaya atan bilim insanın hayatı mücadelerle geçti. Ama onun en büyük destekçileri eşleriydi

Avrupa için modern bilimin kurucularından Galileo, 1600'lü yıllarda Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü söyledi. Yer yerinden oynadı. Hayatının son dokuz yılını ev hapsinde geçiren Galileo, 8 Ocak 1642'de öldüğünde, hâlâ affedilmemişti. Tam üç asır sonra, 8 Ocak 1942'de, İngiltere'nin Oxford şehrinde, Frank ve Isobel Hawking çiftinin ilk çocukları dünyaya geldi. Stephan ismini verdikleri bu dehanın şöhreti Galileo'yu bile geride bırakacak, insanlar onu 'Evrenin sırlarını anlatan adam' olarak tanıyacaktı. Stephen'ın ilkokul yılları bir hayli zor geçti. Meşhur bir bilim adamı olduktan sonra okumayı zor söktüğünü itiraf edecekti. Fakat uyum sorununu kısa zamanda çözdü; arkadaşları ona 'Einstein' lakabını taktı. Hareketli bir genç olan ve adrenalini seven Stephen'a üniversite kolay gelmişti. Partileri kaçırmıyor, doğa yürüyüşlerine çıkıyor ve okulun kürek takımında yer alıyordu. Onun için okulun son yılında fenalaşıp merdivenlerden yuvarlandığında, bunu bir kaza olarak gördü. Bir Noel tatilinde ailesini ziyarete geldiğinde, konuşmasındaki aksamalar, babasının dikkatini çekti. Doktorlar Stephen'a ALS olarak bilinen 'amyotrofik lateral skleroz' teşhisi koydu. Kendisine "2-3 sene ömrün kaldı" denildiğinde, Stephen daha 21 yaşındaydı. Bu hastalığa yakalananların sadece yüzde 4'ü, 10 yıldan uzun süre yaşıyordu. Fakat genç bilim adamı adayının önünde, sırları çözülmeyi bekleyen koskoca bir evren vardı. Üstelik âşık olduğu kadın Jane Wilde kendisini bekliyordu, evleneceklerdi.

HASTALIK YILDIRMADI

Teşhisten bir yıl sonra Hawking "Bana yaşamak için bir sebep veren kadın" dediği Wilde ile evlendi. Düğününde ancak baston yardımıyla ayakta durabilen Stephen'ın en büyük destekçisi Jane Wilde olacaktı. 1960'ların sonlarına doğru kol ve bacak kasları onu ayakta tutamayacak duruma gelmişti. Zorla da olsa Stephen'ı tekerlekli sandalye kullanmaya ikna ettiler. 1967'de Robert adını verdikleri bir erkek, 1970'de de Lucy ismini koydukları bir kızları oldu.

DESTEK ÜNİTESİNDE BİLİM

Karadelikler hakkında yayımladığı makaleler önemli ödüllere layık görülürken Hawking'in ilk kitabı 1973 yılında basıldı. 1974'te kara deliklerin parçacık yaydığını söyleyerek bilim dünyasında önemli bir tartışmanın fitilini ateşledi. Daha sonra Hawking Radyasyonu olarak anılacak bu buluşu, ancak 70'lerin sonuna doğru kabul gördü. Bu tarihten sonra sayısız ödül alan Hawking, 1979 yılında bir kez daha baba oldu. Akademik kariyeri açısından muhteşem geçen yıllarda ALS'si ilerlemeye devam etti. 1970'lerin sonunda, konuşmaları anlaşılmaz hale geldi. Yakınları ona adeta tercümanlık yapıyorlardı. 1985'teyse o güne kadar yaşadığı en ağır sağlık sorunuyla karşılaştı. Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ni ziyaret için gittiği Fransa'da zatürreye yakalandı. Durumu o kadar kötüleşti ki Profesör Hawking'i yaşam destek ünitesine bağladılar. Doktorlar ümidi kesmişti. Ama kocasının yaşama tutunma kuvvetini iyi bilen Jane Hawking, kendisine yöneltilen 'yaşam destek ünitesinin fişini çekme' teklifini reddetti. Hawking aylar süren mücadeleyi kazandı, fakat bu tarihten sonra bir daha konuşamadı. Artık 24 saat müşahade altında yaşayacaktı. Üç hemşire, günde sekizer saatini Stephen Hawking'in yanında geçirecekti. İlk başlarda kendisine gösterilen bir karttaki harfleri kaşıyla işaret ederek cümleler kuruyordu. Walt Woltosz adlı bir mucidin keşfettiği program sayesinde iletişimi bir nebze olsun hızlandı. Sağ elinin parmaklarının hafif hareketleriyle bir kumandayı kontrol ediyor, önündeki ekrandan harf ve kelime seçerek konuşuyordu. Bu sayede dakikada 15 kelimeyi yan yana getirebiliyordu.

YANAK KASIYLA İLETİŞİM
1988'de kariyerinin en çok satan çalışması yayımladı. Zamanın Kısa Tarihi: Büyük Patlamadan Karadeliklere adlı kitap 40 dile çevrildi, 10 milyondan fazla sattı, dört yıl boyunca İngiltere'nin en çok satanlar listelerinde yer aldı. Hawking, evrenin tarihi, karadelikler, ışık konikleri gibi karmaşık konuları, bu alanlara ilgi duyan herkesin anlayabileceği bir dilde aktararak ününe ün katıyordu. Fakat 80'ler Hawking'in sağlığı gibi aile hayatı için de kötü gelişmelere sahne oldu. Jane Hawking, kocasının sürekli yanında olan hemşirelerden ve şöhretin getirdiği yoğun tempodan bunalmıştı. 1990'da ayrılan çift 1995'te boşandı. Aynı yıl Stephen Hawking, Elaine Mason'la evlendi. Fakat bu evlilik kısa sürdü. 2000'li yıllarda Elaine Mason'un, Stephen Hawking'e şiddet uyguladığına dair dedikodular ortaya çıktı. Polis incelemeleri yapıldı. Hawking konu hakkında yorum yapmadı, fakat çift 2006 yılında sessizce boşandı. 2005 yılında elleri tamamen hissizleşince yeni bir iletişim krizi baş gösterdi. Araştırmacılar aynı bilgisayar programını, Hawking'in hâlâ oynatabildiği nadir kaslarından olan yanak kaslarına bağladılar. Hawking bu yöntemle dakikada sadece bir kelime yazabildi. 2009'dan sonraysa sandalyesini hareket ettiremez hale geldi, defalarca hastaneye yattı ve sık sık solunum cihazına ihtiyaç duyar oldu. Hayat hikâyesini dinleyen herkesin tahmin edebileceği gibi bu durum da Profesör Hawking'i yıldırmadı. Cambridge Üniversitesi Uygulamalı Matematik ve Teorik Fizik bölümündeki görevini sürdüren Hawking, 2012 yılında "Emekli olmak gibi bir niyetim yok" dedi.