X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Savcının 2 yüzü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Savcının 2 yüzü

  • Giriş Tarihi: 5.4.2015
Savcının 2 yüzü
Savcının 2 yüzü

Karadayı dizisinin efsane karakteri Savcı Turgut'u hiç böyle görmediniz. Eğleniyor, gülüyor, partiliyor... Tiyatro sanatçısı Yurdaer Okur'u bu kadar keyiflendiren şey, konservatuar mezunu üç öğrencinin ilk oyunları olan Parti'yi yönetiyor olması. Parti aynı zamanda Yurdaer Okur'un kurduğu Entpori Sahne'nin de ilk oyunu

Tiyatro sanatçısı Yurdaer Okur bugünlerde farklı bir heyecan içinde. Mimar Sinan Üniversitesi'nden yeni mezun olan üç tiyatro öğrencisinin oynadığı Parti isimli bir oyunu yönetiyor. Üstelik bu oyun, Okur için farklı bir yolun da başlangıcı. Karadayı'nın kötü savcısı, devlet tiyatrosu sanatçısı Yurdaer Okur, bu oyunla birlikte kurduğu Entropi Sahne'nin de ilk galasını yapmış oldu. Biz de bu vesileyle, her pazar Kadıköy Sahne'de sahnelenen oyunu Parti'yi ve Karadayı'yı konuştuk

- Bir konser salonunda Parti isimli bir oyun yönetiyorsunuz. Nereden çıktı bu fikir?
- Taner Yavuzarslan Parti oyununu sahnelediğimiz Kadıköy Sahne'nin işletmecisi... Onunla çok eski bir dostluğumuz var. Uzun zamandır benden burada tiyatro yapmamı istiyordu. "Tiyatro öyle bir şey değil, tiyatro olması için mekana göre oyun olması lazım" deyip erteliyordum. Ama aklımın bir yerinde hep vardı burada bir şey yapma fikri. Mimar Sinan Üniversitesi konservatuarından mezun okuyan bu üç arkadaş oyunu getirdi ve "Tiyatro kurmak istiyoruz" dediler. Onlarla daha önce Kuva-i Milliye oyununda beraber çalışmıştık. Çok zeki ve yetenekli çocuklar. Yıllardır arayıp da bulamadığım şeyi onlarda gördüm. Kafamda bir tiyatro anlayışı hep vardı, devlet tiyatrosunda bir takım oyunlar sahneledim ama gelecek nesile hitap edecek bir şeyin derdindeydim. Gelecek nesli takip etmek çok zor. Bu çocuklarla aramda 20 yaş var... Entropi Sahne'yi kurarken, 20 yıl sonrasını düşündüm. Bizi geleceğe taşıyacak çocuklarla bir iş yapmak beni çok heyecanlandırdı ve hemen bu işe "Tamam" dedim. Yıllardır biriktirdiğim projeleri hayata geçirebileceğim, hayalini kurduğumuz sahneyi gençlerle yapıyorum.

ÇOK FARKLI BİR OYUN

- Kuşak farkı çok önemli bir mevzu... Klasik tiyatro anlayışından çok uzaklaşıldı sanırım...
- Kesinlikle. Zaten o yüzden Entropi koyduk ismini tiyatronun. Entropi termo dinamiğin ikinci yasasını temsil eden bir kavram. Entropi her şeyin değiştiğini ve bozulduğunu ispat eden bir yasa. Bunu ilk Newton dile getirmiştir. Entropi'nin felsefede, fizikte, dinlerde yeri var. Bu kadar her şeyin basmakalıplaştığı bir noktada artık küçük salonlarda bir sürü tiyatroların açıldığı, tiyatronun artık iyice atıllaştığı, devlet tiyatrolarının varlığının bile tartışıldığı bir zamanda biz diyoruz ki: 'Tiyatro kavramı çok önemlidir. İnsanoğlu ilk zamanlarından beri işlevini yapmıştır, sonsuza kadar da yapacaktır' Tiyatronun her yerde olabileceğini hatırlatmak istedik.

- Sizin oyununuz içinde her şey var...
- Müzik, resim, grafiti, karikatür ve tiyatro var... Çok farklı disiplinleri bir araya getirdik bu oyunda. Oyunu sahnelediğimiz yer de bir parti ve konser mekanı. Oyun da eğlence mekanında geçiyor. Biz bunu gerçek mekana taşıdık. İnsanları bir partiye çağırır gibi çağırıyoruz. Önce keyifli müzikler dinletiyoruz. 20 dakikalık bu süre içinde, ressam Nadir Baylan'ın müziklerle ilgili bir koleksiyonu vardır, onu sergiliyoruz mekanda. İnsanlar resim sergisi geziyorlar, müzik dinliyorlar. Sahnede Uykusuz'dan Cihan Ceylan'ın çizdiği karikatürleri görmeye başlıyorlar. Furkan Nukan'ın canlı performansını izliyor seyirci. İnsanlar eğlenirken bir anda karikatürler konuşmaya başlıyor, "Bizi de partiye alın" diye... Oyuncularımız zorla sahneye giriyorlar. Seyirci partiye gelen insanlar aslında. Bu partiyle hayal ettiğimiz ulaşmaya çalıştığımız eğlence sonunda sürpriz müzik gruplarıyla finali yapıyoruz. Geçen hafta Luxus'tu, bu akşam Serhat Kılıç ve orkestrası olacak. Haftaya Babazula ile görüşüyoruz. Bir tiyatro biletiyle her şeyi bulabilecekler. Sonlara doğru bir parçayla ben de eşlik edeceğim.

- Böyle bir deneme daha önce yapıldı mı?
- Barlarda oyunlar oynandı ama bu kadar kapsamlısı ve farklı disiplinlerle destekleneni olmadı. İnsanların oyunun içine girdiği ve bir konserle finallenen bir oyun olmadı. Oyunun çevirmeni de çok beğendi ilk oyunu. Turneler olacak gibi görünüyor yurtdışına.

TESADÜFLERE İNANIRIM

- Tiyatronuz ne zaman açılıyor?
- Mayıs sonuna yetiştireceğiz. Bu tiyatronun kuruluşunda önemli isimler var. Ben Mehmet Ulusoy gibi bir dehayla çalışarak bir hazine elde ettim. AKM'de Benerci Kendini Niçin Öldürdü'yü yaparken Ulusoy bize el verdi. O zaman ben de bu arkadaşlar gibi gençtim. O Türkiye'de değeri bilinen bir sanatçı olamadı ama Avrupa'da tiyatro ansiklopedilerine kadar giren çok önemli bir isimdir. Entropi Sahne'nin kuruluşunu, Mehmet Ulusoy, Cüneyt Çalışkur ve Mesut Yüce'ye ithaf ettik. Bu zamana kadar tiyatro konuştuğum bir ekibim var devlet tiyatrosundan onlar olacak ve bu genç arkadaşlar olacak Entropi Sahne'de.

- Bir sürü yeni tiyatro açıldı ama ayakta kalmakta zorlananlar da çok... Böyle bir dönemde tiyatroya nasıl yatırım yapabildiniz?
- Para kazanıyorum ve bir şeyler bırakmam gerekiyor hayata. Hayata dokunmam gerekiyor. Bu bir sorumluluk meselesi. Dizilerden kazandığım parayı başka şeylere de harcayabilirdim ama bunu seçtim. Denemek istedim, yapmasaydım içimde çok büyük bir uhde kalacaktı. Tecrübelerimi gençlerle paylaşmak ve işimle konuşulmak derdim. Tiyatroyu çok seviyorum ve bir şeyler vermek adına böyle bir yatırıma girdim. Biz kuruluruz, devam ederiz, edemeyiz... Tiyatro bir şekilde devam eder. Şartların zorluğunun da farkındayım ama yenilikten kaçınılmaz. Üstelik 3 Mart 2015'te Entropi Sahne'yi kurduk. Bin yılda gelecek bir tarih bu...

- Böyle uğurlara inanıyorsunuz...
- Evet tesadüfler beni motive ediyor. Bazı şeylerin çok tesadüfi olmadığını da düşünüyorum. Hayatımıza dokunan anlar bizi biz yapıyor. Hayatta özel anların olduğuna inanırım, güvenirim ve öyle yola çıkarım.

TİYATROYU BIRAKIRSAM DİZİ DE YAPMAM!

- Tiyatroda büyük bir kitleniz var, dizide de bir büyük kitleniz oluştu. Tüm bu potansiyelin, popülerliğin tiyatronuza katkısı olacağını düşünüyor musunuz?
- Kesinlikle düşünüyorum. Çünkü 'Cancağızım sizi nerede sahnede izleyebiliriz' diye çok mesaj geliyor. O kitleye güvenyiorum, Karadayı fanlarını tiyatroma bekliyorum.

- Neden siz oynamadınız bu oyunda?
- Açacağımız yeni tiyatroda oynayacağım. Sahnenin ilk oyununda oynamak istedim.

- Dizide çok iyi paralar kazanırken, tiyatro o anlamda tatminkar değil. Ama sizin gibi 'İlla da tiyatro' diyen isimler var. Neden?
- O oyuncunun kendine en büyük ihaneti olur. Tiyatroya çıkmamam demek her şeyi bitirmem demek. Bu iş için yola çıkarken, tiyatroyla çıktım. Tiyatrodan vazgeçtiğim anda işlerimi artık yapamaz hale gelmiş olmam lazım. Tiyatro varlık nedenim. Sadece dizilerde oynarsam kendime ihanet ederim. Tiyatroyu bırakırsam dizi de yapmam!

- Karadayı'da karakteriniz öldü sanılıyordu... Öldü diye bu kadar olay olan bir oyuncu yok sanırım...
- Valla yok galiba. Diziye dönünce "Efsane geri döndü" diye tepkiler aldık. Diziye dönerken endişeliydim, nasıl olacak, nasıl inandıracağız diye... Adam ölmüş, geri dönüyor. Ama bir tane blie kötü yorum gelmedi. O kadar güzel bir iz bırakmışız ki insanların kafasında, onların evlerine girmişiz, onlardan biri gibi olmuşuz... Hazırlarmış geri dönüşüme. Bu oyunculuk ve samimiyet meselesiyle alakalı sanırım. Yaptığın işi zevkle yaparsan her şey başka yere gidiyor ve karşılığını buluyor. Çok güzel övgüler alıyorum ve mutlu oluyorum.

- Dizi bittiğinde özleyecek misiniz Savcı Turgut'u?
- Çok. Zaten ilk ayrıldığımda içimde kalmıştı. Tam bitiremedim, bir şeyler daha yapmam gerekiyordu diye düşündüm. Çünkü her zaman böyle roller çıkmıyor insanın karşısına. Diziye yeniden girmem teklif edilince, çok sevindim. Ben de bitirememiştim içimde. Böyle de bir karakter bir daha gelir mi bilmiyorum.

- Kötü adam rolünü sevdiniz mi?
- Karakterin beni heyecanlandıran bir yanının olması lazım. Ya da ben bulacağım. bundan daha iyi nereye gidebilirim? Bir adım öne geçmek lazım çünkü. Üstüne nasıl çıkarım bilmiyorum.

İYİ OYUNLAR İNSANI DEĞİŞTİRİR

- Siz aslında devlet tiyatrosu oyuncususunuz ve belli bir düşünce biçimi hakimdir orada. Nasıl bu kadar farklı bir projeye imza attınız?
- Devlet tiyatrosunda da kalıplaşmış anlayışın dışında birçok oyun yaptım. Orada da bir kalıbı mutlaka yıkma derdim oldu. Burada daha özgürüz. Daha istediğimiz şeyleri yapabileceğiz. Deneysel işler yapacağız, yeni bir anlayış getirmeye çalışıyoruz tiyatroya. Bir oyuna gidiyorsanız, o oyunu izledikten sonraki halinizle, önceki haliniz aynıysa o oyunun hiçbir anlamı yoktur. İyi oyunlar insanları değiştirir.

- Eğlenme anlayışı üzerine bir oyun bu. Siz nerede eğlenirsiniz?
- İnsanların eğlenmeye ihtiyacı var. İnsanın eğlence anlayışı kendini bulduğu ve kendinde yolculuğa çıkaran bir serüven. Oyun oynarken çok eğleniyorum bir de arkadaşlarımla futbol maçı seyrederken. Özellikle Beşiktaş maçlarında.