X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Karadeniz'de macera peşinde
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Karadeniz'de macera peşinde

  • Giriş Tarihi: 24.5.2015
Karadeniz'de macera peşinde
Karadeniz'de macera peşinde

İş adamı Kadir Yurtseven'in babası balıkçı Şaban Ali Yurtseven bundan 73 yıl önce küçük bir tekne ile Rize'den yola çıktı tam 3.5 ayda İstanbul Moda'ya geldi. Babasından ilham alan Kadir Yurtseven de Karadeniz'i boydan boya geçmeyi planlıyor

22 yaşındaki Şaban Ali Yurtseven köyünün en iyi balıkçılarından biridir. sürekli kafasında dönüp duran bir hayali vardır Yurtseven'in; Karadeniz'i boydan boya geçmek... Öyle kolay bir yolculuk değildir bu elbette. Ama Yurtseven maceracı yanına söz geçerimez bir türlü. Önce uzun uzun düşünür Rizeli balıkçı Şaban Ali Yurtseven. Sonra yıllardır hayalini kurduğunu yolculuğa çıkmaya karar verir, yanında en güvendiği, çocukluk arkadaşıyla birlikte. Gencecik eşi kıyametleri koparır, "Gitme" diye. Ama Karadenizli damarı müsade etmez ve bundan 73 yıl önce, 1942'de kimseye haber vermeden küçük bir sandal ve iki küreğiyle Rize'nin Pazar ilçesinden yola çıkar, Karadeniz'i boydan boya geçmek üzere. Geçer de. Karadeniz'in hırçın dalgalarıYurtseven ve can dostuna zor anlar yaşatır elbette ama tam üç buçuk ay sonra İstanbul Moda'da sağ salim karaya çıkmayı başarırlar. Yıl 2015... Sıra Şaban Yurtseven'in oğlu Kadir Yurtseven de. Kadir Bey, babasının yolundan gitmeye karar verir. Başka bir yelkenlisi olduğu halde bu yolculukta ona dünyada çok az sayıda kalan 1972 model bir 10.80 metrelik Fransız yapımı bir Fandango tekne eşlik edecek. Bir de kayınbiraderi Bahadır Eren ve bir miço. Kadir Bey, Karadeniz'in yelkenciliğe uygun olmadığını düşünenlere katılmıyor ve bu yolculukta ilk kez bir yelkenli rotası belirlemeye çalışacak. Bu yolculuğun tehlikeli yanları sadece hırçın Karadeniz'in dalgaları değil, Ukrayna'daki savaş ve Rusya'nın yabancı teknelere olan sert tutumu Kadir Bey'i hafiften tedirgin ediyor ama yolundan çevirmek için yeterli değil.

- Babanızın hikayesi çok ilginç, biraz babanızı anlatır mısınız?
- Babam denizci bir ailenin çocuğu, Rize'nin en deneyimli balıkçılarından. Köyümüzde herkes balıkçı hatta köyümüzün adı da Balıkçı köyü. O dönemde babamın balıkçı tekneleri var ancak tekneleri olmasına rağmen, ufacık bir sandal ve iki kürekle çıkıyor yolculuğa. Tam bir deniz tutkunu hatta bir lafı vardır "Biz doğduk, denizde yıkandık" derdi. Ben çok az balıkçılık yaptım. Babam güçlü bir balıkçıydı seyahatini yaparken Kızılırmak yakınlarında 15 gün kalmış ve o günler de sürekli ırmaktan yakaladıkları mersin balığının havyarıyla beslenmişler. Hatta güçlü kuvvetli olmasını esprili bir dille Kızılırmak'ta yedikleri havyara dayandırırdı. Babamın hikayesi çok etkileyici, Gürcü televizyonu da haber yapmıştı babamı.

- Anneniz nasıl karşılamış babanızın yolculuk fikrini?
- Büyük isyanlar çıkmış, annem istememiş ancak babama laf anlatmak ne mümkün? Bir nevi kaçarak sabahın erken saatinde kimseye haber vermeden yola çıkmış.

- Babanızdan ne zaman haber aldınız peki?
- babam gittikten sonra ses, seda yok. Tam bir yıl sonra bir yakınımız aramış ve babamın İstanbul'a vardığını söylemiş. Yolculuk hikayelerini ise çok sonra anlattı bize.

- Siz de babanız gibi bir yolculuğa çıkacaksınız rotanızda nereler var. Ne zaman yolculuğa çıkacaksınız?
- 53 yaşındayım, 33 yaşında bir oğlum var. Aktif biriyim, her yıl yeni bir şeyler öğrenirim. Mesela motosiklete binemezdim ama geçen yaz 2 bin km yol yaptım motosikletle. Yağlıboya çalışmalarım var. Babama benziyorum. Babamın hikayesi bana ilham verdi. Yıllarca seyahat planımı kafamda tasarladım. Artık yolculuğa başlama zamanı geldi. 1 Haziran'da Anadolu Kavağı'ndan vapur iskelesinden yola çıkıyorum. Karadeniz'deki duraklarım Gürcistan, Rusya, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan. 2 bin mil yol. İki ay sonra Pendik limanına döneceğim. Yolculuğa üç kişi çıkıyoruz. Kayınbiraderim Bahadır Eren de gelecek. Bahadır aynı zamanda görüntü yönetmeni. Tüm yolculuğumuzu belgesel haline getirecek. Bir de yanımızda miço götüreceğiz.

- Nasıl hazırlık yaptınız?
- Yolculuk için dört yıldır hazırlanıyoruz kitaplar okuduk. Artık Karadeniz'le ilgili neredeyse her şeyi biliyoruz.

- Peki oğlunuz size benziyor mu?
- Ben babam gibi bir ruha sahibim ama oğlumun da bana benzemesini isterdim fakat onda bu maceracı ruhu göremiyorum. Belki ileride bana benzer.

GİTME ORASI RUSYA!

- Eşiniz sizin yolculuk fikrinize ne dedi?
- Eşim Filiz beni her konuda destekliyor. Hatta motosikletten çok korkmasına rağmen benimle beraber olabilmek için 2 bin km yola katlandı. Yolculuk boyunca da korkudan ağladığı dönemler oldu. Karadeniz seyahatine ise zaten eşimin içi rahat etsin diye tek çıkmıyorum.

- Yolculuğunuz ne kadar sürecek?
- İki ay diye planladım. 2 bin mil yol.

- Yolculuğa çıkacağınız tekneyle ilgili bilgi verir misiniz?
- Teknemin adı Khaledonya. Tekne yapımında usta Fandango ailesi tarafından yapıldı. Tekne eşimin yaşında bu yüzden tekneyle özel bir bağım var. Yeni bir yelkenli aldım ancak bunu asla satmayacağım. Belki yolculuğum sonunda tekneyi çok büyük rakamlara isteyen olacak ancak tekne her zaman bende olacak. Eski bir yelkenli olmasına rağmen Karadeniz dalgalarına dayanabilecek en güçlü tekne bu.

- Arkadaşlarınız nasıl karşıladığı yolculuğunuzu?
- İlk anlattığım zamanlar kimse inanmadı ancak hazırlıklar tamamlanmaya başlayınca aralarından bizimle beraber gelmek isteyen oldu hiç değilse bir süreliğine gelelim dediler. Mesela dün bir dostum yazdı "Bende o bölgeleri gezdim gitme" dedi "Orası Rusya kardeşim adamı hapse atarlar" dedi, ancak niye atsınlar ki biz bu yolculuğumuzla köprü kuruyoruz.

- Siz bu yolculuk yaparak bir mesaj mı vermek istiyorsunuz?
- Karadeniz bu zamana kadar öcü gösterildi yelken anlamında. Kendi maceramızı yaşarken, Karadeniz'in ilk yelken rotasını hazırlayacağız. Karadeniz yelkene elverişli bir deniz. Denizimizi horca kullanmaya başladık, su altında da çekim yapacağız. İklim değişikliliğinin etkisini belgeselde göstermeye çalışacağız. Aslında en tehlikeli denizlerden biridir Marmara çünkü dalgalar serpinti halinde gelir. Karadeniz'de ise dalga tek yönlüdür. Marmara'da yelken yapılıyorsa Karadeniz'de de yapılır.

- Belgeselinizde neyi anlatacaksınız?
- Belgeselin adı yelkenlinin de adı olan Khaledonya. Karadeniz'in ortak yemeklerini konuşacağız, binlerce yıllık alışverişini konuşacağız, savaş vb. gibi sebeplerle dondurulan ilişkileri konuşacağız. Mesela hâlâ Karadeniz'in diğer yakasında Lazca konuşan insanlar var, bunların hikayesini aktaracağız hâlâ birçok yemeğimiz aynı. Bunları konuşmadan bunların detaylarına inmeden bu yolculuğu yapamayız. Biz sadece kendi Karadeniz'imizideğil, onların da Karadeniz'ini çekeceğiz. Rusya'da çılgın bir festival var, ona yetişmeye de çalışacağım. Çok çılgın bir festival 18-28 Haziran'da. Kırım'da yapılıyordu ancak savaş sebebiyle Rusya kıyısındaki adaya alındı festival. Belgeselin yayınlanmasını istiyorum ama yayınlanmazsa da önemli değil. Yönetmeni kayınbiraderim.

- Yolunuzdaki duraklar hakkında neler söyleyeceksiniz?
- Bizi şuan Batum'da bir TV ve radyo kanalı bekliyor hatta Ukrayna'da da öyle. Kıyılardaki belediyelerle iletişim halindeyiz. Rusya'da büyük ilgi göreceğimizi düşünüyoruz. Sosyal hesaplarımızdan onu anlıyorum. Instagram ve Facebook hesabımız var.

- Yolculuğunuzun esnasında zorlanacağınızı düşündüğünüz konular var mı?
- Rotamızda Rusya ve Ukrayna var. Ukrayna'da şu an bir savaş var. Rusya'nın ise balıkçılarımıza karşı sert tutumları söz konusu. Yakın zamana kadar birçok balıkçı gemisine operasyon düzenlediler.

FİLİZ YURTSEVEN KARADENİZLİ İLE EVLİ OLMAK ZOR

- Eşiniz zor bir yolculuğa çıkıyor, tehlikeli yerlerden geçecek...
- Evet riskli bir yolculuk olacak ama ben en başından beri destek verdim. Hem yolda yürürken bile risk her zaman var. İnşallah yolculuk kazasız belasız gerçekleşir ben bu yolculuk için çok heycanlıyım. Hem yolculuğa tek çıkmayacak yanında kardeşim var beraber daha da güvende olacaklar. Sürekli bu yolculuğu konuşuyoruz. Artık ben de işin içindeyim. Belki bir limanda ben de konuk olurun ve onlara belli bir mesafe eşlik edebilirim.

- Nasıl bir şey Karadenizli biriyle evli olmak?
- Artık bir Karadenizliyi arkadan yürürken bile tanıyorum. Karadenizliyi tanımışken Laz olduğunu bile anlayabiliyorum. Çok kalabalık aile yapıları var. Karadenizliyle evli olmak zor. Evlendiğimizde bu maceracı ruhundan çok haberim yoktu. Hep şaşırtır beni. Bir de kafasına koyduğunu yapar, başladığı işi bitirir hatta kötü bir filme başladıysa bile sırf bitirmek için filmi izler. Biraz inatçı olur Karadenizliler. Aslında aksi demek daha doğru olur. Hepsinin duyma problemi var, mesela sürekli yüksek sesle konuştukları için birbirlerini nerdeyse sağır etmişler (gülüyor). Evlenmeden önce hiç Karadeniz'e gitmedim. Tıpkı iklimleri gibi insanlar. Kötu insanları yoktur, çok gerçekçidirler.