X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Haydi kalkın doya doya çamura batın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Haydi kalkın doya doya çamura batın

  • Giriş Tarihi: 3.5.2015
Haydi kalkın doya doya çamura batın
Haydi kalkın doya doya çamura batın

Dünyanın çamurdan yapılan en büyük yapısı olan Mali'deki Cenne Ulu Cami, her yıl binlerce kişi tarafından çamurla kaplanıyor. Çamur bayramına halk, en güzel kıyafetlerini giyip, kokular sürerek hazırlanıyor

Tüm ev halkı aynı odada. Oda biraz dağınık. Ama kimsenin umurunda değil. Yeni elbiseler etrafa yayılmış. Sürülecek kokular sağa sola saçılmış. Takılar minderlerin üzerinde. Yarın ne giyeceklerini kararlaştırıyorlar bir yandan. Evin kızı Meryem, kırmızı ayakkabılarını düşünüyor. Kardeşi Musa'nın derdi farklı. "En erken ben kalkmalıyım" diyor. Muhabbeti uzatmamaları gerekiyor. Sabah erken kalkacaklar. Yataklarına geçiyorlar. O sırada uzun süredir görmedikleri amcalarından açılıyor laf. Onun da yarın bayrama geleceğini söylüyor baba İbrahim. Sevinçler artıyor. Gözlerini kapatmadan önce Musa, "Sabah namazına herkesi ben kaldıracağım" diyor.

ÇAMUR BAYRAMI ZAMANI
Ezan sesi giriyor penceresiz evlerinden içeri. Annesi, Musa'yı çaktırmadan uyandırmak istiyor. Sanki kendi kalkmış gibi. Ama başarılı olamıyor. "Olsun. Sen de başka zaman uyandırırsın hepimizi" diyerek teselli ediyor oğlunu. Hepsi tertemiz kıyafetlerini giyip, kokularını sürüyor. Namaz için camiye koşuyorlar. Binlerce kişinin arasına karışıyorlar. Namaz bittiğinde bayramları başlıyor. Herkesin amacı aynı. Üzerlerindeki tüm yeni kıyafetlerine rağmen, ayaklarından boyunlarına kadar çekinmeden çamura bulanmaya başlıyorlar. Dünyanın topraktan yapılan en büyük yapısı olan camilerini çamurla kaplıyorlar. Batı Afrika ülkesi Mali burası. Başkent Bamako'ya 400 kilometre uzaklıktaki tarihi Cenne kenti. Dünyanın en eşsiz camilerinden birine ev sahipliği yapıyor kent: Ulu Cami. İlk bakışta çizgi filmlerden fırlamış gibi geliyor. Bir hayal ürünü sanki. Ama 11'er metre yüksekliğindeki 3 minaresi, 100'den fazla sütunu, aynı anda 50 bin kişinin namaz kıldığı avlusu ve giriş kapısı... Hepsi gerçek. Ulu Cami'nin ilk yapım tarihi net bilinmiyor. 1220'lerle 1330'lar arasında inşa edildiği düşünülüyor. Cenne kentindeki bütün evler gibi caminin tamamı çamur. Birçok felaket atlatmış. Sadece 40 ila 60 cm kalınlığındaki duvarları, 7 asırdır hala dimdik ayakta. 1907'de ciddi bir restorasyon geçirdi. Varlığını çamur bayramına borçlu. Bölge halkı yüzyıllardır gelenekleri bozmadı. Kenttin yaşlıları karar veriyor hangi gün olacağına. Genellikle nisan sonu tercih ediliyor. Bu yıl ki bayram da oldukça renkli geçti.

TAŞIMACILIK İMECE USULÜ

Sabah namazında toplanılıyor. Kadın, çocuk, erkek, yaşlı, zengin, fakir... Saatler daha 05.00'de çamur banyosu başlıyor. Ön cephe için güneş doğana kadar vakitleri var. Bir saat içinde ön cepheyi çamura bulamaları gerekiyor. Çünkü daha 07.00'de hava sıcaklığı 30 dereceyi buluyor. Kış aylarında yağan yağmurlar ve kum fırtınaları nedeniyle caminin çamurdan yapılan tuğlaları tahrip oluyor. Isı değişimleri ve rutubet nedeniyle de çatlaklar ortaya çıkıyor. Nisan sonundaki bahar yağmurları ve çekilmeye başlayan nehir sularından elde edilen çamurun en sağlam kaplama maddesi olduğunu bildikleri için bu tarihi tercih ediyorlar. Çocuklar cami yakınındaki nehre akın ediyor. Kovalarını çamurla dolduruyorlar. Elden ele uzatılan kovalar büyüklere ulaşıyor. Kalas ve halatlarla yapılan özel merdivenlerle kovalar yukarılara doğru çıkarılıyor.

YİNE YAĞMUR TEMİZLİYOR
Çok geçmeden yüzler bile çamura batıyor. Ama herkes mutlu. Aynı zamanda ibadet ciddiyeti taşıyorlar. Festival olur da yarışma olmaz mı? Farklı gruplara ayrılanlar kendilerine ayrılan alanları en erken şekilde sıvamanın peşinde. Yarışma var, ama ödül yok. BBC ekibi son festivali yerinde izledi. 15 yaşındaki Abdulaye Sahampo, "Ödülün olmaması çok umurumuzda değil. Bu şerefi tam bir yıl taşıyorsunuz. Saygı görüyorsunuz" diyerek yaşadıkları mutluluğu anlattı. 1988'den bu yana UNESCO'nun Dünya Tarihi Mirası Listesi'nde olan Ulu Cami, çamura bulandıktan sonra yemek zamanı geliyor. Özellikle çocuklar düşünülüyor kurulan sofralarda. En çok onların sevdikleri yemekler ve içecekler yapılıyor. Festivalin belki de en güzel yanlarından birisi ise genellikle camideki çamurların kurumasının ardından yağmurun yağması. Katılımcılar böylelikle yine en doğal yöntemle temizleniyor. Sellere ve nehirden taşan su baskınlarına karşın yerden 3 metre yüksekliğindeki platformların üzerine inşa edilen Büyük Cami'deki çamur festivali böylelikle son buluyor.