X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sağlıklı karbonhidrat hepimize lazım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sağlıklı karbonhidrat hepimize lazım

  • Giriş Tarihi: 19.4.2015
Sağlıklı karbonhidrat hepimize lazım
Sağlıklı karbonhidrat hepimize lazım

Yazarımız, uzman diyetisyen Selahattin Dönmez dört haftada ideal kiloya ulaştıran ipuçlarını yeni kitabı Dönmez Diyeti 'nde paylaşıyor: "Fit vücudun sırrı yeterli protein, orta düzeyde sağlıklı karbonhidrat ve az yağ"

- Bize Dönmez Diyeti'nin temelinden bahsedebilir misiniz?
- Dönmez Diyeti kalori hesabı yapmanın önemli ancak zayıflama için yeterli bir kriter olmadığını savunuyor. Sağlıklı zayıflamada besin kalitesinin ön planda olmasını sağlayan bir beslenme düzenini öneriyor. Bu diyete göre zayıflama sürecinde taze bitkisel besinlerden sebze, meyve, rafine edilmemiş tahıllar, çiğ (kavrulmamış) kuruyemişler, kuru baklagiller bolca tüketiliyor. Sağlıklı protein kaynakları olan balık, tavuk, hindi eti, yumurta, süt, peynir, yoğurt, ayran ve kefirden de ölçülü olarak besleniyor. Böylece yaşam kalitesi artıyor, yağ depoları kayboluyor. Dönmez Diyeti kırmızı eti mümkün olduğunca nadir ve az miktarda yemeyi önerirken, işlenmiş tüm kırmızı ve beyaz et ürünleri, rafine edilmiş tahıllar, endüstriyel şekerler, doymuş ve trans yağ içeren yiyeceklerin hiçbir şekilde menüde olmaması gerektiğini belirtiyor.

- Hiç karbonhidrat tüketmemeli miyiz?
- Dönmez Diyeti 'nde prensibimiz yeterli miktarda protein ve biraz daha fazla sağlıklı karbonhidrat ve mümkün olduğunca da az yağlı bir beslenme. Amaç, yağ yakma işleminde görev alan hormon ve enzimleri aktive etmek. Özellikle sağlıklı karbonhidratlardaki bitkisel protein, diyet lifi, antioksidan, fitokimyasallar, vitamin ve mineraller sayesinde bağırsaklardan emilimi yavaşlatarak insülin gereksinimi de dengede tutmak. Bugün söylenenin aksine orta düzeyde alınan sağlıklı karbonhidratların (buna meyve dahil) vücudumuzda yağ deposuna dönüşmediğini biliyoruz. Daha da önemlisi vücudun insülin hormonuna ihtiyacı var. Ve mutlaka salgılanması gerekiyor. Çünkü insülin sadece kan şekerini dengelemek için çalışmıyor. Proteinlerin kas yapısına girmesi için de insülin hormonu olması şart. İnsülin kas kitlesinin artmasını sağlayarak doku korunmasında da rol oynuyor. Hatta fazla proteinli yemenin vücutta insülin ihtiyacını arttırarak hiperinsülinemiye neden olduğu da bir gerçek.
- Bilimsel dayanağı olmayan zayıflama önerileri hakkında neler söylersiniz?
- Ülkemiz, meyve şeker içerir ve yağ olarak depolanır diye meyve yemeyenler, zayıflarken spor yapıyorum kaslarımı kaybetmemeliyim diye yumurta akı ile yapılan omletlerle beslenenler, kilosunu sadece ekmekten sorumlu tutanlar, sütün bağırsaklara düşman olduğu kanısına varıp süt içmeyenler, detoks yapıyorum diye ellerinde şişelenmiş bekletilmiş sebze suları ile gezen ve zeytinyağı sağlıklı deyip her şeye bolca zeytinyağı ekleyenlerden oluşan sağlıklı beslendiğini düşünenlerle dolu. Taze meyve, rafine edilmemiş tahıllar, kuru baklagiller ve kuru yemişler şişmanlatmaz. Bu korku ile az tüketiliyorlar. Oysa bu gıdalardan alınacak sağlıklı bileşenler insanları hastalıklara karşı koruyor. Vücudun savunma mekanizmalarını devreye sokuyor. Az miktarda sağlıklı karbonhidrat hepimize lazım.

- Çay ve kahve tüketimi konusunda ne söylersiniz?
- Zayıflama sürecinde çay; günlük sıvı ihtiyacına yardımcı olması, LDL kolesterolün kandaki seviyesini azaltarak kalp hastalıklarında koruma sağlaması, hipertansiyona karşı koruyucu etkisi, içerdiği tianin amino asidine bağlı olarak bağışıklığı güçlendirebilmesi, kemik yoğunluğunu arttırması, diş çürüklerini azaltması, böbrekte taş oluşumunu engelleyebilmesi ve kolon-mide-yutak ve akciğer kanserine karşı koruyucu görev yapabilmesi açısından son derece önemli sağlıklı içecek. Bu nedenle günde 5-6 fincana kadar şekersiz ve aromasız çay içebilirsiniz.

- Zayıfladıkça aktivitenizi değiştirin diyorsunuz, neden?
- Tek başına egzersiz ile zayıflamak şişman kişiler için imkansız. Mutlaka sağlıklı bir düşük kalorili diyet sistemi gerekiyor. Burada kural düzenli olması. Kilo problemi olan kişileri hareket ettirmek oldukça zor. Hem psikolojik olarak, hem de yaşadıkları sağlık sorunları yüzünden. Eğer yağ depolarını kalıcı ortadan kaldırmak istiyorsanız kesinlikle yürüyüş yapmalısınız. Olanaklar dahilinde aktivite çeşitlendirilirse yağ yakımı daha da etkili olur. Yüzme, yürüyüş, bisiklet sürekli ve uzun süre yapılırsa bedenin her bölgesinden incelmek mümkün.

- İştah kontrolü için birkaç öneride bulunabilir misiniz?
- Ana öğünlerden önce iki küçük bardak su içmek, ev dışında yemekteyseniz ilk siparişi sizin vermeniz, aydınlık ortamlarda yemeyi planlamanız ve lokmanızı en az 20 kere çiğnemeniz iştahı kontrol etmede çok etkili.

Krallar gibi kahvaltı etmeyin


Kahvaltı kesinlikle zayıflatan bir öğündür. Ancak öyle duyduğunuz gibi krallar gibi kahvaltı yapmak yağ yakmaz. Genetik olarak zayıf ve biraz fazla yiyenlere bakmamanızı tavsiye ederim. Öyle güçlü kahvaltı yaparsanız günü de çok güçlü geçirirsiniz fikri zayıflamak isteyenler için en yanlış davranış. Kahvaltı çok önemli bir öğün.Vücudun kalori ihtiyacını ve gerçekten de günün zinde geçmesini sağlaması açısından değerli. Fakat krallar gibi yiyerek değil. Maksimum zayıflamada yağ yakıcı kahvaltı 300-400 kaloriyi geçmemeli. Kahvaltıdaki besin seçimi de yağ yakma modu için önemli. Mutlaka taze meyve yenmeli. Ve uyandıktan en geç iki saat içinde kahvaltı etmek kalıcı yağ yakmak için önemli.

Tek ara öğün yapılmalı

- Ara öğünlerle ilgili de farklı düşünceler var. Sizce ara öğün yapılmalı mı? Ne yenmeli?
- Çok sık ara öğüne karşıyım. Çünkü kahvaltı yaptıktan sonra 4-5 saat metabolik olarak bir şey yemeye sağlıklı kişilerde ihtiyaç bulunmuyor. Bu 4-5 saatlik aradan sonra öğle yemeği ve onu da takip eden 4-5 saat sonra ikindi yapmak zaten aç kalmamanızı sağlıyor. Ve en son akşam yemeği ile zayıflama süresince yeme aktivitesini sonlandırmak gerekiyor. Bu nedenle tek bir ara öğün zayıflamada yağ yakma modunu canlı tutmada yeterli.