X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ellerim 3 bin kilometre uzadı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ellerim 3 bin kilometre uzadı

  • Giriş Tarihi: 15.3.2015
Ellerim 3 bin kilometre uzadı
Ellerim 3 bin kilometre uzadı

4G mobil internet altyapısıyla Barselona'dan 3 bin kilometre uzaklıktaki İsveç'te bir kepçeyi kullandım. Ellerimle tuttuğum kumanda ve 360 derece çevreyi görmemi sağlayan akıllı gözlükle kazı yaptım

Barselona'da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi'nde ellerimin 3 bin kilometreye uzanmasını sağlayan 4G teknolojisinin nimetlerinden nasıl faydalanacağımızı gördüm. Gözümde akıllı gözlük Oculus ve bilgisayar joyistik benzeri kumandaları kullanarak kepçe ile kazı yaptım. Ericsson standına kurulan 4G altyapısıyla, 3 bin kilometre uzağa ulaşan yapay sinir ağı kurulmuştu. Yani ellerim Barselona'dan İsveç'e yaklaşık 3 bin kilometre uzağa ulaştı. Ellerim ulaşırken, kamera ve 4G internet bağlantısıyla gözüm ve neredeyse sinirlerim binlerce kilometre uzağa taşındı. Yani kendime mobil internet altyapısıyla kurulan yapay bir sinir ağı kullandım. Kepçenin her hareketini ellerimle kontrol ettim ve akıllı gözlükle her anı yaşayarak yönettim. Aslında 4G altyapısı, pahalı robotlar yerine uzaktan yönetim ve ölçüm teknolojilerinin yayılmasını sağlayacak bir gelişmeye kapı aralıyor,

İŞ KAZASI TARİH OLABİLİR
Mobil internet sadece akıllı telefonları değil, uzaktan yönetilen her cihazı etkiliyor. Binlerce kilometre uzakta ve 50 derece sıcaklığın olduğu çölde çalışmak yerine mobil internet altyapısıyla binlerce kilometre uzakta bir yerde çalışmak mümkün. Bu çalışmayı ilaç veya kimyevi madde üreten bir fabrikada, binlerce dönüm tarlada kullanmak mümkün. Yani iş kazasını minimuma indirecek uzaktan yönetim teknolojilerinin kullanılması mobil hızlı internet altyapısına bağlı. Önümüzdeki dönemde her cihazın dijital kimliği olacak. Tıpkı vatandaşlık numarası gibi her cihazın bir internet protokol (IP) numarası olacak. Bu kimlik her cihazın ölçme ve yönetilmesini kolaylaştıracak. Satın aldığımız veya kiraladığımız her ürün, kimliğin dışında konum bildiren mini antenlere de sahip olacak. Tıpkı bilim kurgu filmlerdeki gibi her cihazın internete bağlı olduğu yaptığımız her hareketin kaydedildiği bir sanal dünyada yaşıyoruz.

DİJİTAL KİMLİĞİM

Türkiye'de her ailede en az bir kişi, her gün en az bir kez facebook hesabına giriş yapıyor. Fotoğraf, video çekiyor veya yer bildiriminde bulunuyor. Fotoğraf ya da bir metni beğenerek kendisine beğendiklerinden dijital bir kimlik yaratıyor. En çok nerede dolaşıyorum, nerede yemek yiyorum, nelerden hoşlanıyorum ve nasıl bir görüntüye sahibim gibi bilgileri herkesle paylaşıyorum. Bu paylaşımın silinemeyeceğini bilerek yaşamak da sinir bozucu.

İNSAN REFLEKSİ HIZINDA ŞEBEKE
Otomobil sürerken karşınıza çıkan bir insana veya araca çarpmamak için refleksle frene bastınız. Anlık bir reaksiyon gösterdiniz. İşte 5G teknolojisiyle veri hızı insan sinirlerinin hızının gecikmesiz binlerce kilometre uzağa taşınmasını sağlayacak. Yani ameliyat yapan doktor ve anlık otomobil kullanan sürücü gibi gecikme olmadan reaksiyon göstermek gereken işlerde 5G bağlantısı kullanılacak. Makineler birbirleriyle 5G hızında haberleşecek. 5GHz mobil internet hızını ilk kez gözlemleme şansını Ericsson'un Mobil Dünya Kongresi'nde yakaladım. 5G kullanan terminal mini bir araç gibiydi. Henüz bir cep telefonu boyutuna indirilemedi. Ancak beş yıl sonra bu konuda yeni gelişmeler görürsek ve 'geç kalıyoruz' gibi bir yakınmalara rastlarsak çok da şaşırmayalım.