X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Zamanı çaresiz bırakan deha
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Zamanı çaresiz bırakan deha

  • Giriş Tarihi: 1.3.2015
Zamanı çaresiz bırakan deha
Zamanı çaresiz bırakan deha

Monaco formasıyla attığı golle, Arsenal'e hançeri saplayan Berbatov, dehası ve yeteneklerini yeniden hatırlattı. En dar yerde öylesine sakin ve yumuşaktı ki topla, zaman dururdu adeta. En asi topları dahi tek bir dokunuşla terbiye ederdi

Annesi, kulüp tesislerinde kalan 18 yaşındaki oğlunu ziyarete gittiğinde tatil zamanıydı. Kimseler yoktu etrafta. Çevrede gezinen birkaç sokak köpeği dışında... Oğlunu yatağına uzanmış birşeyler karalarken buldu. Kulağında müzik, uzaklara dalmıştı."Aşık herhalde" diye geçirdi aklından. Genç adam karşısında annesini görünce telaşla elindeki kağıdı saklamaya çalıştı ama başaramadı. Annesinin, aşk mektubu sandığı şey kulübün armasıydı. Dimitar, yatakhanede bir başına CSKA Sofya amblemini çiziyordu.

Aslında doğru tahmin etmişti annesi. Aşk meselesiydi... Ama bir kıza değil, Berbatov'un takımına duyduğu aşktı bu. Küçük maden kasabası Blagoevgrad'da doğdu Berbatov. Ailesi kıt kanaat geçiniyordu. Ona futbol topu alamamışlardı. Dimitar da sokakta bulduğu eski bir basket topuyla, futbola başlama vuruşunu yaptı. Hatta bir keresinde o ağır topla evde oynamaya kalkınca vitrinli dolabı yerle bir etmişti. Bulgar futbol efsanesi Hristo Stoichkov'un forma giydiği CSKA, bölgenin küçük takımı Pirin'le kupa maçı için geldiğinde, Berbatov 9 yaşındaydı. Kendisi de futbolcu olan babası sayesinde, düşlerini süsleyen takımın en büyük yıldızından imzalı bayrağı kaptı. Heyecandan titreyen elindeki bayrağa şöyle bir baktı. Artık emindi. Futbolcu olacak ve bir gün o formayı giyecekti.

Hayali 8 yıl sonra gerçek oldu. 17 yaşında CSKA'ya imza attığında, başkent takımı, Pirin'e transfer bedeli olarak birkaç bir dolar ve "20 çift krampon" vermişti.

ANTRENMAN ÇIKIŞI MAFYA KAÇIRDI

Ama işler hiç de hayal ettiği gibi gitmedi. Önce bir antrenman çıkışı Georgi Iliev isimli bir mafya babası tarafından, taraftarı olduğu Levski Kjustendil'de oynasın diye kaçırıldı. Berbatov bir fırsatını bulup babasını aradı. O da hatırlı kişileri araya sokup oğlunu kurtardı. Bu travma yetmez gibi çok geçmeden "aşkının karşılıksız çıktığını" gördü Berbatov. Aksadığı bir kaç maçta tribünlerden yükselen tepkiler zamanla tehdide kadar varınca yıkıldı. Öyle ki futbolu bırakma noktasına geldi. Ama ailesi ikna etti, teslim olmak için fazla yetenekli ve fazla gençti. 2001'in ocak ayında Alman Leverkusen'in yolunu tuttu. Vaktiyle bonservisi 20 krampon olan çocuk, beş yıl sonra da İngiliz Tottenham'a 11 milyon sterline imza atacaktı. 2008'de "Yeni Cantona" lansmanıyla, Manchester United'ta Sir Alex Ferguson'ın talebesi olduğunda ise fiyatı üçe katlanacaktı. Gel gelelim kurt hoca onun kıymetini tam olarak bilemeyecekti.

SCHOPENHAUER ONU ANLATMIŞ ADETA

Sahada zamanı bükerdi Berbatov... Kuytuda köşede, çizgi üzerinde öyle sakin, öyle klas işler yapardı ki, zaman dururdu adeta. İlk dokunuş sihri Bergkamp'ı andırırdı. En asi topları dahi tek dokunuşla terbiye ederdi. Topla, 1.89'luk heybetinden beklenmeyecek kadar yumuşaktı. Bir West Ham maçında aut çizgisinde fizik kurallarını altüst ettiği dönüşle rakibini hayata küstürdüğü çalımı ve Ronaldo'ya verdiği gol pası "dehasının" zirve anıydı. Hareketin zorluğu bir tarafa, öyle bir çalımın "atılabileceğini" düşünmesiydi asıl Berbatov dehası. Arthur Schopenhauer vaktiyle onun için söylemişti o sözü sanki: "Yetenek başkalarının vuramadığı hedefi vurur, deha ise başkalarının göremediği…" Çok teknik, güçlü ama en önemlisi çok zeki bir futbolcuydu. Aklında hep bir plan olurdu. "Hedef adam" olarak tipik bir santrafor gibi de oynayabilirdi ama o gezmeyi, forvetle arka hatlar arasında köprü kurmayı daha çok severdi. Fakat aynı zamanda birinci sınıf da bir golcüydü. Rövaşata, vole, topuk, sağ ayak dışı, sol ayak üstü, kafa vuruşu... Her tür gol vardı repertuvarında. Takım arkadaşlarının böyle bir yetenekten nasıl faydalaması gerektiğinin formülünü de, İngiltere'deki son durağı Fulham'da attığı bir gol sonrası formasının altına bizzat kendisi yazmıştı: "Şimdi sakin ol ve topu bana ver..." Sadece ayakları değil elleri de yaratıcı Berbatov'un. Odada tek başına kağıda CSKA amblemi çizen o çocuk, resim yapmaya devam etti. En büyük zevki de kara akalem karikatürler çizmek...

COOL BAKIŞLARIN ARDINDAKİ KAHRAMAN

Çocukluğundan beri çok sıkı bir Robert De Niro hayranıydı. 'Cool' duruşunu biraz da ondan almıştı sanki. Ama asıl sebep bu değildi. Hazin sonla biten "ilk aşkı" onun kalbinde hiç silinmeyen bir yara bırakmıştı. Herşeyden çok sevdiği CSKA Sofya'da bile kıymetini bilmemişlerdi. O da bir daha asla "bayrak adam" olmak gibi sevdalara kapılmadı. Anı yaşadı. Kaybettiği topların peşinde ısrarcı olmadı, sigarasından da vazgeçmedi. Berbatov'un o soğuk duruşu, gerçek karakterinin önüne hep bir perde çekti. Doğduğu kasabada onlarca fakir çocuğun yiyecek-giyecek ihtiyacını karşılıyor. Genç futbolculara da malzeme özellikle de "krampon" hediye ediyor. Tatillerde ise soluğu ülkesinde, annesinin yanında alıyor. Ve çocukluğunda olduğu gibi salondaki o eski kanepeye uzanıp kestiriyor. Artık 34 yaşında. Son demlerini yaşıyor futbolda. Hafta içinde Şampiyonlar Ligi'nde Monaco formasıyla, bir zamanlar efsane olduğu Londra'da Arsenal'e golünü attığında, kim olduğunu hatırlattı yeniden. Evet, kariyerinde daha çok kupa kazanabilir, çok daha yükseklere çıkabilirdi. Ama dehası karşısında bazen zamanın dahi çaresiz kaldığı adam için futbol bir meslekten, kulüpler de işverenden öteye geçmedi. İlk aşkı ihanet edince, Berbatov eskisi gibi olmadı bir daha asla.


Ve ne yazık ki zamanı geri almak imksansız. Berbatov için bile...