X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Umut sadece iyileştirmez, yaşatır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Umut sadece iyileştirmez, yaşatır

  • Giriş Tarihi: 5.4.2015
Umut sadece iyileştirmez, yaşatır
Umut sadece iyileştirmez, yaşatır

Türkiye'de her yıl yaklaşık 162 bin kişiye kanser teşhisi konuluyor. Dünyada kanser kaynaklı ölümlerin yılda 8.2 milyona ulaştığı ve bu rakamın yine 20 yıllık süre içinde 13 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Türkiye'deki en önemli ölüm nedenleri arasında ikinci sırada bulunan kanser, yaklaşık her iki kişiden birinin hayatına kendisi, aile bireyi ya da akrabası nedeniyle girmiş durumda. Uzmanlarsa pozitif düşünce tarzının kanser tedavisinde etkili olduğunu söylüyor

İnsan bedeninde 100 trilyon civarında hücre bulunuyor. Bu hücrelerin oluşumu sırasında tüm özellikleri, çalışma biçimleri, değişimleri DNA'larındaki genetik koda yazılmış halde. Ama tüm bu hücreler, her gün bir takım dış etkenlere maruz kalıyor. Sigara, alkol, çevre kirliliği, beslenme biçimi hücrelerin bozulmasına yol açıyor. Vücudun hatalı hücre davranışlarını onarabilme yeteneği var ama onarım mekanizması bozulduğunda kanser ortaya çıkıyor. Peki onarım mekanizması nasıl bozuluyor? Kanser hücresini tetikleyici, hazırlayıcı faktörlerin başında stres geliyor. Daha sonra alkol, sigara, uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar. Stres, hücrelerimizde dezanformasyon yaparsa ve etkilerse bağışıklık sistemi de düşmüşse bu hücreler çoğalıyor. Herkes zorluklara karşı mücadele biçimini kendi karakter özellikleriyle şekillendiriyor: Kişilik, inanç, değerler, dünya görüşü... İşte tam bu noktada zorluğun adı kanserse ve kişi mücadele yöntemini hayata sarılarak ya da pozitif düşünceyi benimseyerek yapıyorsa, kanser mücadelesinde birkaç adım öne geçiyor. Kanser bir insanın yaşayabileceği en korkutucu ama bir o kadar da öğretici bir tecrübe. Akıp giden ve hiç bitmeyecek sandığımız hayatlarımıza dönüp bakmak için bir fırsat! En azından bu kötü tecrübeyi yaşayanlar böyle söylüyor. Aslı Akyürek bu isimlerden biri. İkizi Ahu Akyürek'i yumurtalık kanseri nedeniyle, tam iki yıl önce, 38 yaşındayken kaybetti. O günden beri kendini bir yandan yumurtalık kanseriyle mücadeleye, bir yandan da "Neden kanser oluyoruz, psikolojimiz kanseri tetikliyor mu?" sorusunun cevabını bulmaya adadı. Aslı ve Ahu tek yumurta ikizi... Genetik olarak birbirlerinin aynı bu iki kadın, yıllarca aynı sofrada aynı yemeği yedi, tüm hayatları boyunca aynı travmatik ya da mutlu olayları birlikte yaşadı, aynı ortamlarda bulundular... Ama ikizlerden sadece biri, Ahu kansere yakalandı. Aslı Akyürek ikizini kaybettikten sonra, onu kanser yapan nedenin peşine düştü. Tek tek yaşadıklarını analiz etti... Ve işin sırrının düşünce biçimde yattığına zaman içinde kanaat getirdi.

İKİZİM NİYE KANSER OLDU?

Pozitif düşüncenin kanser gibi ağır hastalıkların gelişimi ve tedavisindeki etkisine cevap arayan sadece Aslı Akyürek değil elbette. Geçtiğimiz aylarda meme kanserini yenen senarist Sema Ergenekon da radyoloğu Prof. Dr. Nuran Beşe'nin tavsiyesiyle, hayatına bir göz atıp, neden kanser olduğunun yanıtını bulmaya çalıştı... Ergenekon, çok fazla sorumluluk aldığı, sürekli bir şeylere yetişme kaygısı taşıdığı için vücudunun alarm verdiğini anladı. Ergenekon, bunu fark ettiği anda düşünce biçimini değiştirdi. Ünlü senarist kanseri kolayca atlatmasının temelinde düşünce biçimini değiştirmek olduğunu söylüyor... Prof. Dr. Ahmet Erözenci ise bir üroloji uzmanı. Kanserle henüz 30'lu yaşlarının başında tanıştı. Üstelik iki yaşında kızı olan çiçeği burnunda bir babayken, kariyerinin zirvesindeyken... Tedavisi sırasında bir hekim olarak hastaların psikolojilerini ihmal ettiklerini farkediyor. Ve kanser psikolojisi üzerine çalışmaya başlıyor. ABD'de kanser iletişimi konusunda çok sayıda çalışmaya katılan Prof. Erözenci Bir Türk Filmi Olarak Kanser adlı bir kitap yazdı. Şu anda hasta ve hasta yakınlarına 'kanser koç'luğu hizmeti veren Erözenci, tecrübelerinden yola çıkarak pozitif düşüncenin kanser tedavisinde en önemli unsurlardan olduğunu söylüyor. Sadece Prof. Dr. Ahmet Erözenci değil, Türkiye'de kanser denince akla gelen önemli isimler de düşünce yapısının kanser tedavisindeki önemini vurguluyor... Biz de kanser haftasında uzmanlara sorduk, "Bizi kanser yapan düşüncelerimiz mi? Kansere yakalandıktan sonra olumlu düşünerek üstesinden gelmek mümkün mü?"