X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kadın sorunlarının anlatılması gereken yer diziler değil
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kadın sorunlarının anlatılması gereken yer diziler değil

  • Giriş Tarihi: 8.3.2015
Kadın sorunlarının anlatılması gereken yer diziler değil
Kadın sorunlarının anlatılması gereken yer diziler değil

Hande Doğandemir, bir diziyle gündemimize oturdu. Oysa o popüler olmadan önce kamera arkasında tecrübe edinmiş, gerektiğinde çay, kaset taşımış bir isim. İletişim sosyolojisi eğitimi gören Doğandemir, kadın sorununun dizilerin değil sinemanın konusu olduğunu söylüyor

Ankaralı utangaç bir çocukmuş Hande Doğandemir... Annesi bile ekran önünde rol kesmesine hâlâ şaşırıyor... Halbuki hep sahne üstünde geçmiş gençliği... Gösteriler, tiyatrolar... Ankaralı olmanın havasından mı, suyundan mı bilinmez, sakin bir hali var... Belki de lisede etkisinde kaldığı Fransız ekolündendir bu hali... Ama biraz içini deşince, oralarda bir yerde çılgın bir kadının olduğu kesin. Aslında o da bizden; iletişimci... Yıllarca eğitimini aldığı konuda iletişim sosyolojisi üzerine tezi bile var; 80'li Yılların Türk Sinemasında Kadının İstismarı. Bugüne kadar hiç konuşulmamış oyuncunun bu yanı. Belki de Hande'yi en ilginç kılan konulardan biri bu oysa ki... Televizyonda arka planda çalışırken oyuncu olup popülerliği yakalayan, özellikle genç kitlenin sevgisini kazanan Hande Doğandemir ile rol aldığı Racon-Ailem İçin dizisi için buluştuk
- Televizyon konusunun sosyolojisini okumuşsunuz. Teziniz neyle ilgiliydi?
- Seksen dönemi Türk sinemasında kadının cinsel istismarının konu edilişini inceledim. O dönemdeki bir çok filme baktığınızda, özellikle Müjde Ar'ın oynadığı İffet'le başlayan furyada, kadının hâlâ süregelen istismarıyla ilgili çok iş yapılmış... Türkan Şoray'ın oynadığı Sultan filmi de bu furyanın etkisiyle çekilmiş... O zamanlar okuldan yeni mezun, genç ve heyecanlı bir kızım. Tez konusu olarak bunu seçince, kütüphanelere kapandım. Tüm filmleri izledim. O döneme ait çok geniş bir arşiv var. Kült olmuş filmler üzerine yapılmış ciddi araştırmalar çok destek olmuştu bana.
- Bu tür konulara dizilerde yer veriliyor mu sizce?
- Veriliyor ama ne kadar anlatabiliyoruz tartışılır. Bilmediğimiz, görmediğimiz neler yaşanıyor kim bilir ama bunları televizyona taşımak çok kolay değil. Çünkü o televizyonu 10 yaşındaki çocuk da açıyor. Bu nedenle kadına dair sorunların ne kadar anlatılabildiği tartışılır. Ama bir yandan da bunun anlatılması gereken yerin diziler olduğunu düşünmüyorum. Sinema bunu anlatmak için daha uygun bir mecra. Zaten dikkat ederseniz son dönemde birçok film kadın sorunlarına eğiliyor.
- Yeni diziniz Racon-Ailem İçin'deki karakteriniz de güçlü bir kadın galiba...
- Dizinin proje tasarımı Kerem Deren'e ait, Ahmet Ümit'in hikayesi. Canlandırdığım karakterin iki kimliği ve iki hayatı var; Yağmur ve Azra... Aynı kişi ama farklı hayatları olmak zorunda kalıyor. Çok farklı, çıkmazları olan, zor bir karakter. Üniversiteyi bitirmiş mimar olmuş genç bir kadın. Yağmur, babasının adaleti sağlama biçimini kabul etmediği için kendine yeni bir dünya kurmayı tercih ediyor.
- İlk diziniz çok tuttu. İkinci iş stres yaratıyor mu oyuncu üzerinde?
- Bu durum ekstra bir sorumluluk yüklüyor insanın üstüne. Kendimi tekrar etmemek, üstüne bir şey koyabilmek önemli kaygılar benim için. Bu işin tutup tutmaması bir başarı anlamına gelmiyor ama geçmiş başarının üstüne bir şey koymak sorumluluğu yüklendi üstüme. Çok ince eleyip, çok sık dokudum. Nasıl bir projede yer almak istediğimi epey düşündüm. Varolan projeler içinde en çok kendini görmek istediğim iş bu oldu. Çok güçlü referansları olan bir işti. Bu isimleri duymam bile heyecanlanmam için yeterli oldu. Karanlık bir mafya işi gibi düşünmek yanlış olur, bir aile işi...